Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 2005

Müsteşarlıktan müstearlığa işletme yöntemleri

Radikal · 31 Mart 2005

İstanbul’da gece konup gündüzün üstüne oturan yeni mahalleler, tuhaf adlar taşıyor. Örneğin Bağcılar’da, bağ ve bağcı ara ki bulasın. Beylikdüzü’nde kim ne düzeltir bilmem ama, ne bey, ne de beyliklerin yararlandığı kesin. Armutlu’da ayılar mı yedi, yoksa dayılar mı bilinmez, armut yok. Ümraniye’de, ‘ümran’ kelimesinin bayındır, uygar, ileri ve mutlu demek olduğunu bilenler için durum daha da dehşet verici. Keza Çağlayan’da şarıl şarıl çağlayan tek şey, kanalizasyon...vb.

Ama Türkiye, zaten olmayan cisimlerin isimlerini takınan mahallelerden, olmayan isimlerin cisimlerini takınan makamlara, müstearlıktan müsteşarlığa, kapıcılıktan bakanlığa, seyyar satıcılıktan başbakanlığa varanların ülkesi değil mi?

Dikkat ederseniz ‘yükselen’ yerine ‘varan’ diyorum. Çünkü düzlüğün tepesi, sığlığın zirvesi olmaz, zırvası olabilir ancak.

Ömer Dinçer, Profesör Doktor olduğu için Başbakanlık Müsteşarı olmuştu. Meğer bir intihal, pardon ihtimal, profesör doktormuşcasına yazmış gibi yaptığı ve bilimselmiş gibi yayınladığı bir kitap varmış. Marmara ve Sivas Cumhuriyet Üniversitelerinin oluşturduğu komisyon kararına göre, yazar gibi yaptığı kitabın bazı bölümlerini, başkasının kitabından araklamış. Profesör Doktor olduğu için Müsteşar Ömer Dinçer beyefendi, oldu mu size şimdi Müstear Profesör Doktor Ömer efendi?

Ama burası, zaten beylik olmayan düzlerin, armudu olmayan armutluların, ümranı olmayan ‘ye’lerin, bağsız bahçesiz bağcıların, hatta ağaçsız orman, susuz göl, kurak çay, kanalizasyonsuz kara ve kanalizasyonlu çağlayanların, derelerin, denizlerin ülkesi.

İnsan kaynak(sız)larımız açısından, yalnızca Ömer Dinçer’in mi ünvanları takma, eğreti, yani müstear?

Ünvanı üstünde eğreti durmayan, onurdan geçtik, makamını, mevkiini, mesleğini, kazancını ve kıvancını hak eden kaç politikacımız, kaç bakanımız, kaç belediye başkanımız, kaç muhtarımız, memurumuz, yazarımız, gazetecimiz, hatta insanımız var?

Var ama, az. Oysa demokrasi, çoğunluk iradesi demek. Olmamış çoğunluk öne, olgun azınlık çarnaçar arkaya takılınca, böyle olunuyor ya da olunamıyor işte.

Asıl tuhaf olan, Müsteşar Ömer Dinçer’in intihal yaptığı gerekçesiyle istifasının istenmesi. İstifa etmek, mesleki ahlak gerektirir. İntihal, yani başkasının eserini aşırma eylemi ise, mesleki ahlaksızlıktır. Mesleki ahlaksızlık, yani intihal yapmış birinden, mesleki ahlak, yani istifa beklemek, ne kadar mantıklıdır, sorarım size?

Üstelik...

Sayın Ömer Dinçer’den istifa istemek ve beklemek, yersiz olduğu kadar haksız!

Genç bir meslektaşım, Bayram Kaygusuz’un 12 Mart 2005 tarihli Milliyet gazetesindeki muhteşem haberini, bugünler için saklamıştım: İstanbul Büyük Şehir Belediye’sine bağlı 25 müdürlükte tam 381 hayvan kesici, kasap ve yardımcı kasap kadrosu var. Kütüphaneler Müdürlüğünde 7 koyun kasabı, Mezarlıklar Müdürlüğünde 2 domuz, 5 koyun, 21 sığır kesici, 38 adet (herhalde önüne ne gelirse kesen) kasap, 11 et ve depo işçisi, 12 et sevk işçisi, 1 et (sevkten farklı galiba) taşıyıcısı, 2 et göndericisi, 2 de et kayıt işçisi çalışıyor. Boğaziçi İmar Müdürlüğü de kasap istihdamından nasibini, 1 domuz kesici kadrosuyla alıyor. Kütüphane ve Müzeler Müdürlüğünde 7 koyun kesici, 2 kasap, 2 et sevk işçisi görevli. Sosyal ve İdari İşler Müdürlüğünde 80 koyun kesici kadrolu, Trafik İşleri Müdürlüğü 1 hayvan kesici ile paçayı kurtarırken, en az kesici ve parçalayıcı ve sevk edici kasaplıktan kam alan, bir domuz, bir koyun, bir de genel (cerrah gibi...) kasapla Veteriner İşleri Müdürlüğü, iyi mi?

Müstear oturup intihal konuşalım, sayın seyirciler! Domuz olmayan şehirde domuz kasaplarının cirit attığı, zaten insan mezarlıklarında koyun, keçi kasaplarının kol gezdiği, planlamasından kütüphanelerine ve sosyal işlerinden trafiğine mezbahaya dönen bir ülkede, neyin müstearı, hangi intihalin hesabı ‘kesiliyor’ ki Ömer Dinçer’e? Kitabının adı üstünde: ‘İşletme Yönetimi’.

Yönetim’den ‘e’yi kaldırın, Türkiye’ye ne kadar yakıştığını anlarsınız sayın müsteşarın.

-----------------------------------------------------