Eğitimde gecekonduculuk
Radikal · 20 Haziran 2004
Üniversiteye girmek isteyen F.A. Diyarbakır’dan yazıyor: “6 gün sonra ÖSS’ye giricem. Kazanacakmıyım? HAYIR. Bu sizin için ne ifade eder bilmiyorum. Kendimi yorgun ve aptallaşmış hissediyorum ve nefret ediyorum beni ve benim gibi insanların geleceğini bu sınava bağlayan sistemden. Ekonomik zorluklar nedeniyle dersaneye gidemedim ve sınavlara ancak eski kitaplarla hazırlanabildim, birde birkaç gazetenin verdiği ÖSS sorularından...”
Üniversiteye giren ve bitirip çıkan K. yazıyor: “Fen-Edebiyat Fakültesi, Sosyoloji mezunuyum. Mezun olalı 6 yıl oldu. Hem liselerde felsefe gurubu dersleri için, hem de ilköğretim sınıf öğretmenliği için formasyonum var. Ne var ki Milli Eğitim tarafından hala atamam yapılmadı. Hem de Türkiye’nin Doğu’sunu tercih etmeme rağmen. 4 sene işsizlikten sonra dershane öğretmenliğine döndüm. İstemiyordum, mecbur kaldım. Üstelik ücreti neredeyse asgari. Şimdi KPSS sınavına gireceğim. Ama Felsefe için sadece 35 kişilik kontenjan var. Sınıf öğretmenliğineyse nihayet başvuramıyor branş dışından mezunlar. Çok sevdiğim ülkeme, öğrencilerime yabancılaşıyorum her geçen gün. Onlara verebileceklerim de bana... İmam müezzin kadroları ise, siz biliyorsunuz kaç kişi? Onlarla bir ülke çağı NEYLE yakalar, bunu biliyorlar!”
Ve dünkü Milliyet’te yazıyor: “Diyanet’in açıktan atanacak 600 personel için açtığı sınava 55 bin 300 imam hatip mezunu başvurdu. Rakamın büyüklüğü karşısında şaşıran Diyanet İşleri, Maliye Bakanlığından tam 3500 imam kadrosu daha istedi.”
Ve dünkü Akşam’da yazıyor: Birinci sayfadaki haberde, “Aralarında Boğaziçi Üniversitesi mezunu elektronik mühendisi M.Ş.’nin de olduğu 4 canlı bomba yakalandığı, El Kaide taşeronu Ensar El İslam üyesi canlı bombaların bomba düzenekli benzin tankeriyle NATO vadisine saldırmayı planladığını,” okuyor, 12. sayfadaki haberden ise: “Türbelerin ÖSS’ye girecek öğrencilerle dolup taştığını” öğreniyoruz.
Bir ülke düşünün ki, lise son sınıf öğrencisine “giricem” değil, “gireceğim” diye yazmasını öğretememiş. Öğrenimini sürdürmesini, hiç bir bilginin sınanmadığı, salt Pavlov refleksinin geliştirildiği, budalalık ötesi bir test yarışına koşullandığı özel dershanelere “harcayacağı” parası olmasına bağlamış. Doğru okuyup yazmayı bilen ve öğretebilecek olan üniversite mezunlarına, felsefeci diye kadro açmıyor, atamıyor. Çünkü “düşünce” sahibi yurttaş istemiyor. Oysa okullarında yeterli sayıda öğretmen yok. Ama bak, Maliye Bakanlığı, Diyanet’e 3500 imam kadrosu daha verir şıppadanak. Ve zaten İmam hatip olarak eğittiklerinin ihtiyaç fazlası karşısında, İHL eğitimini azaltacağına, onları “öğretmen, mühendis, mimar, doktor” ünvanlı üniversite mezunu işsizler ordusunun başına, imam öğretmen, imam mühendis, imam doktor, imam kaymakam “çavuşu” olarak istihdamı amaçlıyor ve zaten daha şimdiden, bazı mühendisleri de El Kaide Ensar El İslam üyesi çıkabiliyor...
Türkiye, çocuklarının yüksek öğrenim umutlarını, otuz yıldır kendi verdiği eğitime değil, özel dershanelerin A şıkkı, B şıkkı, C şıkkı “paralama”sına bağladı ve düğümledi. Dünyanın “demokratik” denilen hiç bir ülkesinde, böyle bir kepazelik yoktur, sayın seyirciler. Bu dershane sistemi, paralı öğrenciyle parasız öğrenci arasındaki fırsat eşitliğini yok eden “antidemokratik”liğin dik alası, eğitimde gecekonduculuk zihniyetinin ta kendisidir! Liselerle üniversite arasına bir aracı tefeci köprüsü olarak kurulan bu “gecekondu dershanecilik”, liselerin üniversiteye nasıl girileceğini öğretmediğinin itirafı, orta öğretimin yetersizlik kanıtı, hatta iflasıdır. Eğer yıllardır bu dershanelere harcanan meblağ, milli gelirden pay olarak orta öğretime akıtılsaydı, bugün Türkiye’de eğitim kalitede dünya birincisi olurdu! Ama işte, serde gecekonduculuk kültürü ve tabii milli çıkara karşı “aracı tefeci çıkarı” kollamak alışkanlığı var.
Ve tabii bu arada, yeni yaptırdığınız pencere kafanıza düşüyor (bir arkadaşımın başına geldi), çünkü Türkiye’de doğru dürüst marangoz yok. Kaldırımların ömrü üç ay, çünkü taş ustası yok. Prizler ve musluklar elinizde kalıyor, çünkü elektrikçi elektrikçi değil, muslukçu da muslukçu.
Ama milyonlarca üniversite mezunumuz var, işsiz. Milyonlarcası da işsiz çıkacakları üniversitelere girmeye çalışıyorlar.
----------------------------------