Ytv’ler ve yiyen seyirciler
Radikal · 11 Aralık 2004
‘Beni sorarsan eğer
Bildiğin gibi hala
Biraz keş,
Biraz salak.
Yalanlarına kanmış
Bir avanak...’
Rıdvan AYDIN
Eğer genç ve güzelseniz ve bu güzellik ve gençlikle ‘şöhret’ olmayı hak ettiğini düşünenlerdenseniz... Eğer genç ve idealistseniz ve bu gençlik ve ideallerle ‘medya’ katarına takılanlardansanız....Eğer akıl yaşında ve şöhret trenini kaçıranlardansanız... Eğer aklı başında ve şöhrete ve medyaya seyirci kalmakla yetiniyorsanız... Akatlar’daki MKM kültür merkezinde, ‘Mucizeler Komedisi’ne buyrun ve Yurdakul Medya Center’ın ‘mutfağına’ konuk olun. Şöhret olucularla şöhret yapıcıların iç yüzünü, bir de Semaver Kumpanya oyuncuları ile dans grubundan izleyin, derim.
MKM (Mustafa Kemal Kültür Merkezi), Beşiktaş belediyesinin İstanbul’a kazandırdığı çok güzel bir mekan. ‘Mucizeler Komedisi’ ise, benim son yıllarda Türkiye’de izlediğim en görkemli ve başarılı müzikal. Oyundan çıktıktan sonra, müzikal olsun olmasın, tiyatro dediğimiz sanat dalının nice fedakarlık ve yürek istediğini bir kez daha anladım. Öyle yürek istiyor ki, yapımcı Mustafa Oğuz ve yönetmen Işıl Kasapoğlu, bir kez daha ortaya koymuşlar tiyatroya yedirdikleri kalp sermayelerini, basmışlar heyecan gazına, kalp kalbe atılmışlar muhteşem bir maceraya.
Meğer bin yıllardan beri, gökyüzünün ilahi güçleri, dünyanın çivisinin çıktığını düşündükleri zamanlarda, bizim gezegenin en rezil, en alçak, sahtekar kişilerine son bir şans tanıyıp onları doğru yola davet için özel melekler seçip gönderirlermiş ‘aşağıya’. İşte şimdi 2004 ve dünyanın en kötü kişileri arasında, şampiyonluğu zorlayan bir Türk Büyüğü, Yurdakul Holding’in patronu Sefa Yurdakul (Şener Şen)’in doğru yola davet sırasıymış. Gökyüzünde zorlu bir eleme sonucu dünyaya gönderilen Kadın Melek (Pamela Spence) ve Erkek Melek (Mirkelam), Şeytan’ın (Şevket Çoruh) gizli eşliğinde kanatları sıvar, işe koyulurmuş YTV’nin patronu Sefa Yurdakul nezdinde.
Meleklerin Yurdakul Medya Center’a iner inmez karşılaştıkları Çaycı Sütiye’yi, Meltem Cumbul ve Özlem Tekin dönüşümlü oynuyorlar. Sütiye, harika bir çarıklı erkanıharp; güzel, cahil ve kurnaz. İhtirasları var onun da her güzel, cahil ve kurnaz genç kız gibi. Karga sesine rağmen, YTV’nin magazin müdürü Alican Kemal abisinin (Güven Kıraç) hazırladığı yarışmaya katılıp şöhret olmak için can atıyor. Ve erkek melek Mirkelam, dayanamayıp kendisine bülbül sesi verince, mucize gerçek ve Sütiye bir anda şöhret oluyor.
Kurtcebe Turgul’un ‘baba’ bir kalemşörlükle yazdığı Mucizeler Komedisi, bir yanda Mirkelam’ın kanat vuruşuyla solfej öğrenen Sütiye kız ile diğer yanda kötülüklerine kötülük katmadıkça geceleri rahat uyuyamayan patron Sefa Yurdakul’un hikayesi. Aslında tabii ki iyilikle kötülüğün, ülküyle paranın, vicdanla hırsın, yürekle midenin; kısacası omurgayla kıçın mücadelesi. Unutulmaz anlar yaşadığım seyir sırasında, iki melekle şeytanın kavgasında, neden hep meleklerin kaybettiğini ben bile anladım doğrusu. Yazar Turgul da mı şeytanın etkisi altındaydı, yoksa Şevket Çoruh mu çok yakışıklı bir şeytandı bilmiyorum, ama iki melek ne kadar başarılı canlandırsalar da melekliği, şeytanın sözleri, mantığı, göz alıcı kostümleri, oyuncunun yeteneğine eklenince iyiliğin beyaz masumluğuna fark atıyor.
Demem o ki, Mucizeler Komedisi tüm abartılara, tam seyir kurgusuna karşın, günümüzün gerçeğini, daha doğrusu Türkiye’nin medyatik gerçeğini bire bir yansıtıyor.
Mutlaka gidin, mutlaka görün, hem eğlenecek, hem de medya dünyasına değgin zaten düşündüğünüzün, sahneye doğru aktarıldığını anlayacaksınız.
---------------------------------