Başı bağlı özgürlük
Radikal · 24 Mayıs 2005
T.C. Başbakan eşi Sayın Emine Erdoğan, Suriye’de düzenlenen Uluslararası İş Kadınları Forumu’nda kendi deyişiyle kadınların ekonomik özgürlüğünü savundu, ‘Ama bizi biz yapan en önemli unsur aile yapımızı korumalıyız,’ deyip döndü. İyi güzel de, ben bu forumun hangi amaçla, hangi hedef kitleye yönelik yapıldığını, Emine Erdoğan’ın birbirinden güzel mesajlarının kime verildiğini bir türlü çıkartamadım.
Adına bakılırsa, foruma katılanların uluslararası iş kadınları olması gerekiyor. Katılımcı tablosuna bakıyorum, uluslararası dedikleri Müslüman uluslar arası. Konuşmacılar arasında ise ilaç için TEK bir iş kadını yok, bir ara politikaya bulaşan eski Pakistan başbakanı Benazir Butto hariç hepsinin ortak mesleği, iktidar sahibi eşinin eşi olmak. Başka bir deyişle, muktedir koca karılığı ! Oysa bizzat Başbakan Tayyip Erdoğan bilir ki, damdan düşenin halini anlamak için damdan düşmek gerekir. İş kadını olmayanların iş kadınlığından ne anladıklarını, kendilerinin sahip olmadığı sosyal ve ekonomik özgürlüğü başkalarına nasıl kazandıracaklarını, girmedikleri çalışma ortamına hemcinslerini hangi gerekçeyle sokacaklarını, iş rekabetine kimi nasıl hazırlayacaklarını, çekmedikleri zorlukları nasıl yenmeyi öğreteceklerini, olmayan deneyimlerini nasıl paylaşacaklarını, kısacası bilmediklerini nasıl öğreteceklerini anlayan varsa, lütfen bana da anlatsın !
Ya ben kalın kafalıyım sayın seyirciler, ya da Suriye’deki ‘Uluslarası İş Kadınları Forumu’, kereste inceliğinde bir parodiydi ! Forumda ahkam kesen hatunlara bakıyorum, aralarında bırakın iş kadını, hemcinsi hizmetçiler çalıştırmayan bir ev kadını bulmakta bile zorlanıyorum. İşte bu kapsamda, Emine Erdoğan’ın hakkını yememeli. Kendisinin, Mısırlı, Ürdünlü, Suriye’li, Pakistan’lı ‘iş’ arkadaşlarından çok daha titiz bir ev kadını olduğuna, güzel yemekler yaptığına, eşi ve çocuklarıyla fevkalade ilgilendiğine eminim.
Zeten sözleri de içten. Dünyanın en güzel kadını bile kendisinde olmayanı veremez kabilinden, kendi bildiğini öğütlemiş hemcinslerine. Ne demiş ? Aile demiş, çocuklar demiş, ‘Bizler köşesine çekilmiş kadınlar yerine, köşe başını tutan köşe taşı gibi kadınlar görmek istiyoruz,’demiş. İskele babalığının kadıncası yani. Okyanusta fink atıp dönen gemilerin ( Asya, Afrika demeden dolaşan kocaların ve ABD’de okuyan çocukların da olabilir) palamar attığı sakin limanda, eh tabii ki iskele analığı bir meslek olabilir.
Peki başka ne demiş Eminanım ?
‘Kadınların çalışma şartları, aile düzeni, çocukların eğitim ve bakımını etkilemeyecek bir şekilde düzenlenmelidir,’ demiş. Vallahi haklı. Ancak kendisinin sayın eşi, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın yönetimindeki Türkiye, liberal ekonomi düzeninde. Rekabete dayalı pazar ekonomisi, ne aile takar, ne çocuk. Emine hanımın kadına özel düzeni, ‘evde otursun’a dayanır. Zaten İslamiyet de böylesini onayladığı içindir ki, Müslüman Uluslararası İş Kadınları Forumu’nda, ancak ve yalnızca kocasının izni, hükümetlerin kavliyle gönderilen cici hanımlar söz almış, kendilerinin bile yazmadığı bildiriler okumuşlardır ! Suriye’deki forumda, eğer bu hanım hanımcıkları dinleyen kızlar, kadınlar olduysa, hepsinin her kürsüye çıkana hayran kaldığına, her birinin forum biter bitmez Ortadoğu’lu bir devlet başkanı, başbakan ya da hiç olmazsa bakan koca aramaya çıktığına eminim.
Suriye’deki Müslüman ‘first lady’ler parodisinde, kendileri söyleyip kendilerinin dinlediği söylevler bittikten sonra, geriye kalan fotoğraflar öğretici oldu, sayın seyirciler.
Muktedir koca karılığı mesleğinde, Laura Bush dahil her ‘first lady’den beklenen aynıdır : görsel anlamda hoşa gitmek. Zaten bu kadınlar, kitlelere ancak görüntüleriyle mesaj verebilir, giyimleriyle örnek olabilirler. Buyrun Suriye fotoğraflarına bakın ve başı bağlı Türkiye’nin, başı açık Müslüman kadınlara verdiği ‘özgürlük’ mesajına, şıklık örneğine ağlayın.
----------------------------------------------------