Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 2004

meliha demir

Milliyet · 13 Nisan 2004

MİLLİYET/DIŞ HABERLER

MİNE G.KIRIKKANAT

Paris, 13.04.2004

MİLLİYET’İN HABERİ, BELFORT CUMHURİYET SAVCILIĞI TARAFINDAN DOĞRULANDI. ANCAK SAVCI, BU OLAYDA TÜRBAN BASKISININ DİNİ VECİBE YERİNE GETİRİLMEDİĞİ İÇİN DEĞİL, SİNDİRME ARACI OLARAK KULLANILMAK İSTENDİĞİNİ, İŞKENCEYE ASIL NEDENİN MELİHA DEMİR’İN SOKAĞA ÇIKMASI OLDUĞUNU AÇIKLADI. FRANSIZ BASINI İSE İŞKENCEYİ TÜMÜYLE TÜRBAN REDDİNE BAĞLIYOR. AFP DÜNKÜ HABERİNDE, MELİHA DEMİR’İN TÜRBAN TAKMADIĞI İÇİN SAÇLARI KESİLİP BAŞININ YAKILDIĞINI DÜNYAYA DUYURDU.

Paris.- Kırşehir’den Fransa’daki Belfort kentine gelin giden 20 yaşında ve yirmi aylık bir çocuk sahibi Meliha Demir’in, kocası Hakan Demir ve ailesi tarafından dövülerek saçlarının kazınması ve başının yakılması olayını soruşturmakla görevli Belfort Cumhuriyet Savcı Yardımcısı İsabelle Mendy, Milliyet’e yaptığı açıklamada: “İşkence zanlısı Hakan Demir, kendisinin eşinin türban takmasını istediği, Meliha Demir’in ise reddettiği yönünde ifade verdi. Ancak bu olayda, türban bir ayrıntı. Asıl sorun Hakan Demir’in eşini tümüyle dış dünyadan koparmak ve eve kapatmak, boyun eğdirmek istemesi. Hakan Demir, olayın polise yansıdığı gün, eve döndüğünde dışarı çıkmasını yasakladığı eşi Meliha Demir’i evde bulamamış. Sorgusu sırasında eşinin, bir daha dışarı çıkamasın diye saçlarını kazıdığını kabul ediyor. Kendi kardeşleri türbanlı olmamalarına rağmen Meliha Demir’den türban takmasını istemesi, türbanı bir dini vecibe değil, bir boyun eğme simgesi olarak görmesinden kaynaklanıyor. Meliha Demir’e sigara içmesini, yabancılarla konuşmasını, evden dışarı adım atmasını yasaklamış. Ve Fransa’daki yaşam tarzını benimseyen biri olmasın diye Türkiye’den getirmiş eşini. İnanılmaz bir baskı ve sürekli bir şiddet konusu olan bu olay tümüyle kadın haklarının çiğnenmesi olup, Kadın Hakları Bakanı Nicole Ameline’in ilgisi, ağır şiddet suçunun yanısıra, eşitlik ve özgürlük haklarına tecavüzden kaynaklanmaktadır. Biz adli yetkililer olarak bu olayın yeni çıkan türban yasağı yasasına malzeme yapılmasını istemiyoruz. Mağdur hangi din, ya da yurttaşlıktan olursa olsun ayrım gözetmeden aynı hukuki yolu izleriz.”

Öte yandan Fransa’nın en yüksek tirajlı (700 bin) bölge gazetesi Ouest France gazetesinden alınan bilgiye göre, Meliha Demir, kendi sorgusunda eşi Hakan Demir ve ailesinin uzun süredir kendisine türban takması için baskı yaptığını ifade etmiş bulunuyor. Ouest France adına olayı izleyen ve Türkiye’deki İslamcı basından gelen aşırı telefonlar yüzünden adının açıklanmasını istemeyen bir gazeteci, Meliha Demir’e işkence yapan kocası Hakan Demir’in genç kadının yüzünü değil, başını hedef aldığını ve tam da türbanla kapatılması zorunlu yerleri yaraladığını belirtiyor.

20 yaşındaki Meliha Demir’e yapılan işkence, dün Fransız devlet ajansı AFP tarafından da dünyaya, Milliyet’in olayla ilgili verdiği haber doğrulanarak duyuruldu. AFP’nin olayla ilgili haberi: Kadın Hakları Bakanı Nicole Ameline, Belfort’da esas neden olarak (esas neden Fransızca haberde ‘notamment’ deyimiyle geçirilmektedir) İslami başörtüsü takmayı reddettiği için kocasının ailesi tarafından işkenceye uğrayan genç kadını ziyaret etti.” başlığıyla verildi. Kendisi de kadın olan bakanın, hastaneden taburcu olan Meliha Demir’i ziyareti sonrası, basına yaptığı açıklamada, “Kamuoyunun Meliha Demir’e yapılan işkenceye karşı duyduğu infiali paylaştığını” söylediği, bu tür baskı ve zulümün Fransız Cumhuriyeti’nin tüm değerlerine ters düştüğünü vurguladığı aynı haberde yer aldı.

Meliha Demir, hastaneden taburcu olduktan sonra Belfort Bölge Konseyi’nin finanse ettiği Kadın Dayanışma Derneği’ne bağlı bir bakımevinde, yirmi aylık bebeğiyle birlikte koruma altına alındı. Kırşehir’den Demir ailesine gelin geldiği Belfort’da yaşadığı üç yıl süreyle kötü muamele, dayak ve işkenceye maruz kalan Meliha Demir’in hazin öyküsü, Fransız Le Figaro, Liberation ve France İnfo medyalarında da, “Türban takmayı reddettiği için işkence gördü”, ifadesiyle yer alırken, genç kadının 16 yaşına kadar Türkiye’de “batılı gibi” yaşadığı, Fransa’da kocasının ailesinde ise “ilkel bir dünya” ile karşılaştığı belirtilirken; kocası Hakan Demir’in genç kadına sigara içmeyi, yabancılarla konuşmayı ve dışarı çıkmayı yasakladığı, türban takması için de saçlarını kesip başını yaktığı vurgulandı. Hakan Demir’in, baskı altında tuttuğu eşi Meliha Demir’i, yirmi aylık çocuklarının doğumundan sonra dövmeye başladığı bildiriliyor.