Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 2004

Kadın kadına eşitlik

Radikal · 11 Temmuz 2004

“Biz hangi ülkeye bir uyarıcı gönderdiysek, mutlaka oranın ‘refah içinde şımaran önde gelenleri’: ‘Gerçekten biz, sizin kendisiyle gönderildiğiniz şeyi tanımıyoruz’, demişlerdir. Ve: ‘Biz mallar ve evlatlar bakımından daha çoğunluktayız ve bir azaba uğratılacak da değiliz’ de demişlerdir. (Oysa) Bizim katımızda sizi (bize) yaklaştıracak olan ne mallarınız, ne evlatlarınızdır; salih amellerde bulunanlar başka.”

Kur’an, Sebe Suresi 34/35/37

Bugün Türkiye Cumhuriyeti’nin İslami ümmeti, tarihindeki en pahalı, en zengin, en cafcaflı, en oldumcuk, en buldumcuk düğününü kutluyor, üç bin polis de sergilenen bu şatafatın, bu zenginliğin, bu gösterişin bekçiliğini yapıyor, sayın seyirciler. İstanbul İstanbul olalı, böyle bir düğün görmedi, çünkü bu gördüğü, bir önceki gördüğünden katmerli; zaten her iki düğün de aynı familya ve aynı ‘refah içinde şımaran önde gelenleri’n ‘evlatları’nın murada ermesi...

Bugünkü düğün sahibi mümin Müslümanların, zengiliğiyle övünmeyi, gösteriş ve nispet yapmayı ayıp ötesi, günah sayan İslami öğretiden, yalnızca alkollü içki yasağını ve kadın tesettürünü akılda tutmuş ve uyguluyor olmaları, gerçekten hayret verici bir unutkanlık, tıpta ‘seçici bellek kaybı’ diye adlandırılan ‘işine geleni anımsayıp, gelmeyeni unutmak’ değilse nedir, allaseniz?

Bir an gözlerinizi kapatıp, İstanbul’daki düğünü kadınların hepsinin başı açık, erkeklerin de hepsini elinde birer ‘alkollü’ içki kadehiyle hayal ediniz: Manzaranın herhangi bir sonradan görme zengin ya da hortumcu sülalesi, aşiret reisi, toprak ağası, kumarhaneler kralı, hatta mafya babalarının evlat mürvetinden ne farkı var?

Devletin üç bin polisi tarafından korunmak ‘ayrıcalığı’ dışında, hiç bir fark yok, sayın seyirciler.

Bu ayrıcalıkla, NEYİ KİMDEN koruyorlar, acaba? Sorunun yanıtı, görünDÜĞÜNden daha çetrefil. Devlet paye ve mevkiilerini koruyorlar, elbette. Ama kimden? Teröristlerden mi, basından mı, davetsiz konuklardan mı, yoksa YOKSULLARDAN mı? Tabii ki hepsinden, ama en çok...sonunculardan! Çünkü varsıllar, zaten davetli bu düğüne. Çünkü davetsiz çıkagelecekler de yoksul, ‘normal’ teröristler de. Zenginin parasıyla züğürdün ağız suyunu akıtmakla görevli düğün muhabirlerinin de varlıklı olduklarını hiç sanmıyorum.

Ama bu düğünü hedef alabilecek, anormal teröristler de var dünyada: Bin Ladin gibi zengin ve tıpkı Hz.Muhammed gibi zenginken, bir lokma, bir hırkayla yetinen mücahit teröristler... Tabii Bin Ladin’in şerrinden de korumak gerekiyor bu düğüncüleri. Doğrudur. Doğrudur da, acaba NİYE hedef alabilirki Müslüman Bin Ladin ve Müslüman şürekası bir Müslüman başbakan ile bir Müslüman iş adamının yavrularının izdivacını? Sakın Müslüman düğün sahiplerini, İslamiyet’e ihanetle suçluyor olmasın? Öyle ya, kafirle işbirliği deseniz tam, zaten öyle olmasaydı iktidarda olmazlardı; daha önceki düğünle evlendirilen evlatlar da zaten küffar diyarı ABD’nin bağrında sefa sürüyorlar, tastamam. Babaları ‘başı bağlı üniversite okusunlar diye’, diyor amma, ikinci Amerikan tezkeresi, NATO zirvesi, Bush’la şapır şupur derken şakır şukur dolan küplerden düğünlerde derneklerde boşalan takım taklavata bakan Bin Ladin, Müslümanlığın alkolsüz içki ve ‘lüküs’ tesettüre indirgenmiş versiyonunu yer mi, bilmem.

Bazen, Recep Tayyip Erdoğan başbakanlığındaki AKP iktidarının, Türkiye için olmasa da “erkek” milletimiz için gerçekten bir şans olduğunu düşünüyorum, sayın seyirciler. Bu Müslüman muktedirlerin bildiğimiz kapitalistlerden tek farkı, namazda ve niyazda birlikte saf tutmayı reddettikleri saçı başı günah kadınların, saçı başı günah olmayan kadınlarla eşitliğini sağlamak. Eşitliği kadın kadına anlayıp, üstünlüğü erkek erkeğe tatmak. Ama alkolsüz tarafından. O kadar.

-------------------------------------