Pozitivimsi ayrımcıtırak kadınlık
Radikal · 16 Mayıs 2004
Geçen haftalarda Meclis'te hoş bir seda yankılandı: Kadınlara yönelik pozitif ayrımcılık. Konu basına yansıdı, iyi niyetli erkek yazarlar öneriden yana tavır alırken, kadın yazarların ilgisiz kalmalarına çok şaşırdılar. Siz değerli okurlarım da benim sessizliğime şaşırdınız.
Vallahi ben de çok şaşırdım, ama erkek meslektaşlarımın saflığına...
Biz kadınlar, olmayacak duaya amin demeyiz. Bakan Güldal Akşit'in pozitif ayrımcılık numunesi olduğu bir hükümet ve kadın hakları İslamiyet'e endeksli AKP iktidarından 'pozitif ayrımcılık' istemeyiz. İyi ki geçmedi böyle bir öneri, Meclis'ten.
Haremlik selamlık kültüründen gelen, kız öğrencilerle erkek öğrencilerin aynı sınıflarda bile okumasına karşı olan, zaten bu yüzden imam-hatip okullarını savunan, helali olmayan kadın eli sıkmayan, yanağını öpmeyi haydi haydi haram sayan ayrımcı zihniyet, hangi kadına pozitif ayrımcılık yapar sizce? Kara çarşaflıya en pozitif, türbanlıya daha az pozitif, kafasını kapatıp göbeğini açana en az pozitif, hem kafası, hem göbeğini açana düpedüz negatif ayrımcılık mı uygular; yoksa tersi mi?
Kadın kısmı gece 11'den sonra evde oturur, fetvası veren kafa, kaça kurar sizce, pozitif ayrımcılık saatini? Kadın mühendisleri, 'nazik mahluklardır,
şantiyede yorulurlar' diye işe almayan, kadın-erkek eşitliğine verdiği değer zaten tesettürlü hanımlara bile layık görmedikleri istihdamdan belli olan AKP hükümetinden kadına pozitif ayrımcılık istemek, saflıktan öte bir abesle iştigal değil de neydi, gerçekten?
Doğrusu ben anlayamadım, pozitif ayrımcılığı savunan erkek meslektaşlarımı. Bu kadar mı kopuklar gerçeklerden, yoksa uyanıkken rüya mı görüyorlar? Oysa onların rüyası, düpedüz cinsiyet ayrımcılığı üstüne kurulmuş bir sistemi, İslami yaşam biçimini benimsemiş ve uygulayan AKP'lilerin kâbusu olabilir ancak. Düşünün ki kadına negatif ayrımcılık yapan bu iktidar, önce kadını indirdiği yerden kaldırıp kendi hizasına getirecek, yetmiyormuş gibi bir de üstüne çıkaracak ha?
Hayır, biz kadınlar uyanık rüya görmez, olmayacak duaya amin demeyiz. Tabii ki hayallerimiz vardır, ancak 'gerçekleşebilir' olanları kurarız. Örneğin naçiz yazarınız bendeniz, ayrımcılık falan istemiyorum. Ne negatifini, ne pozitifini. Ben eşitlik istiyorum. Kadın ve erkeğin bire bir aynı haklara sahip olduğu, sahip olduğu hakları kullandığı bir Türkiye hayal ediyorum.
Tepeden inme hiçbir hukukun hak olamadığı, alınmadan verilen hiçbir hakkın değerinin bilinmediği, Türkiye'nin 1924 yılından 2004 yılına yaptığı yolculuk sonunda vardığı Cumhuriyet tarihi öncesi duraktan belli değil mi?
Seçme ve seçilme hakkını İsviçreli, Fransız ve daha pek çok Avrupalı hemcinslerinden önce alan Türk kadınları, kimi seçtiler kendilerini ve kızlarını 21. yüzyıla taşıyacak Meclis'e? Onlar değil mi kocasının dediği yere mührü basan, kendisini adamdan saymayan, kızının infazına seyirci kalan, ya da bambaşka bir açıdan, kadınlığını sermaye, erkeği repo olarak kullanan, dolayısıyla zaten evde ve işte eşitlik istemeyen? Türbanıyla, çarşafıyla kendi kendisine ayrımcılık yapan ve evlilik rantında eşitlik istemeyen, çünkü denkliğin sorumluluğuna, aczin lütfunu tercih eden kadınlar değil mi, erkek egemen AKP'yi iktidara taşıyan?
Eşitlik hakları var, kullanıyorlar mı?
Eşitlik hakkı olup kullanmayanlar mı yararlanacak pozitif ayrımcılıktan?
Haydı canım sizde!
Eşitliği kafasında taşıyan kadın, tüm haklarını söke söke alır. Alıyoruz ve alacağız! Kimsenin yardımına ihtiyacımız yok. Hele AKP iktidarının lütfuna hiç!