Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 2003

Bir Cumhuriyet kadını : Petek

Radikal · 24 Aralık 2003

"Fanatizmden barbarlığa tek adımda geçilir."

Diderot

Ozan ve yazar Özdemir İnce'nin Hürriyet'te yayımlanan Fransa'da laiklik konulu yazı dizisini okudunuz mu? Okullarda ve kamu alanlarında dini simgeleri yasaklaması öngörülen yasa tasarısına nasıl gelindiğini irdelediği röportaj ve izlenimleri dolayısıyla, bugünlerde dincilerin boy hedefi haline geldi, uluslararası ünlü ozanımız. Uluslararası diyorum, çünkü Özdemir İnce'nin şiirleri, başta Fransızca pek çok dile çevrilmiş olmakla kalmayıp, çevirisi anlamını yitirmeyen türdendir. Siyasal fikirlerini ister paylaşın, ister paylaşmayın, yazdı mı ses getirir. Çünkü inandığını nasıl savunacağını bilir, kuru gürültüye de pabuç bırakmaz.

Özdemir İnce, Paris'te laiklik yasasına temel oluşturan Stasi komisyonunun Türk üyesi Gaye Petek'le de görüştü. Ve bu röportaj dolayısıyla Özdemir İnce boy hedefi olduğunca, Gaye Petek de, iğrenç bir saldırıya maruz kaldı: fanatik dinciliğin faşizmle eşdeğer olduğunun her gün bir başka yazılı kanıtını veren İslamcı basın, Gaye Petek'in asıl soyadının Şalom olduğunu 'ifşa' etmiş ve Özdemir İnce'yi bu 'müthiş' gerçeği bilerek gizlediğini öne sürüyor..muş. Muş, çünkü İslamcı yazarlar mazoşist bir tutkuyla beni okumadan yaşayamıyorlar, oysa tutkuları karşılıksız: Benim onların varlığından 'Yine senin için yazmışlar' diye haber verildiğinde haberim oluyor!

Özdemir İnce, kendini nasıl savunacağını bilir.

Ama Gaye Petek'in hem bir gazetede köşesi yok, hem de kendini savunma alışkanlığı. Çünkü ömrünü başkalarını savunmaya adamıştır, o. Genelinde tüm ezilmişleri, özelinde Türk, cahil ve çaresiz oldukları için itilip kakılanları. İşte bu yüzdendir ki Gaye Petek, benim varlığıyla övündüğüm, sıradışı bir insandır. Ona dil uzatan 'ümmetin' tamamı, tek başına bir millet eden Gaye Petek'in tek bir gözeneği etmez.

Gaye Petek, Fransa'da Arap ümmetinin değil, Türk milletinin bir üyesi olduğuna inananların temsilcisidir. Edebiyat ve sosyoloji eğitimini Sorbonne Üniversitesi'nde yapmış bir bilimcidir. 10 yıl süreyle Fransız göçmenlere yardım ve uyum dairesinde çalıştıktan sonra, 20 yıldır kendi kurduğu Türk göçmenlerine yardım derneği ELELE'nin başında. Ona saldıranların ümmeti, Türk işçi ve işsizlerinden topladıkları paraları

İslami şirket ya da cami kuracağız diye hortumlayıp batırırken, 'Allah rızası için' sülük gibi emerken alınterlerini, iliklerini, Gaye Petek ve ELELE derneği, her yıl 6 bin Türk'ün Fransız yasaları önünde hakkını savunuyor, sorununu çözüyor. Gaye Petek, 30 yıldan beri güçsüzlerin ve çaresizlerin yanında verdiği mücadelenin sonunda, hem kurduğu derneği Fransız devletinin muhatabı haline getirdi, hem de kendisi devletin kulak verdiği, fikirlerini aldığı uzman saygınlığına yükseldi. Bernard Stasi'nin başkanlığındaki Laiklik Komisyonu'nda üyeliği, Fransa'daki en küçük Müslüman göçmen azınlığın Türkler olduğu düşünülürse, kendisini İslam ümmetinden değil Türk milletinden hissedenler için gurur vericidir!

Gaye'nin çelik iradesi ve laik cumhuriyetçiliğinde, kuşkusuz ailesinin de etkisi var. Babası Fahrettin Petek, 1950 yılında 'komünist avcısı' DP iktidarı yüzünden Türkiye'yi terk etmek zorunda kalan bir TSKEP (Türkiye Sosyalist Emekçi Köylü Partisi) üyesi, değerli bir eczacıydı. Fransa'da doktora yaptı ve kimya araştırmacısı olarak girdiği CNRS'den (Ulusal Bilim Araştırmaları Merkezi) bölüm yöneticisi unvanıyla emekli oldu. 82. baharını süren Fahrettin Petek, saygınlıkta tam kızının babası, bir bilgin ve bilgedir.

Gaye Petek, 20 yıl evli kaldığı Jak Şalom'dan 6 yıl önce ayrılıp kızlık soyadını aldı. Jak Şalom da Türkiye uğruna ateşten gömlek giymiş, çile çekmiş, has aydın bir arkadaşımız. Bugün 'Şalom' soyadını Türk saymayan, zaten kendileri de Arap isimleri taşıyıp çocuklarına Arap isimleri koyan ümmetçiler değil, daha çok Şalom'lar savunuyor ülkemizi, uluslararası platformlarda. Tabii ki bağışlamazlar. Çünkü onlar ve onların hükümeti, türban davasında AİHM'de mahkûm ettirmeye çalışıyorlar Türkiye'yi.

Gaye Petek'e dün, bir zamanlar Yahudi soyadı taşımış olmasından yola çıkarak kendisine yöneltilen saldırılar hakkında ne düşündüğünü sordum. İşte yanıtı:

"30 yıldır yaşadıkları Fransa'dan demokratik özgürlük ve eşitlik adına taleplerde bulunan bu insanlar, bana Yahudi diye saldırdıklarına göre demek ki beş yüzyıldan beri Türkiye'de yaşayan Yahudileri bile Türk saymıyorlar! Bu saldırıyla gerçek yüzlerini gösteriyorlar: Eşitlik söylemi gerisinde kendileri ırkçı ve ayrımcı. Bu zihniyetle Fransa'ya nasıl demokrasi dersi vermeye kalkıyorlar? Kendileri, kendi yurttaşlarına ayrımcılık yaparken, hangi hakla, neye dayanarak 'Bizim dinimize ayrımcılık yapıyorsunuz' diyebilirler Fransızlara?"

Onlar diyebilirler, Gaye. Çünkü onlar, demokrasiyi Arapça okuyorlar. Arapçada da demokrasi olmadığına göre...