Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 2004

Papatya’dan gece sefasına

Radikal · 13 Haziran 2004

Türkiye’de içi oyuk kafalar paraya doyunca, sınıf atlamaya kalkarlar. Ancak onlar için sınıf kavramı skolastik değil sosyetik olup, “alçak sosyete”den “yüksek sosyete”ye geçişi ifade etmekte; kafa oyuk ya, görgüden gösterişi, zaten bilgiden de magazin haberlerini anlamaktadırlar. Nazar boncuklu Alem dergisi, işte bu aşağıdakileri yukarıdakilere imrendirir ve ‘alçak sosyete’nin ‘yüksek sosyete’ye yatay geçişini, kuşe kağıt sayfalarına basarak sağlayan, olmazsa olmaz bir yayın ürünüdür. Alem dergisi olmazsa olmaz, çünkü Turkish Rich Men böceklerin evdeki vazoda sevdikleri Turkish Rich Women çiçeklerine, fotoğraflarını göstererek yaşadıklarını kanıtlayan bir termometredir. Termometredir, çünkü ‘alçak sosyete’ çiçekleri yüksek sosyeteye gerektiği kadar ateş ölçülen yerleriyle açılmakta, Alem de misyonu gereği, göğüs arası, koltukaltı, ölçülü frikik gibi dekoltelerin derecesini almaktadır.

Oysa son sayısında Alem, kapakta yine termometre, bir hatunun koltukaltı derecesini almış, ama yedi orta sayfasını ancak barometreyle ölçülebilen, tesettürlü hanımlara ayırmış. Hangi hayra yoracağımı şaşırdım: Sosyete mi hidayete eriyor, yoksa hidayet mi sosyetede eriyor, kafam karıştı, anlayamadım doğrusu.

Üstünüze afiyet haber, alıştığımız vazoluk bir haber, zaten kahramanları da bildiğimiz yapay çiçekler: Makyaj, manikür, pedikür ve ağdalarını yaptırmışlar, fönlerini çektirmişler, şimdi n’apalım diye düşünürken akıllarına “bi de iyilik yapalım” gelmiş. İyilik deyince cennetlik kadın, cennetlik kadın deyince dini bütün, dini bütün deyince tesettür düşmüş tabii vazoya ve... ‘Geleceklerinin Çocukları’ için Swissotel’de düzenlenen vakıf kesmesi, pardon kermesi, Sayın Emine Erdoğan ile mahdumeleri, Faize Müezzinoğlu ve Özleyiş Topbaş’ın ‘sıkma baş sosyetesi’ olarak teşrifiyle, düşmez kalkmaz bir Ahmet Özhan’ın tasavvuf müziği eşliğinde ve sıkı durun, koları bacakları cıbıl mankenlerin salındığı ‘matesettür’ bir defileyle yapılmış!

Sizin anlayacağınız bundan böyle, fakir çocuklara zengin giysi defilesi düzenleyen ‘sosyetik’ler arasında, artık sıkmabaşlar ‘Biz de varık!’ diyor ve ‘law society’den ‘high society’ye geçiş yarışına giriyorlar. Bu durumda Alem dergisi de termometreden barometreye dönüşmek zorunda tabii. Fıkara çocukların zengin defilesinde Emine Erdoğan’ın pembe türbanı ve pembe takımıyla göz doldurduğunu, Chanel marka ayakkabı ve çantasının beyaz olduğunu sayelerinde öğreniyoruz, eksik olmasınlar. Tabii yine Alem sayesinde, güya yoksul çocuklara para toplamak için düzenlenen kermes ve defilede, sanki düzenleyen de, katılan da nihai amacı unutmuş, alay eder gibi, Eminanımın bir ayakkabıyı beğendiğini ancak numarası olmadığı için almadığını, ala ala 15 milyona bir şal, 25 milyona da bir kolye satın aldığını, buna karşılık kendisine, kuşkusuz birkaç katı paraya satın alınmış bir tepsi armağan edildiğini öğreniyoruz!

Fönlü saçlarla sıkmabaşları kaynaştıran bu sosyetik vakıf, Eminanımın 35 milyonuyla ‘geleceklerinin’ kaç fıkara çocuğunu okurturlar bilmem ama, adlarını Alem’e yazdırdıkları bir vakıa!

Hatta fotoğraflarına bakıyorum da, bir bahçeden gözüm ısırıyor... Ayol bunlar, bir zamanların “papatyalar”ına ne çok benziyorlar? Bir zamanlar baş “Papatya” Semra Özal’ın purosunu yakan kabak çiçekleri, şimdi baş “Gece Sefa”sının çevresine kök saldı galiba.

Bakalım bu sosyetik yarışta, gece sefaları mı kabak çiçeği açacak, yoksa tersi mi? Eğer tersi olursa, Alem dergisinin nazar boncuğuna, bir de Arapça “maşallah” kondurmak gerekiyor da...

----------------------------------------------------