Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 2004

İlelebet muhalefet mahkûmları

Radikal · 18 Temmuz 2004

"Hasırcılar da örmeyi bilir, ama ibrişim örmeye gönderilmez."

Saadi (Gülistan,13.yy İran)

Türkiye Cumhuriyeti çocuklarına 80 senedir 'Türküm, doğruyum, çalışkanım' diye tekerleme söyletti, ama öğretmediğinden midir, öğretemediğinden midir nedir; günümüz Türkleri geniş genelinde doğrularsa çalışkan, çalışkanlarsa doğru değiller. Kazara hem doğru, hem çalışkan olanlar da ya Türklüğü iplemiyor ya da Türkler onları kendilerinden saymıyor pek. Türkiye'de, elhamdülillah Müslümanlar iktidar artık ve onları iktidara getiren nüfusun yarısı da elhamdülillah Müslüman zaten. Nüfusun ümmet değil, millet olmakta hâlâ ısrarlı öteki yarısını, hiç olmazsa Meclis'te temsil etmesi gereken muhalefetse, doğruluk üstüne 'ebedi' kuluçkaya yatmış CHP Türklerinden oluşuyor!

Ancak 54 yıldır iktidarsız CHP'nin üstüne yattığı bu yumurtadan değil doğru, eğri kuluçka bile çıkmaz. Çünkü bu partiye hâkim olan KISIR ZİHNİYETİN artık kul olmayanlara yeni bir ufuk açması, ümmet olmayı reddedenleri yeni bir umuda döllendirmesi, mümkün değil. Çünkü 54 yıldır iktidarsızlıktan rahatsız olmayan, sözümona 'devletlü' deneyim, birikim ve kültürleriyle ona buna burun kıvıran CHP'li kadroların bizzat kendileri kul. Muhalefette doğup, muhalefette ölmeye mahkûm, Deniz Baykal kulları. Zaten kulluğu reddedenler, 'bir muhalif lokması, bir başkanlık hırkası'na fit Baykal'ın CHP kümesinden kapı dışarı ediliyorlar.

Türkiye'nin tehlikede olan temel tanımı, 'laik cumhuriyet'i adında taşıyan ve halkla bütünleştirmesi gereken en köklü siyasal partiyi muhalefete çakan bu başkan ve kulları kadrolar, yalnız dünya ölçüsünde çapsız siyaset şampiyonları olmakla kalmayıp, CHP'nin siyasal ülküsüne ihanet etmektedirler.

CHP'nin tavanı cumhuriyet, tabanı halktır. Oysa CHP bugün muhalefet kurdu Baykal'ın kuzularıyla yapıştığı tavan, tabandan kopmuş, havada durmaktadır. Daha doğrusu, 28 Mart 2004 itibarıyla partiye verilen 74 trilyon TL'lik bir seçim ganimetini zulaya atıp, 'Allah devlete millete zeval vermesin!' diye yan gelip yatanların lüks çilehanesidir. CHP'nin Baykal kulları o çilehanede kendi aralarında mastır yapmakta, eski büyükelçiler eski bakanlara, eski bakanlar eski büyükelçilere 'Biz daha iyi iktidar olurduk amma, takdiri ilahi işte birader' diye dert yanmakta, 'Haydi iktidar olalım!' diyen kimseyi beğenmemekte, döne döne Baykal'dan başka 'başkanlığa layık' bulamamaktadırlar ardına takılacak

'looser' olarak. Bu CHP ulemasının son zamanlarda en sinir olup burun kıvırdıkları cengâver ise, İstanbul Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül.

Kimdir Mustafa Sarıgül? Bence tam da Kasımpaşalı kabadayıyla baş edebilecek kır'attaki Feriköy kabadayısıdır. Kasımpaşalı karizmatik mi? Feriköylü de karizmatik. Kasımpaşalı genç mi? Feriköylü daha genç. Kasımpaşalı gazoz satarak atılmadı mı hayata? Feriköylü de araba yıkayarak başlamış. İçinden çıktıkları sosyal sınıftan aldıkları eğitime, işte size dengi dengine iki pehlivan!

CHP'nin kısır uleması ve hatta DSP'nin sözümona sosyal demokratları,

'birikimsiz ve derinliksiz' diye dudak büküyor Sarıgül'e. Beyler, sizin birikiminizin kime hayrı dokundu bugüne kadar? Tony Blair gibi birini buldunuz da oy mu vermedik? Hangi eli ayağı tutan, ağzı laf yapan

'birikimli ve derinlikli' delikanlıyı aday gösterdiniz, hatta kendiniz öne atıldınız ya da desteklediniz de yüz bulamadınız milletten? Baykal'ın denizini bitiren bu milletin Ecevit'in kapı kulu ya da dış kapının eski tokmağının peşine düşmeyeceğini HÂLÂ öğrenmediniz mi? HÂLÂ mı anlamadınız Türkiye'de iktidarı gecekonduların yapıp bozduğunu?

İşte size halk çocuğu, gecekonducusundan elitine halkın dilini konuşan, her çevreden, hem de yüzde 70 oy almayı başaran Mustafa Sarıgül. Üstelik has bir CHP'li. Partinin basamaklarını tek tek tırmanmış, gençlik kollarından ilçe başkanlığına dayadığı merdivenden milletvekilli de seçilmiş. Popülistmiş. Olsun varsın. 1950'den beri popülist olmayan kaç başbakan çıkardı Türkiye? Kültürsüzmüş. Olsun varsın. 1950'den bu yana çok mu kültürlüydü Türkiye'nin başına seçtikleriniz? Sakın Ecevit demeyin bana, bu kültür numunesinin de ne işe yaradığını gördük, hâlâ çekiyoruz çilesini.

Ne diyor Mustafa Sarıgül? "Bir seçim daha ve CHP, tek başına iktidar olamamakta 60'ıncı yılını kutlayacak," diyor. "Ben yok, biz varız. Ben her şeyi bilmek zorunda değilim, ama her şeyi bilen bir kadro kurabilirim," diyor. İşte bu laf, sayın seyirciler, benim aklımın yatacağı bir laf. Çünkü altyapıyı liderden çok, ekipte arayanlardanım. Benim Mustafa Sarıgül'den beklediğim, CHP'li ukala ulemanın konuşamadığı halkın dilini konuşması, koptuğu kitlelere ulaşması, veremediği enerjiyi vermesi, söndürdüğü heyecanı ve öldürdüğü umudu diriltmesi. İktidar umudunu!

Bu kapasite de Mustafa Sarıgül'de var. Sarıgül'ün eksiklerini ve gediklerini giderecek ulema ise, zaten CHP'de ibadullah. Sarıgül'ü liderliğe layık görmeyen tüm sosyal demokratların kendilerine sorması gerekir: Onlara Tayyip Erdoğan layık olduğu için mi ilelebet muhalefete razılar?