Ya gelir de gitmezse
Radikal · 13 Temmuz 2005
Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, geçen hafta Başbakan Tayyip Erdoğan'ı telefonla aramış. İkili hangi konuları görüştü bilmiyoruz, ancak
'yarenlik' ettikleri anlaşılıyor, çünkü konuşma 9 Temmuz tarihli yazılı basına: 'Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, Başbakan Erdoğan'a tatilini Türkiye'nin güney sahillerinde geçirmek istediğini iletti. Olumlu yanıt üzerine ağustosta geleceğini söyledi. Esad ailesiyle birlikte İLK KEZ ÜLKESİ DIŞINDA TATİL YAPACAK...' diye yansıdı.
Haberi okuduğumda 'ilk kez...'le başlayan son tümceye takılmış, ancak üstünde durmamıştım. Çünkü içerik, yeterince vahimdi: ABD, Türkiye'nin Suriye ile başlattığı ahbaplığa zaten sıcak bakmıyordu, Erdoğan'la Esad'ın 'ailecek tatile' varan samimiyetine buz keseceği açıktı. ABD'nin ona buna buz keserliği beni şahsen rahatsız etmediği gibi, Suriye ile iyi ilişkilerin kurulmasını savunan biri olarak Türkiye'nin, hele Kuzey Irak'ta kendisine kazık atan ve PKK'ya hoşgörü ötesi destek veren ABD'ye misilleme olarak Suriye'ye başlattığı 'dostluk çıkarması'nı anlıyor ve onaylıyorum. Ancak dünya bir yana, Türkiye öte yana gidilmeyeceğini de bilenlerdenim. Dolayısıyla ABD'yle ilişkileri çok fazla germemek, bir asılıp bir bırakarak biri süper güç iki ülke arasında, tabii ki Türkiye'nin 'tepetaklak' gitmeyeceği bir denge kurulmasından yanayım. Suriye ile siyasal, ekonomik ve diplomatik alanda iyi ilişkiler tamam, ancak iki ülke liderleri arasında 'şahsi bir alan' oluştuğunu gösteren son tatil samimiyeti, ABD'yi gereksiz yere aşırı germekti doğrusu.
Ne gereksizi, ne gerginliği, meğer bu tatilin ucu çok daha vahim açılımlara dayanıyormuş, sayın seyirciler. Umarım doğru çıkmaz, ama Beşar Esad ve ailesinin ağustos ayında Türkiye'ye gelip, bir daha gitmeme olasılığı var!
Arap Yarımadası'ndaki gelişmeleri yakından izleyen bir dostumun iletisiyle, benim de gözüm yeni açıldı: Kuveyt'te yayımlanan El Siyaset (Al Seyassah) gazetesine göre, Suriye'de Beşar Esad'ın kayınbiraderi Asıf Şevket ve annesi Enise Esad'ın taraftarlarıyla, amcası Rıfat Esad'ın taraftarları arasında bir iktidar kavgası başladı. Temmuz ayının ilk günlerinde, yani Beşar Esad'ın Tayyip Erdoğan'ın telefonla arayıp 'Tatile geliyorum' dediği günlerde, Şam yakınlarındaki Kasyun Tepesi'nde meydana gelen silahlı çatışmaların amca Rıfat Esad'ın adamlarıyla Asıf Şevket'in iki cepheye böldüğü Başkanlık özel alaylarını karşı karşıya getirdiği ve bu mücadelenin Beşar Esad'ın yerini almak yolunda ilk çekişmeler olduğunu bildiriyor, El Siyaset gazetesi...
Arapların, Atatürk gibi Batılı aydın bir despotu hiç olmadı! Suriye, tüm Arap ülkeleri gibi bir aşiret devleti. Aşiret devletlerinde siyasal dengeler kız alıp verme, yani evlilik yoluyla kuruluyor. Böylesinde de iktidar meşru olmuyor ve babadan oğula devleti teslim alan despotun, 'reis'in, 'şeyhin' yok kayınbiraderiydi, yok kayınvalidesiydi derken biti kanlanan, 'Ben reis olayım' ya da 'Benim adamım olsun' diye tutturuyor. Kendisi tutturmasa, dış güçlerin manipülasyonuna açık, köksüz rejimler bunlar. Silahlanan aşiret darbe yapıyor, yenen iktidarı kazanıyor. İşte Beşar Esad'ın da koltuğunu sallayan tehlike, eli kulağında, kuşkusuz ABD'nin fısıldadığı bir darbe.
Tuhaf olan, tam darbe tehlikesinin arttığı ve aşiret içinde iktidar kavgasının başladığı bir dönemde, Beşar Esad'ın 'ailecek' ilk kez yurtdışına, Türkiye'de 'tatile' çıkması. Bu durum bana ister istemez, 'Ayşe tatile çıkabilir!' deyip Kıbrıs'a ikinci çıkarmayı başlatan
şifreyi hatırlatıyor. Esad ve ailesi Türkiye'de tatile çıkarken, belki taraftarları da Suriye'yi tatile çıkarmaya ve yakın akraba hasımları haklamaya çalışacak.
Velakin karşı bir darbenin başarılı olması durumunda, Beşar Esad'ın Türkiye tatilinin ağustos ayıyla sınırlı kalmayacağı, dostu Erdoğan'ın şefkatli konukseverliğine sığınacağı ve 'karşı darbe'yi bizim ülkemizden hazırlamaya kalkacağı açık.
İşte o zaman, ayıkla pirincin taşını. Çünkü o pirinçten pilavı, hem Tayyip Erdoğan'a yedirir ABD, hem de tüm Türkiye'ye.