Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 2004

En uzun gün

Radikal · 6 Haziran 2004

6 Haziran 1944 şafağında, 'Tam yol' komutuyla Normandiya kıyılarına dümen kıran 6 bin 939 parça donanmanın hücumbot küpeştelerine sıralanmış, çıkarma gemilerinin kapakları ardında, ellerinde silah ve ayakta, yüz binlerce delikanlı ölüme koşmayı bekliyordu. Birbirlerine bakmıyor, konuşmuyordu hiçbiri. Ernest Hemingway adlı Amerikan askeri, kaçınılmaz kadere kilitli o gerilimli bekleyişi, daha sonra şöyle yazacaktı:

'Dayanılmazın içine omuz omuza sıkışan, savaşa giden askerlerin yalnızlığı.'

O gemiler son dalgaları yararken karaya doğru, kumsalın bittiği tepelerde Alman askeri Franz Gockel, elindeki manyetolu telefona: "İşte oradalar! 4 bin gemileri yok demiştiniz, varmış! Binlerce çıkarma gemisi, binlerce hücumbot, işgal ordularını sahile boşaltmaya hazır!" diye bağırıyordu. 3 milyon ABD'li, Britanyalı ve Kanadalı askerin, en çok da Amerikalıların, tarihin seyrini değiştirecek seferi başlıyordu.

Churchill, "Savaşta gerçek, maiyetinde bol bulut bulundurmalıdır," demiş, art arda verilen sahte alarmlarla Wehrmacht orduları oradan oraya savrulmuş, müttefik donanması Bayonne'da beklenirken, Normandiya'ya yapılmıştı çıkarma. Örneğin, Almanların 257. piyade tümeni, 6 Haziran günü cepheden 250 km. uzaklıktaydı. 276. piyade tümeni ise, mevzilendiği Bayonne'dan cephenin açıldığı Caen'e 22 günde yetişebilecekti. Alman orduları, 650 km.lik bir ihtimaller sathına yayılan şaşırtmalarla dağılmış, çıkarma beklemekten helak olmuştu. Bu dağınıklığa rağmen Almanlar, dev müttefik ordusunu tam bir ay boyunca Caen'de çivilediler, ülkenin içlerine ilerlemelerini engellediler. Ta ki, Eisenhower'ın Londra'da 'yedekte' beklettiği Patton, Üçüncü Ordu'nun komutasını alıp düşman saflarını, yıldırım hızıyla bir bıçak gibi yarana kadar.

6 Haziran'da başlayan Normandiya savaşında müttefik orduları, Alman orduları tarafından durduruldukları Caen'i, ancak 18 Temmuz'da aşabildiler.

Düşünün, bir de Almanlar müttefik çıkarmasını doğru yerde ve doğru tarihte beklese, kim bilir nasıl olurdu savaşın sonu.

Ama işte, Churchill'in 'bulut' maiyeti sayesinde, 60 yıl önce bu sabah şafak vakti, Almanların genç komutanı, General Patton'un hasım dengi Feldmareşal Rommel, ordusunun başında değil, sevgili eşinin kolları arasında... Berlin'deydi. Hitler'e haber bile vermeden, 4 Haziran'da çıkmıştı yola. Çok yorgundu, birkaç gün izin kullanacaktı, meteoroloji raporunu dinlemişti, 'hava kötü'ydü, daha uzun süre 'kötü' kalacaktı: Müttefiklerin çıkarma yapması mümkün değildi! Zaten aynı rapora güvenerek, tüm diğer Alman komutanlar için de Rennes kentinde bir kermes düzenlenmişti. Oysa Normandiya'daki havalar, ABD'den daha doğru izleniyordu, iki gün süreyle durulacaktı deniz: 6 ve 7 Haziran'da.

Hitler, Berchtesgaden'deki karargâhında, her geceki gibi geç saatlere kadar Wagner dinledikten sonra uyuyabilmişti ancak. Yardımcısı General Jodl, sabah 6.00'dan beri ayakta, ancak Normandiya'dan gelen haberin vehametini hemen kavramamıştı. Hatta Normandiya'ya derhal iki zırhlı tümen nakletmeyi önerin General Warlimont'a, 'Biraz bekleyelim!' demişti. Çünkü Hitler'in onayı gerekiyor ve yardımcısı General Jodl, geç yatan Führer'i erken uyandırmak istemiyordu. Hitler, 6 Haziran sabahı 9.00'da uyandırıldı. Çıkarmanın limanlara uzak, düz kumsala yapıldığını öğrenince, yine şaşırtma sandı. Ve Seine Nehri'nin kuzeyinde konuşlanan 15. Panzer Ordusu'nu, yerinden kıpırdatmadı! Oysa müttefikler, 1942 Ağustos'unda Dieppe'deki çıkarma hezimetinden ders almış ve limanlara saldırmak yerine düz kumsala çıkıp, denizin üstüne kurmuşlardı ihtiyaçları olan iki yüzer limanı.

Amerikalı asker Dom Bart, o sabahı: "Kendime geldiğimde bir tüfek aradım ve dağılan teçhizatımı toplamaya çalıştım. Aman Tanrım, birliğimizden geriye kalan, 160 askerden yalnızca 25'i, bir avuç adam! Tümen yok olmuştu adeta... 1000 kişiden 800'ü ya ölü, ya yaralıydı," diye anlatacaktı.

Yine de yenildi Almanlar. Özgür ve demokrat Avrupa, 60 yıl sonra topraklarını işgalci faşistlerden kurtaran ABD'ye minnettarlığını ifade ediyor bugün. Normandiya'ya ayak basan Amerikan orduları, işgalci değil, kurtarıcıydı.

İşgalci ABD'yi Irak'tan ve Bush'tan acaba kim kurtaracak?