Uluslararası bukalemun
Milliyet · 19 Haziran 2005
Tanrı'nın Fransa'da "Kullarım mutlu olsun" diye yarattığı yeryüzü cenneti Bask bölgesinde, yok yoktur. Doğa güzeldir, mutfak lezzetli, şaraplar nefis ve mutludur ahali. Mutlu insanlar, elbette ki cömert ve merhametli davranırlar, yaşamda kendileri kadar şanslı olmayanlara. İşte böyle bir yerde, tam olarak Pau kentinde bir lise, 15 yaşındaki öksüz yetim bir İspanyol gencini bağrına basıyor, Francisco Hernandez'in trajik öyküsünden pek etkilenen sınıf arkadaşları kendisine yalnızlığını unutturmak için yarışıyorlardı.
Kentin yardım kurumlarının bir yurda yerleştirdiği ve bakımını üstlendiği Francisco, okula gireli bir ay olmuştu ki, bir öğretmeni gece televizyon izlerken küçük dilini yuta, koltuğundan düşeyazdı. Ekranda "yüzyılın en başarılı bukalemunu" olarak hayatı anlatılan kel kafalı adam, okuldaki öksüz yetim Francisco'nun babası olabilecek yaşta, ancak ta kendisiydi!
İspanyol genci 15 yaşındaki Francisco Hernandez, aslında 31 yaşında ve tüm zamanların en şöhretli binbir suratı Fransız Frederic Bourdin'den başkası değildi.
Estetik ameliyatın binbir çeşidiyle bile, genç göstermenin bir sınırı vardır, değil mi? İşte bizim Fransız bukalemun Frederic Bourdin, hem de ne yüzü ne vücudu hiç ameliyat görmeden, "buluğ çağında" stop etmeyi başarmış, üstelik "buluğ çağında öksüz yetim" sendromuyla dünya turu yapmıştı.
Benjamin, Jimmy, Manfred, Shadjan ve Armand adlarıyla İrlanda, İsviçre, Almanya ve Belçika'daki "öksüz yetim" yurtlarına kapılanmış ama en muhteşem rolünü ABD'nin Teksas eyaletinde oynamıştı. 1997 yılında ABD'nin "buluğ çağıyla fethi"ne çıkan Frederic Bourdin, külyutmaz kovboyların kalesine bölgede kaybolan 14 yaşındaki Nicholas Bourdin kimliğiyle girmişti. Bourdin o sırada 22 yaşında, eğer aranan kayıp Nicholas Bourdin de bulunsaydı, 16 yaşında olacaktı. Ebedi buluğ çağındaki Fransız bukalemun Frederic, kendisini yalnızca Teksas polisine değil, zavallı kayıp çocuğun ailesine de Nicholas Bourdin olarak yutturmayı başardı! Aile, belki de umutsuzluğun verdiği bir körlükle, büyürken epeyce değişen sahte oğlu üç ay bağrına bastı.
Üç ayın sonunda sahtekarlığı anlaşılan Frederic Bourdin'in, uslanması gerekirdi çünkü Amerikan yargısının kendisine verdiği altı yıllık hapis cezasını, hiç eksiksiz çekti Teksas'ta.
Hapishaneden çıktığı 2003 yılında soluğu anavatanı Fransa'da alan Bourdin, artık 29 yaşında, belki Fransızların çok daha hoşgörülü ceza yasalarına sığınarak, yine "buluğ çağı"nda kalmaya kararlıydı. Yakayı bu kez, İspanyol öksüz yetimi olarak kaptırdığı Pau'da, eylül ayında mahkemeye çıkmayı bekliyor, üstelik serbest. Kuşkusuz hapis cezası da almayacak çünkü Fransa'da onun "gerçek" çocukluğunun psikolojik travmasını savunacak yığınla psikolog, avukat, insan hakları örgütü, merhamet derneği falan var.
Malzeme, gerçekten savunulabilir içerikte: Frederic Bourdin öksüz yetim olmasa da, yuvayı terk etmiş bir babanın, ilgisiz bir annenin, yetiştirme yurduna terk ettiği bir çocuk. Kimlik arayışında kılıktan kılığa girişi, zaten 14 yaşında yetiştirme yurdundan kaçışıyla başlıyor. Niye kaçıyor? Mutsuz olduğu için. Ancak Bourdin'in kafasındaki çarpıklık da tam burada: Hangi normal insan, mutsuz olduğu için kaçtığı yetiştirme yurtlarına dönmek üzere planlar hayatını? Frederic Bourdin, Amerika'daki aile macerası hariç, öksüz yetim yurtlarına yerleştirilmek amacıyla kimlik değiştiriyor. Bu yurtlarda, tam kaçtığı yaşı oynuyor. Kendi acısına tutkun, mazohist bir saplantı sergiliyor.
Dökülen saçlarını arkadan bağlanmış bir bandanayla gizleyen ebedi genç Frederic Bourdin'in garip yaşamı, "Bukalemun" adıyla Christophe d'Antonio tarafından kaleme alındı ve bu kitaptan yola çıkarak bir televizyon belgeseli yapıldı hakkında.
Son kez yakayı ele vermesine de, Bourdin'in zavallı yaşamındaki tek gerçek, kimlik arayışını anlatan bu kitap ve belgesel neden oldu, iyi mi? ■
[Fotoğraf altyazısı: Frederic Bourdin]
