Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 2004

Sarı lira gibi ömrümüz

Radikal · 3 Mart 2004

'Yaşamak değil, beni bu telaş öldürecek'.

Dediği gibi şairin;

O telaşla, bırakın Paris yolunda ılık

Rüzgârlara taratmayı saçlarımızı

Sevdiğimizle doyasıya bir sohbet bile

edemedik biz...

Gözümüz saatte söyleştik hep,

Koşuşur gibi seviştik, yarışır gibi çalıştık.

Hep yetişilecek bir yerler vardı

Aranacak adamlar, yapacak işler...

Bir sonraki günün telaşı, bir öncekinin tersine bulaştı;

Başkalarının hayatı, bizimkini aştı.

Kör karanlıkta çalar saat sesi yerine;

Kuşluk vakti, kızarmış ekmek kokusu

Veya yavuklu busesiyle uyanma düşlerini

Ha babam erteledik.

20'li yaşlardayken 30'lara kurduk saatin alarmını,

30'larımızda 40'lara, belki sonra 50'lere...

Lakin öyle yanlış kurgulanmış ki hayat,

Kuşlukta uyanma fırsatını sunduğunda size,

Artık uyku girmez oluyor gözlerinize...

Doyasıya söyleşmek,

Telaşsız sevişmek için bol zamana kavuştuğunuzda,

Söyleşecek, sevişecek kimsecikler kalmıyor

Yanınızda...

Özenle yarına sakladığınız bir sarı lira gibi ömrünüz;

Vakti gelip sandıktan çıkardığınızda,

Bir de bakıyorsunuz ki,

Tedavülden kalkmış.

*

Yukarıdaki satırlar, bu arz-talep dünyasında, yoğun ve ısrarlı bir talep karşısında daha fazla dayanamayıp, 99 yılında yayımladığım, sevgili Erel Bleda'nın yazdığına inandığım, ancak onun üstlenmediği anonim ve öksüz dizeler olup, talep sahibi okurlarıma arzımdır.