Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 2005

100 çocuk üstüne

Radikal · 17 Temmuz 2005

Bir annenin, yavrusu için haykıran bir annenin çığlığına duyarsız kalmasına imkân var mıdır?

Buyrun, okuyun ve duyarsız kalın, kalabilirseniz:

'Sayın Kırıkkanat,

13 yaşında Glikojen Depo hastası bir kızım var. Glikojen Depo hastaları, her iki saatte ve geceleri 10 saat süreyle nasogastrit (burun hortumu) ya da PEG'le (mide hortumu) beslenmek zorundadırlar.

Bu hastalar, süt, şeker ve bazı besinleri alamazlar. Karaciğerdeki bir enzim eksikliği yüzünden, belirli aralıklarla özel mamaları almaları gerekir.

Doğuştan metabolik hastalıklar için gereken tedavi yasayla öngörülmüş olmasına karşın, bizler, doğuştan metabolik bir hastalık olan Glikojen Depo'nun tedavisinde kullanılan 'Nutrilon LF' ve 'Fantomalt' isimli mamaları, geçen ay çıkarılan yeni bir kararla artık alamıyoruz. Türkiye'de yaklaşık 100 Glikojen Depo hastası çocuk var. Yetkili kurumlar, 'bütçeye katkı amacıyla' bu mamaları ödemeyi kestiler. Acaba bütçeyi 100 çocuğun ölümü üzerine mi kuracaklar? Dengeyi 100 çocuğun cesedi üzerinde mi tutturacaklar?

Ben bir anne olarak, karşılığında hakkım olan hizmeti alamayacaksam neden devlete Bağ-Kur ya da SSK primi ödeyeyim? Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak temel sağlık hizmetlerinden yararlanamayacaksak, bu ülkede yaşamamızın ne anlamı var?

Bizim yerimizde onlar da olabilirdi.

Sizden bu e-postayı köşenizde yayımlamanızı tüm hasta çocuk anneleri adına rica ediyorum.

Saygılarımla.

Serap Küçükkaya'

İşte bu kadar, sayın seyirciler.

80 milyar dolar hortumlayanların elini kolunu sallaya sallaya dolaştığı... Kendi çıkamadığı sınırdan karısını çıkarıp valiyi de yanına katarak Londra'daki Jaguarıyla karşılattığı... Ama hazretin ne Londra'daki malikânesine, ne de Jaguarına ulaşılamadığı gibi, ağırladığı valiye de bakan akrabası diye dokunulmadığı Türkiye'de...

100 çocuğun mide hortumu kesilince, ekonomi yapılıyormuş demek ki... 240 milyar dolar dış borca bana mısın demeyen bütçe, meğer 100 çocuk cesedinin üzerinde dengelenirmiş de, kimsecikler düşünememiş bunların iktidarına kadar. Meğer bunlar, 100 hasta çocuğun mama hortumunu keserek yüzde 9.9 büyüme sağlamışlar da haberimiz yokmuş...

Damlaya damlaya göl, 100 hasta çocuğun midesinden çekilen mamayla bütçeye katkı olurmuş yav?

Acaba IMF mi öngördü Glikojen Depo hastası çocukların artık devlet kesesinden beslenmemesini?

Ya açlığa terk edilen çiftçi, yerli üretim öldürülürken temel gıdaları bile ithal eden ekonomi, acaba kimin eseri?

Her dört kişiden birinin işsiz gezdiği Türkiye'de, tarım nüfusunu azaltacağız diye köylüyü kente süren ve şehir eşkıyasına dönüştüren sosyoloji dehası, hangi yassı kafanın ense kökü acaba?

Şu yüzde 9.9'luğu bir yakalasam, yakasına yapışıp, 'Büyüme kardeş, seni neyle beslediler, nerede suladılar?' diye soracağım, sormakla yetinmeyip neresi büyük diye bakacağım ama, haytayı bir türlü göremiyorum ki...

Kendi göremediğimi IMF büyütüyor, diye düşünüyordum ki, daha geçenlerde bizzat IMF danışmanı Prof. Dr. Michael R. Wickens, 'Bu yüzde 9.9'luk büyümeye inanmıyorum. Büyüme hızının bu olabilmesi için çok büyük yatırımlar gerekir. Hele hele başbakanınızın dediği gibi artışın verimliliğe bağlı olması bilimsel açıdan mümkün değildir!' demez mi?

IMF'nin aygın saygın bir büyüğü, böyle büyünmez diyor. Başbakanımız büyünür, diyor.

Ya yatırımda, ya ninnide anlaşamıyorlar bence.

Belki de bizim ekonomi kucak yatırımında değil, ayakta sallanırken uyuyup büyüyordur.

Not: 'Elias Petropulos, Bir Yeraltı Dünyası' adlı muhteşem belgesel, 19 Temmuz saat 21'de, Büyükada Su Sporları klübünde, 2. Uluslararası Adalar Festivali çerçevesinde gösterilecek. Bu sütuna pek çok kez konu olan aziz dostum Elias'ın olağandışı insanlık serüvenini anlatan bu filmi kaçırm