Arafat’ı nasıl bilirdiniz?
Radikal · 11 Kasım 2004
Bugün Kahire’de, kuşkusuz Mısır’ın saygıdeğer imamlarından biri, dünyanın dört köşesinden koşup gelen asık suratlı devlet ve gözü yaşlı Allah kullarına dönüp, Arapçası nasıldır bilmiyorum ama, kendi dilimize pek malum SON soruyu soracak: ‘Ey ahali! Yaser Arafat’ı nasıl bilirdiniz?’ Çeşitli devlet kulları ne olup bittiğini tam anlayamasa da, tanrı kullarından oluşan ahali de ciddi ciddi ve elbette ve hıçkırarak, ama belki de SON kez, malum ‘Eyi bilirdik...’ teranesini mırıldanacak. Binlerce kişinin mırıltısı, koca bir uğultu olup göğe yükselecek, ama gökkubbede ne iz bıraktığını kimse bilemeyecek.
Arafat’ın tarihe bıraktığı izi, yalnızca ‘zaman’ dediğimiz yaman avcı sürecek ve iyi mi, kötü mü olduğuna ancak zaman karar verip açıklayacak, Filistinlilere ve dünyaya.
Aslına bakarsanız her insanın iyi yaptığı işler var, kötü yaptığı işler var. Kimse iyi ya da kötüydü diye bir çırpıda sınıflanamaz. Ama halkların kaderlerini ellerinde tutan önder kişilerin iyilikleri de kötülükleri de uzun oluyor ve elbette ki daha acımasızca yargılanıyorlar zaman tanrısınca.
Ölünün arkasından konuşulmaz derlerse de, emin olun çok konuşulacak Arafat’ın arkasından. Kişisel kanım odur ki, zamanla ‘iyi’ diyenlerden ‘kötü’ diyenlere epeyce transfer olacak. Çünkü Arafat, hayatını adadığı Filistin’in haklı davasına hizmet kadar ihanet de etti. Filistin halkına yaptığı babalık baobab ağacı gibiydi, gölgesinde ne yeni filizlerin bitmesine izin verdi, ne de ‘çocuğu’ halkının büyüyüp olgunlaşmasına.
İsrail ile Filistin arasında yarım yüzyıldır süren düşük yoğunluklu savaş sürecine baktığınızda ne görüyorsunuz? İsrail’den iyi kötü, barışçı savaşçı liderler çıkmış, hükümetler değişmiş, kimi emekli olup köşesine çekilmiş, kimi ölmüş, kimi öldürülmüş, Netanyahu gitmiş, Şaron gelmiş ve karşılarında hep, hiç değişmeyen, yerini kimseye bırakmayan, zaten kimseyi yetiştirmemeye özen gösteren, kendiliğinden yetişeni de eliyle biçen TEK bir Filistin lideri bulmuşlar: Arafat. Başka bir deyişle İsrail’de belki gelen gideni aratıyor, kah dinciler ve faşistler ağır basıyor, kah liberaller. Ama seçimler yapılıyor, yetkiler el değiştiriyor, iyiye ya da kötüye halk karar veriyor, demokrasi işliyor. Oysa Filistin, yarım yüzyıldır yatıp kalkıp Arafat’ın gölgesinde uyandı düne kadar. Filistin halkı, asla demokrat olamadı, ilah/kul ilişkisine hapsoldu, kahraman babaya körü körüne bağlılığa karşı muhalefet, doğal olarak isyancı örgütlenmeler, Hamas’tı, El Aksa Şehitleri’ydi, bilmem ne mücahitleriydi biçiminde gelişti.
Filistin’de sesini demokratik olarak yükseltmeye çalışan tüm aydınlar, kim tarafından susturuldu, kimler tarafından göçe zorlandı sanıyorsunuz? Elbette ki Filistin yönetimi iktidarı, üstelik yarım yüzyıldır iktidarı elinden bırakmayan Arafat ve FKÖ’sü tarafından.
Bunca zamandır ‘tepe’de kalan bir örgüt ve lideri hakkında, iktidara mı yoksa davaya mı daha bağlı oldukları sorusunu sormak meşrudur. Hele Filistin’e resmen oluk oluk akıtılan milyarlarca dolara karşı bölgenin yoksulluğuna ve üç kuşak Filistinli’yi doyurmakla kalmayıp en üst düzeyde eğitimle donatıp demokrat politikacılar, entellektüeller olarak yetiştirmeye yetecek kadar paranın akibetine bakılırsa.
Uluslararası yardım fonlarından son yirmi yıldır Filistin’e ayrılan kaynaklarla, işgal altındaki Filistin topraklarında işgalci İsrail’in yarattığı ‘çölden vaha’ mucizesinin iki katı fışkırtılabilir ve İsrail’le dünya platformunda başa çıkacak demokratik bir güç, donanımlı bir toplumsal irade ve ‘entellektüel mücahitler’ yetiştirilebilirdi, sayın seyirciler.
Ama Yaser Arafat, kendi adına açılan hesaplara yatan bu paraları Irak’lı Kürt ekonomist Muhammed Raşit’e ‘hortumlattı’. Kürt ekonomi dehası Raşit ve açıkgöz ekibinin, hortumladıkları milyarlarca dolardan, Filistin’e yatırım diye diktikleri hepi topu iki kılıf neydi biliyor musunuz? Ramallah’ta FKÖ adına açtıkları Coca Cola fabrikası ve Eriha’daki ‘kumarhane’!
İsrail ve işbirlikçisi ABD’ye karşı savaşan kahraman Arafat ile FKÖ’nün Filistin davasına ve halkına hizmet yolunda yaptıkları bu ‘hazin’ katkıya artık güler misiniz, ağlar mısınız bilmem, ama bugün bir Coca Cola açıp için isterseniz, merhum liderin anısına!
Filistin soygunu, soğan dilmekten daha çok ağlatacak ayrıntılarıyla, pazar günü yine bu sütunda.
------------------------------