Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 2004

Deve fetvası!

Radikal · 10 Ocak 2004

82 milyon nüfuslu Almanya’da yaşayan 7 milyon yabancıdan 3 milyon 200 bini Müslüman. Müslüman nüfus içerisinde sayılan Türk göçmenler, resmi sayılara göre 1 milyon 912 bin 169. Kaçak göçmen sayısı, tabii ki bu tabloda yer almıyor. Ancak, resmi verilere tahmini bir kaçak göçmen oranı eklense bile 82 milyonluk Almanya’da 4 milyondan fazla Müslüman yaşadığı söylenemez. Bu Müslümanların ezici çoğunluğu kuşkusuz köktendinci, hatta dindar bile değil. Oysa sayın okurlar, kıt’a Avrupa’sının en büyük nüfuslu ve nüfuzlu ülkesi Almanya’nın başı, en abartılı tahminle sayısı bir milyonu geçmeyen aşırı dinci Müslümanlarla dertte.

İkinci Dünya Savaşı öncesi ve sırasındaki Yahudilere yönelik ırkçı kasaplığından yeni kuşaklara miras kalan suçluluk duygusunu üstünden atamayan Almanya, geçmişteki faşist ideolojisini bağışlatmak için, tabii epeyce de Amerikalıların zoruyla, savaş sonrası devlet örgütlenmesinde kişisel özgürlüklere en geniş çerçeveyi çizen yasalarla donatıldı. Laik olmayan Almanya’nın anayasasında öngördüğü “din ve inanç özgürlüğü”, işte bugün ülkede pıtrak gibi biten dinci örgütlere ve giderek çoğalan şeriatçı istemlere karşı etkin mücadele edebilmesini engelliyor. Alman mahkemeleri, özellikle tesettürlü kız öğrenci aileleriyle okul yönetimlerini karşı karşıya getiren davalarla dolup taşıyor. Ve Alman yasalarının dine tanıdığı özgürlük, biçare Alman yargıçlarını kimi zaman ipe sapa gelmez, hatta hiç bir dini dayanağı olmayan, üstelik abuk sabuk dernek başkanı imamlar tarafından verilen “fetva”ları bile geçerli hukuki gerekçe saymasına yol açıyor. İşte “deve fetvası”, bunlardan biri.

Yüzlerce aşırı dinci dernek ve tekkenin faaliyet gösterdiği Almanya’da, merkezi Frankfurt’ta bulunan Hessen İslami Cemaati (IRH) adlı örgütün eski başkanı Amir Zaidan vermiş “deve fetvası”nı. Zaidan’ın fetvasına (!) göre Müslüman kadın ve kızların, yanlarında erkek bir akrabaları olmadan, yaşadıkları evden 81 km’den uzakta gecelemeleri İslami kurallara aykırıymış! İslami konuların derinlemesine olmasa bile kuşkusuz uzunlamasına alimi Amir Zaidan, 81 km’lik mesafeyi ise, sıkı durun, bir deve kervanının 24 saatte katedebileceği yolu dikkate alarak tespit edip “nabeca” ilan eylemiş...

İşte dün sözünü ettiğim Müslüman aile, öğrenci kızlarını göndermek istemedikleri sınıf gezisi dolayısıyla okul yönetimiyle mahkemelik olunca, savunmalarını bu “deve fetvası”na dayandırmışlar. Alman yargıçlar da “madem dininiz böyle emrediyor, kızınızı bu geziden muaf tutuyoruz,” diyerek kendilerine hak vermiş, davayı okul yönetimi aleyhine sonuçlandırmış.

Almanya’da eli kolu anayasal din özgürlüğü güvencesiyle bağlı mahkemelerin, başta cinsel eğitim dersi, İslami kurallara dayanarak Müslüman kız öğrencilerin pek çok eğitim etkinliğinden “azade” tutulmasına ilişkin kararları epeyce. Ama bu gelişmeleri “zafer” olarak algılayan İslamcılar, çok yanılıyorlar. Çünkü aynı gelişmeler, Alman sağının iktidara gelişini hızlandırıyor. Alman parlamentosu, işi gücü bıraktı, İslami sorunlarla uğraşıyor. Hristiyan birlik partileri, sosyal demokrat ağırlıklı koalisyon hükümetine 50 maddelik bir soru önergesi verdi. Tüm sorular, aşırı dinci örgütler, bu örgütlerin birbiriyle bağlantısı konusunda. Aralarında Türk İslami dernekleriyle ilgili pek çok madde olan önergede, bence en ilginç soru, hem bir saptamayı içeriyor, hem de önümüzdeki yıllarda Almanya’nın “neye” karşı tavır alacağını. CDU ve CSU, hükümete “Türkiye dışındaki en büyük Türk şehri olarak tanımlanan Berlin’in Kreuzberg mahallinde, aşırı dinci örgütlerin Alman hukuk devletini yıkıp yerine şeriat düzeni getirmek yolundaki çalışmalarından” haberli olup olmadığını sordu. Hükümet ise yanıtında, “İstihbarat birimlerinin bu örgütlerin etkinliklerini izlediği ve şeriat hedeflerinden haberdar olduğunu” açıklamakla yetindi.

Sorarım size, eğer Almanya parlamentosu TBMM’de görüşülmesi gereken sorunları görüşmeye başladıysa, sonu neye varır sizce?

Almanların “Kristal Gece”lerini iyi okuyanlar için, hiç hayra alamet olmayan çıngıraklar çalıyor bence. Çanların öncüsü küçük çıngıraklar...

-----------------------------------------------------