Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 2004

Irak niçin Vietnam olmayacak

Radikal · 1 Eylül 2004

ABD'nin Irak işgali öncesi ve sırasında, aklını Washington'dan verilen peynir ekmekle yememiş herkes Amerika'nın bu savaşı kazanamayacağını biliyordu. Sesini Washington'ın 'do'suna akort etmeyi reddeden bağımsız gazetecilerin tüm öngörüleri doğru çıktı, Irak korkunç bir kaosa sürüklendi, işgal edenler dahil kim vurduya gidilen bir cehenneme dönüştü. Bu gazeteciler arasında ben de vardım, ancak aynı safta yer aldığım çoğu meslektaşımın 'Irak, ABD'nin ikinci Vietnam'ı olur' kanısına çekinceyle yaklaştım. Çünkü...

Son olarak Genelkurmay Başkanı Özkök'ün de Vietnam'a benzettiği Irak'ta, bence çok farklı bir durum var: Vietnam'da Amerikan işgaline karşı savaşan tarafta ideolojik ve ulusal bir birlik vardı. Komünist direnişçiler aynı bizim Kurtuluş Savaşı'mızda olduğu gibi zaman içine yayılan bir süreçte düzenli ordu kurdular, halkın da aşamalı katıldığı merkezi bir disiplin içinde mücadele ettiler düşmanla. Oysa Irak'ta, ideolojik anlamda bölünmüş bir ulus bile yoktu. Saddam'dan sonra doğan otorite boşluğunda, zaten etnik ve dinsel olarak, üstelik coğrafyada ayrışmış bir aşiretler topluluğu arasında her kafadan bir ses çıkacağı; bırakın 'ulusal birlik', aşiretler arası konsensüs anlamında bir disiplin sağlanamayacağı açıktı. Tıpkı, halkın hiç olmazsa belli bir bölümü aynı fikir ve inanç çevresinde toplanamazsa, ne düzenli direniş, ne de direniş ordusu kurulamayacağı gibi...

Bugün Irak'ta, ABD yanlısı Kürtler hariç tüm aşiretlerin, etnik ve dinsel toplulukların ortak paydası işgalciye direniş istemi olsa da, belli bir disiplin altına alınamadığı içindir ki düzensiz bir gerilla savaşı başlamış ve kimi yerli, kimi yabancı terör örgütlerinin nihai amaçları belirsiz, hatta belki de yoktur. Tek kesinlik, El Kaide'ye bağlı, yani en güçlü örgütlerin Irak'ı işgalden kurtarmak gibi bir davaları olmadığıdır. Tam tersine, Irak'taki kaosu, bet seslerini pes perdeden duyurdukları uluslararası bir sahne gibi kullanmaktadır El Kaide uyduları.

İşte tam da bu yüzden, Irak ikinci bir Vietnam olmayacak ABD için.

Vatan topraklarını Amerikan işgalinden kurtarmak savaşında Vietnamlıların en etkili silahlarından biri, basındı. ABD, Vietnam savaşını aslen basına karşı kaybetti. Basının bilinçlendirdiği önce dünya, ardından Amerikan kamuoyunun baskısıyla son verdi savaşa, geri çekilmek zorunda kaldı Vietnam'dan.

Oysa Irak'ta etkinlik gösteren en azından El Kaide bağlantılı terör örgütlerinin, Irak'ın Amerikan işgalinden kurtarılması için dövüşmedikleri

artık belli. Çünkü uluslararası ve Amerikan kamuoyunu böyle bir davaya kazandıracak basını hedef alıyor, gazetecileri kaçırıp öldürüyorlar.

İtalyanların ezici çoğunluğu ABD'nin Irak işgaline karşı ve İtalyan ordusu salt Berlusconi hükümetinin yaptırımıyla Irak'ta bulunmasına rağmen gazeteci Enzo Baldoni'nin kendilerine Irak İslam Ordusu adını veren örgüt tarafından infazı, uluslararası basın dayanışmasına yol açmadı. İnsanlıktan çıkmış fanatiklerin bu barbarlığı, vahşi de olsa, bir mantık içeriyordu. Enzo Baldoni 'işgal güçleri' arasında yer alan bir ülkenin yurttaşıydı.

Ama aynı örgütün iki Fransız gazeteciyi kaçırıp, hayatları karşılığında Irak'la uzaktan yakından ilgisiz bir konuda, Fransa'nın Laiklik Yasası'nın iptalini istemesi, nihai amaçlarının hiçbir anlamda Irak'ın Amerikan işgalinden kurtarılması olmadığını gösterdi.

Bu yazı yazılırken, Irak'taki terör delilerinin Fransız devletine verip 24 saat uzattıkları 'mühlet'(!) henüz bitmemiş, zavallı iki rehinenin kaderi belli değildi. Ama teröristler, hiç ummadıkları bir kayıp verdiler bu eylemde: AB'nin en kalabalık Müslüman nüfusunu barındıran ülkedeki en radikal İslamcıların bile desteğini kaybettiler. İptalini istedikleri ve okullarda yalnız İslami tesettürü değil, tüm dini simgeleri yasaklayan Laiklik Yasası'na, karşıt olanlar bile sahip çıktı. Fransız toplumu, dinsizi, Hıristiyan'ı, Protestan'ı, Yahudi'si ve Müslüman'ıyla tek bir ses, tek bir yürek oldu, devletin arkasında yer aldı. Aslında merkez sağ Fransız hükümeti, acı ama gerçek, iki gazetecinin hayatıyla şantaj yapan bir terör örgütü sayesinde, yıllardır görülmeyen bir 'ulusal birlik' oluşturdu. Bir başka 'gerçek' daha süzüldü, Irak'taki teröristlerin şantajından: Bundan böyle 'türban'ı savunmak, iyice zorlaşacak özelinde Fransa, genelinde Batı'da. Çünkü İslami tesettür, İslamcı terörün bayrağı olarak çekildi uluslararası göndere.

Bence Irak, artık Vietnam'dan çok Çeçenya olmaya aday. Çünkü Fransız gazeteciler öldürülürse, hatta öldürülmeseler bile bağımsız basın yavaş yavaş çekilmeye başlar Irak'tan. Uluslararası kamuoyu, bölgede olan bitene ilgisizleşir. Ve kimsenin kuşkusu olmasın, Rusya'nın Çeçenya'da yaptıkları, hiç kalır ABD'nin Irak'ta 'habersiz' yapacakları yanında. Tıpkı Rusya gibi, kesin zafer kazanamaz, ama çok can alır Irak'ta, çok bela açar daha hem kendi, hem de dünyanın başına.