dini motif
Radikal · 27 Kasım 2003
RADİKAL
Paris, 27.11.2003
MİNE G.KIRIKKANAT
İslamcı terörün yalnızca ifadesi bile, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın kanına dokunuyor, duyduğu zaman tahammül edemiyor, dayanamıyormuş. Oysa onun kanına dokunan ifadenin eyleme geçmiş biçimi, başkalarının kanını döküyor. İslamcı terör, İstanbul’da binden fazla insanın kanını akıttı, 65’inin canını aldı; bizim başbakan, hükümet, iktidar partisi ve basınını ise “semantik” bir telaş. Neymiş? İslam’la terör sözcükleri bir arada anılamazmış! Peki ne diyeceğiz bu teröre?
Vampirizm desek? İfadesi kana dokunup, eylemi kan döktüğüne göre... Ama olmaz. Çünkü vampir, döktüğü kanı içer. Bunlar dökmekle yetiniyorlar. Demek ki vampir değiller.
Zaten kendileri kim olduklarını söylüyorlar. Bizim hükümet tutturmuş, n’ayır, n’olamaz, değilsiniz, diye. Garip bir manzarayla karşı karşıyayız: Terör suçluları ve suçluları cezalandırması gerekenler, İslamiyet’i paylaşamıyorlar. Bir başka deyişle failler diyor ki en hakiki Müslüman biz, mağdur temsilcileri diyor ki hayır, biz!
Gel de çık işin içinden. Peki bu teröristleri hangi kisve altında arayacak ve bulacak devlet? Hükümet, “Kırmızı Kitap” diye anılan İç Güvenlik Strateji Belgesi’nde yetkililerden “İslami” ve “İslamcı terör” yerine “dini motifli terör” ifadesinin kullanılmasını istemiş. Herhalde bir bildikleri var: Belki de “kanaviçe” dersleri almışlardır! Çeçenistan, Afganistan ve Pakistan’da, cüppe ve şalvarlarına ibrişim işlemeyi, iğne oyasıyla Allah yazmayı öğrenmişlerdir, tabii Arapça!
Kanser hastalığına kanser denilmezdi, bir zamanlar. “Onulmaz hastalık”tan ölününce, mevtanın kanserden öldüğü anlaşılır, ancak hastalığın adı “şeytan kulağına kurşun”, “ağzımdan yel alsın” korkularıyla tahtalara vura vura anılmaz, anılırsa çağrılır sanılırdı çünkü.
Ama kanser, adının anılmadığı dönemlerde bugün olduğundan daha çok can alırdı. Çünkü belirtileri bilinmez, bilinmek istenmezdi. Ne zaman ki adı konuldu ve insanlar erken teşhis konusunda aydınlatıldı, o zaman hastalığı yenmekte mesafe alındı.
Adı konulmayan kötülük, yenilmez! Çünkü köküne inilmez. Hükümet büyük hata ediyor, kendisi için çok tehlikeli, toplum açısından ölümcül sonuçlar verebilecek bir yanlışa saplandı.