Pop star şeriata karşı
Radikal · 5 Nisan 2005
Türkiye’de ‘Pop Star’ diye bilenen ve sıtma görmemiş halk çocukları arasından bülbüller bulup çıkartan yarışma, küresel bir program aslında. ABD’de başlayıp dünya televizyonlarına yayılırken, sünni şeriatın anavatanı Suudi Arabistan da salgının dışında kalamamış ve Suudilerin sonuncu pop starı, Haşim Abdülrahman adında bir genç.
Haberi Fransız Marianne dergisinde okudum, Haşim Abdülrahman’ın da bir fotoğrafı var: Yeşil Suudi bayrağına sarılmış ama ensesi, traşı ve kirpi saçlarıyla Batılılığa özendiği besbelli, sevimli bir delikanlı. Şöhreti yakaladığı yarışmadan sonra tabii ki her gittiği yerde tanınıyor ve çevresi hayranları tarafından kuşatılıyor.
Haşim, geçen hafta alışverişe gittiği bir süper markette de ilgi odağı olmuş ve taze kivi almaya gelmişken taze tivi starını karşılarında bulan müşteriler, kadınlı erkekli bir topluluk halinde delikanlının üstüne çullanmış, kimisi yanaklarından öperek, kimisi ellerini sıkarak tebrik yarışına girmişler. .
Oysa Suudi Arabistan’da kadın erkek bir araya gelip uluorta el sıkışmak, yanaktan bile olsa öpüşmek elbette yasak; yasağa uyulmasını sağlayan bir Ahlak Zabıtası da var...
Haşim Abdülrahman, daha hayranlarının elinden kurtulamadan Ahlak Zabıtasının eline düşmüş ve süpermarketten doğruca karakola götürülüp, ‘açık yerde toplu ahlaksızlık’ suçuyla, gözaltına alınmış.
Allah’tan (zaten başka kim tarafından olabilir ki?), Suudi Arabistan’da demokrasi yok, ama torpil var. Haşim Abdülrahman hayranlığı meğerse Suudi hükümetini de sarmış ve bir bakanın telefon emriyle, şeriat mahkemesine çıkarılmadan salıverilmiş taze Pop Star. İyi ki kart ve unutulmuş değildi, yoksa öpülen yanaklarını mı, ellerini mi keserlerdi ya da falakaya mı çekerlerdi, kadı bilir.
Tabii ne böyle bir şeriat yasağı, ne ahlak zabıtası, ne de karakola edilen ‘bakan telefonu’yla salıverilen sanık olayı, biz Türkleri şaşırtmaz. Torpile alışığız. Kadın erkek el sıkışmak ve öpüşmek yasağını, yasak olmadan uygulayan vatandaşlarımız abdülrahman değil, ibadullah. Zaten böyle haberler, ancak ve ancak kadının yok sayıldığı erkek toplumlardan, yani İslami ülkelerden gelebilir...
Dinler tarihinde kadını insanlıktan çıkaran ilk tek tanrılı din, Yahudiliktir. Hz. İbrahim’le başlayan Yahudiliğe kadar kadın tanrılar erkek tanrılarla paylaşmıştır kutsallığı. Hristiyanlık ve İslamiyet, Yahudiliğin temel kurallarını benimserken erkek egemenliğini korumuş, birincisi zaman içerisinde aseksüelleştirdiği Hz.İsa figürünü, Hz.Meryem’e tanıdığı kutsallıkla tamamlayarak kadına bir ölçüde yer açarken, ardından gelen İslamiyet, kadını tümüyle arka plana itmiş, erkek egemenliğini Yahudilikten bile daha ağırlaştırmıştır. Her üç tek tanrılı dinin de Orta Doğu’da ortaya çıkması, aynı mekanları kutsal kabul etmesi ve üçünün de kadını ‘günah objesi’ ilanla kapatması (tesettür) raslantı değildir. Üç tek tanrılı din nezdinde kadın, bazen şeytanın ta kendisi, bazen aracıdır ve şeytana uymamak için göze görünmemesi gerekir. Ancak ilk iki din zamanla evrime uğrar ve çoğu zaman kanla, savaşlarla reforme edilirken; İslamiyet’in hiç bir kuralı ve kadının yasaklı konumu değişmemiş, tartışmaya bile açılamamaktadır.
Oysa Suudi Arabistan’da el sıkıştı, yanaktan öpüştü diye tutuklanan biçare Pop Star Haşim’den; Türkiye’de 12 yaşında tecavüzcüsüyle evlendirilen, tecavüzcüsünün ağaları tarafından ırzına geçilmek istenip de karşı koyunca orospu diye burnu kesilen R.G.’ye...CEDAW’ın raporunda sıralanan kadın cezalandırma yöntemleri, cinsel organ dağlama, parmak kesme, saç kazımaya... Okula gönderilmeyen 1 milyon kız çocuğundan, töre cinayetlerine, İslamiyet ülkelerinde kadına yönelik vahşetin kaynağında, bizzat İslamiyet’in yasakladığı kadınlık ve dolayısıyla erkekte yarattığı cinsel açlık vardır. Kadının şeytan sureti, çünkü günaha kışkırtıcı kabulüyle gelen tesettür zorunluluğu, erkeği erdemli mi kılmıştır peki? Hayır, tam tersine, hayvani dürtülerini azdırmış, azdırmaktadır.
Türkiye’de 8-11 yaş arası cinsel istismara uğrayan çocukların %57’si, kız erkek ayırdetmeden ırzlarına geçen öz babalarının kurbanıdırlar. Bu çocukların %4’ü ağabeyleri, %3’ü yakın akraba, %26’sı ise ikinci derecede akrabaları tarafından tecavüze uğruyorlarsa, cinsel açlık, cinsel doyumsuzluk değil de ne vardır temelinde?
İslamiyet’te kadının gerek görüntü, gerekse temasta yasaklı konumu ve bu konumun sembolü tesettür bizzat kadınların bilinçlenmesiyle ortadan kaldırılmadan, hiç bir Müslüman ülke ve tabii Türkiye’de ne cinsel zorbalığın önlenmesi mümkündür; ne insan hakları, ne de kadın erkek eşitliğini sağlamak. Baskının olduğu yerde, vahşet ve zorbalık vardır.
------------------------------------------