Fransızlar ‘fransız’ kalmadı : referanduma katılım yüksek
Milliyet · 29 Mayıs 2005
Paris.- Fransa’da dün yapılan AB Anayasa referandumuna katılım, kampanyaya damgasını vuran tartışmalara eşdeğer yoğunlukta oldu ve Fransız seçmenler referanduma, geçen yıl yapılan Avrupa parlamentosu seçimlerine gösterdikleri ilginin iki katını gösterdiler. Toplam seçmen sayısının 41,8 milyon olduğu ülkede, daha sabahın ilk saatlerinde toplam 64 799 sandıkta oy kullananların oranı % 25,8’e vardı. İlk değerlendirmelere göre gece TSİ 23’te kapanan sandıklarda, katılımın %70’i aşması bekleniyordu.
Dün yapılan referandum, seçim tekniği açısından iki yenilik görüldü. Paris’in pilot bölgesi seçilen İssy Les Moulineaux banliyösünde, seçmenler ilk kez normal seçim kartı yerine elektronik banka kartlarını andıran ‘chip’li kartlarla oy kullandılar. 2007 yılına kadar tüm bölgelere dağıtılacak olan bu kartlar, Fransızlara seçim bölgesi nerede olursa olsun başka bir yerden oy kullanma olanağı sağlayacak. Öte yandan ülkedeki 560 bin görme özürlü, yine ilk kez Braille alfabesiyle basılmış oy pusulaları kullandılar.
(Kutular)
Fransa’nın son elli yıllık tarihinde en yoğun tartışılan referandum konusu olan AB Anayasası, aynı zamanda halkoyuna sunulan en kapsamlı ve karışık metindi. 450 maddeden oluşan Anayasa metni, söz konusu Anayasa’nın temelini oluşturan 54 maddelik Avrupa Şartı komisyonu başkanı, Franssız Hukuk Profesörü Guy Braibant tarafından ‘anlaşılmaz’ olmak ve ‘Bir Anayasa’da bulunmaması gereken detaylar içermek’le olduğunca, ‘liberal ekenomiyi bir Anayasa’nın kuralı olmaması gereken, değişmez bir prensip haline getirmek’le eleştirildi. Guy Braibant, Anayasa’nın temelini oluşturan Avrupa Şartı’ndaki sosyal kuralların da metinden çıkarıldığını belirtti.
Referandum, Fransız Sosyalist Partisini böldü. Parti Genel Sekreteri François Hollande ‘evet’ için kampanya yaparken, partinin iki numaralı ismi eski başbakan Laurent Fabius ‘hayır’ı savundu. Parti içindeki bir ön seçimde ‘evet’i oylayan üyeler, bu hizipçiliğe öfkelerini, kendilerini ‘Jedi Şövalyeleri’ Laurent Fabius’u ise ‘Dark Vador’ diye tanımlayarak, sosyalistler arasında Yıldız Savaşları jargonu yarattılar.
Cumhurbaşkanı Jacques Chirac’ın rakibi ve iktidardaki Çoğulcu Halk Birliği UMP’nin başkanı Nicolas Sarkosy, ‘evet’ kampanyası sırasında ailesini ihmal edince, güzelliğiyle ünlü eski manken eşi, İspanyol besteci İsaac Albeniz’in ikinci kuşak torunu İspanyol asıllı Cecilia ile arası açıldı. Boşanmanın arefesine gelen ünlü çift, seçimlerden iki gün önce Madrid’de Kral Juan Carlos’la yedikleri bir yemekte barıştılar ve Nicolas Sarkosy, televizyonlardan yaptığı ‘Evet, her çift gibi bizim de problemlerimiz var, ama düzeltiyoruz,’ itirafıyla özel hayatını kamuya taşıyan ilk Fransız politikacı oldu.
Fransa’daki referandumun sembol öcüsü, ‘Polonyalı Muslukçu’ oldu. Referandum tartışmalarında ‘hayır’ yandaşlarının ucuz iş gücünün pahalı iş gücü ülkelerine hücumuyla oluşacağını ileri sürdükleri ‘sosyal damping’ kavramı, tüm kampanya boyunca ‘Fransa’yı istila edecek Polonyalı Muslukçular’ örneğiyle anlatıldı. Polemik önem kazanınca, Polonya Dış İşleri Bakanı devreye girmek ve Fransız kamuoyunu, ‘Merak etmeyin, ben iki haftadır Varşova’da muslukçu arıyorum, bulamadım, ya hepsi şimdiden size geldi, ya da Fransa’yı işgal edecek sayıda değiller,’ demek zorunda kalırken, dişleri arasına İngiliz anahtarı sıkıştırmış Polonyalı Muslukçu imgesi, Fransız referandumunun kara korsanı olarak damgaladı.