Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 2004

Türk işi hava atma yolları

Radikal · 24 Kasım 2004

Her ülkenin ulusal hava yolları, bayrağını taşıdığı milletin en önemli sembollerinden biridir, çünkü o bayrağı savaşta, barışta ve her türlü 'ahval ve şerait' altında değil, üstünde dalgalandırır, dünyanın dört bir yanında önce uçaklarına bakılır bir ülkenin.

Türk Hava Yolları, yurtiçi yolcuları için kullanılmasa da vazgeçilmez, ama

yurtdışında yaşayan Türkler için bambaşka bir övünç, bambaşka bir özlemle vatan topraklarından önce kucaklanan vatan topraklarıdır. Benim her kitabımda, her romanımda mutlaka bir THY uçağına ve o uçakta kristalleşen 'yurda dönüş' sevincine atıf vardır.

Yurtdışında yaşayan Türk nüfusu, artık 7 milyona dayandı ve bulundukları yerde her biri, kendileri istemeseler bile iyi ya da kötü, az ya da çok Türkiye'yi temsil eden bu insanlar, 20 yıldır THY'nin performansıyla gurur duyuyorlardı. Ülkede her şey kötüye gittiği zaman bile güvenlerini boşa çıkarmayan tek kuruluştu THY.

Oysa artık, 20 yıldır övündüğümüz THY bitti. Daha doğrusu bitirildi. Yanılmıyorsam yalnızca iki yıl önce Singapur Airlines'tan sonra dünyanın en iyi havayolları seçilen kurum, bırakın sıradanlığı; post komünist ülke havayollarının kapitalizme uyum sağlamak yolundaki vasıfsızlık tırmanışına eşdeğer bir 'süpermarket olmaya çalışan bakkal' zihniyetiyle yönetiliyor. THY'yi sözümona ekonomik açıdan verimli (rentable) kılmak, aslında özelleştirmek için harcanan çaba, çabayı harcayanların estetik kabalığı yanı sıra vizyonsuzluğu, belki de donanım ve görgü yetersizlikleri nedeniyle, THY'nin gurur duyduğumuz ayrıcalığı 'servis kalitesi'ni

düşüre düşüre, ancak bir Afrika ülkesi (o da Güney Afrika değil) ya da eski Sovyet uydularının hava taşımacılığı düzeyine indirdi.

Geçen hafta, THY Genel Müdürü Abdurrahman Gündoğdu basına bir açıklama yaptı.

Aralık ayı başında hisselerinin yüzde 20'sini halka arz etmeye hazırlanan kurumun 'özelleştirme' operasyonu çerçevesinde bir propagandası olan bu açıklama, eğer sayın Gündoğdu işin içine 'THY'nin servis kalitesini artırmak, yolcuya sıkıntı çektirmemek, fiyatları aşağı çekmek, geçen yıl 10.5 milyon olan yolcu sayısını 20 milyona çıkarmak 'hedeflerini' karıştırmasaydı, olağan bir pazarlama üslubu sayılabilirdi.

Ancak THY ile yolculuk eden bizler, Sn. Gündoğdu ve ekibi işbaşına geleliberi, THY'nin servis kalitesinin bırakın artmak, düştüğünü gözlüyoruz bire bir: Kurumun özelliği olan ikram servisinden, en azından benim bildiğim orta menzilli uçuşlarda güzelim Karadeniz fındıklarıyla birlikte sunulan 'hoş geldin' aperitifi, yemek platolarından da peynir ve krakerin kaldırılmasına bile tenezzül edildi. Yolcuya sıkıntı çektirmemeye gelince, uçak sayısını artırmadan önce (ki bu artırım elbette gerekli) bu sıkıntıyı azaltmanın en baş koşulu: Verilen asgari ücretlerden tasarruf için bir santral görevlisi bile olmayan yurtdışı THY bürolarında çalıştırıldıkları üç kuruşa karşın sayıları azaltıla azaltıla önünde durmadan çalan telefona mı, yoksa bekleyen yolcuya mı hizmet vereceğini şaşıran, sürekli baskı altında 'performans' istenen ve asla 'aferin' almayıp devamlı hesap sorulan yer görevlilerinin yükünü azaltmak üzere sayılarını artırmak... Havaalanlarında ise zenci kölelere reva görülmeyecek bir tempoda, yüzlerce kişiye yalnızca iki saat içinde hizmet vermek için 'tuvalete bile gidemeden' çalışan TEK görevli sayısını, en azından ikiye çıkarmaktı. Havaalanlarında uçağın kalkmasına iki saat kala açılan bu bürolarda zamana karşı önünde oluşan kuyrukla yarışan bu insanlar, yalnızca köle gibi çalıştırılmakla kalmayıp, oraya TEK kişi konulduğu için THY'ye sinirlenen yolcuların bazen fiziki boyutlara varan saldırısına uğruyorlar!

Bu mudur THY Genel Müdürü'nün hedeflediği 'servis kalitesi'? Kurumun gerçek performans gösterdiği yıllardan kalan, zaten çalıştıkları ülkenin asgari ücreti verilen deneyimli yer elemanları, akıl almaz baskılarla resmen havlu atmaya, istifaya zorlanıyorlar. Çünkü sayıları azaltılarak ücret yükü düşürülmek isteniyor THY'nin. Personel sayısını azaltarak nasıl yükseltecekler 10.5 milyon yolcuyu 20 milyona? Hangi personelle hizmet verecek THY? Yoksa dil bilen, güleryüzlü, işinin ehli eleman yerine, 'minibüs değnekçi'leri mi, 'otobüs muavinleri' mi istihdam etmeyi planlıyorlar?

THY öyle bir açmazın içinde ki, sapıtık 'hedefler'in devamını ve şu meşhuuur Miles ve Miles puanlarının nasıl yenilip yutulduklarını cuma günü anlatacağım.