Pis savaş
Radikal · 5 Mayıs 2004
Temiz savaş var mıdır, olabilir mi, bilmiyorum. Ama ne tuhaftır ki, her dilde “temizlemek” sözcüğünün argodaki anlamı “öldürmek” olup; hemen her ülkede değişik sözcüklerle, yozlaşan, çürüyen, azgınlaşan dünyayı, “iyi bir savaşın paklayacağı” ifade edilir.
ABD, her konuda temizlik ve titizlik meraklısı, hijyenik bir uygarlık. Belki bu yüzden, “temiz savaş” konsepti üzerinde çok çalıştı. “Temiz savaş”tan, elbette ki kendi adamlarının ölmeyeceği, hatta dövüşmeyeceği, uzaktan kumandalı ve uzun menzilli dehşetengiz silahlarla, görmediği düşmanları dövüp yenmeyi anlıyordu. Gece gören lazerli dürbünleri, sıcaklığa ve harekete hassas misilleri, akıllı füzeleri hep aynı amaçla icat etti: Düşmanı yaklaşmadan öldürmek, “pisliği” bulaşmadan temizlemek. Pislik; kan, irin ve cerahat demekti, hijyenik değildi. Ne görmek, ne de dokunmak için. Atılan bombaların düştüğü yere verdikleri zarar da ne görülüp, ne gösterilince, oluyordu size “temiz savaş”. Birinci Körfez Savaşı’nda aynen böyle, tertemiz bir savaş yaptı ABD. Dünya, her gece, devasa bir havai fişek gösterisi izler gibi lacivert gökyüzünde vıj vıj kayan ışıklar seyretti, pırıl pırıl, mis bir savaş oldu ve bitti. ABD kazanmıştı da, pek de kazanamamış gibiydi. Saddam yerinde kaldı, Amerikalılara güvenip ayaklanan Kürtler tarümar oldu. Iıh, ABD memnun değildi. Yeniden saldırmak için on yıl beklemek zorunda kaldı ve hazırlandı. Bu kez uzaktan değil, yakından “temizlik” söz konusuydu. Oysa ABD, tarihte hiçbir “yakın temizlik”te başarılı olamamıştı. Fakat unutmuş görünüyordu.
Yalnız ABD mi? Tüm Amerikancılar, bellek kaybına uğrayıverdi.
Bir yıl olmuş, daha dün dinler gibiyim, Ankara’dan Paris’e ve her milliyetten Amerikan budalaları, devlet yetkililerinden basın etkililerine açılan geniş bir yelpazede, aynı öngörüyü yapıyorlardı saldırıya hazırlanan ABD ordusu için: Tereyağına giren bıçak gibi gireceklerdi Irak’a, “our boys”! (Yoksa bizim oğlanlar mı, demeliydim?)
Gerçekten de tereyağına girer gibi girdiler. Girdiler de, çıkamıyorlar. Boğazlarına kadar battılar, boğuluyorlar. Üstelik tereyağ sandıkları, irinmiş meğer. Yayık cerahat topağı.
Demek ki içine girince, pek de hijyenik değilmiş savaş, kirliymiş. Üstelik, yalnız düşman değil, “bizim oğlanlar” da pismiş. Çiş kaka deliği meraklısı, epeyce skatofil varmış aralarında. CİA ve Mİ’nin skatolojik işkence emirlerine gık çıkarmadan uymuşlar, fotoğraflarda pek de şikayetçi olmadıkları açıkça görülüyor zaten. İngiliz askerlerini Irak’lı tutukluların üstüne işerken gösteren anı fotoğraflarının düzmece olma ihtimali var, ama Amerikalıların çektikleri hakiki askerlik hatıraları!
ABD’nin Somali işgali, iki Amerikalı asker cesedinin sokaklarda sürünerek halk tarafından parçalanmasını gösteren film karelerinde bitmişti.
Irak’taki ABD işgalini ise, “düşman”ın örtülen kafası ve soyulan genital organlarına karşı kazanılan işkence zaferinin fotoğrafları bitiriyor. Ne tuhaftır ki bu fotoğraflarda işkenceci Amerikalıların yüzleri ve başları açık, ama gövdeleri üniformalı, yani giyinik. Oysa işkence yaptıkları Irak’lıları anadan doğma soyup, yüzlerini ve başlarını, yani kimliklerini gizlemişler. Tam tersi olması gerekmez miydi? Yani en azından işkencecinin kimliğini gizlemesi, yüzünü saklaması?
Bu sorunun yanıtı iki aşamalı: Demek ki işkenceci Amerikalılar, kendi aralarında kimliklerini gizlemek gereği, yani suçluluk ve utanç duymuyorlar. Ama işkence kurbanının, eğer sağ kalırsa, ilerde kendilerini tanıyıp intikam almasından çekiniyor, dolayısıyla kimin ne yaptığını görmesin diye kafasını torbaya sokuyorlar.
Zaten o kafa torbaları, bence başlı başına bir sembol. Göz deliği olmayan Ku Klux Klan maskesi bunlar. Ku Klux Klan cemiyeti ve amacı neydi? Beyaz ırktan, yani üstün ve temiz olmayan, aşağılık ve pis zencileri temizlemek değil miydi? Demek ki ha zenciler, ha Iraklılar. Hatta ha da Türkler. Bizim askerlerin kafasına da aynı torbaları geçirdiklerine göre, Amerikalılar için, hepsi bir...
Ne zafer kazanacaktık ama değil mi, eğer ABD’yle birlikte girseydi Türk ordusu, tereyağına girer gibi Irak’a? Çok merak ediyorum Amerikan tereyağcıları, bugün Irak’tan nasıl çıkılacağını öngörüyorlar mı?
Ben görüyorum. Söyleyeyim mi?
------------------------------