Tembele ödül, çalışkana ceza
Radikal · 16 Ağustos 2005
‘Ben hekimin ahlaklısını severim,’ diye bir sözü bulun(may)an doktorların atası Hippocrates, çağdaş meslektaşı Jean Bravetti’yi tanısa, ‘İşte ben böylesine hekim derim!’ diye naralanır, ardından da iki damla gözyaşı dökerdi, sevgili okurlar. Varsayımlarıma inanabilirsiniz, çünkü bendeniz, iş çokluğundan delirdiğim bir gün, tüm işleri bir yana bırakıp, pek lazımmış gibi Hippocrates’in ‘Düşünceler’ini DAHİ okudum.
Allahtan okuduklarımı unutuyorum, yoksa bu kafa bu birikintiye, pardon birikime dayanmazdı. Ama zaten konu benim kafam değil, Dr.Bravetti’nin kafası. Ya da kafasızlığı, kararı siz vereceksiniz.
Jean Bravetti, 1977 yılından beri Fransa’nın kuzeyindeki ‘Meşeli Azize Marie’ (Sainte Marie Aux Chenes) kasabasında doktorluk yapıyor. Buraya kadar normal. Ancak pratisyen hekim Bravetti, 3300 nüfuslu kasabada, hem de otuz yıldan beri sabah saat 6.30’dan gece 23’e kadar ayakta, günde ortalama 16 saat çalışıyor ve Fransız meslek jargonuyla 73 ‘tıbbi eylem’de bulunuyor.
Bizim devlet hastanelerindeki doktorların performansı yanında sönük kalacak bu çalışkanlık, minicik Meşeli Azize Marie kasabası doktoru Bravetti’yi, Fransa’nın en çok iş yapan ilk beş hekimi arasına taşımış durumda.
‘Ee, ne var bunda?’ diyeceksiniz şimdi. Ama ortada bir gariplik var: 3300 nüfuslu kasabada herkes mi hasta, herkes her gün mü taşınıyor doktora? Değil tabii ki. Ama Dr.Bravetti, o kadar iyi ve nam salmış bir hekim ki, başka bölgelerden de hastalar geliyor bir, zaten çevrede doktorsuz kasaba pek çok, iki.
Dr. Bravetti’nin hazin sonunu baştan söyleyeyim: Fransız Tabipler Odası, ‘çalışma temposunu insanüstü aşırılık’ta bulduğu doktoru, iki ay süreyle ‘meslekten men’ etti.
Başka bir deyişle, hekimin çalışkanlığı zoraki tatille cezalandırıldı.
Ancak bu arada, hastalar da doktordan mahrum bırakılarak mağdur edildiler.
Fransız Tabipler Odası, Dr. Bravetti’nin hızını kesmek için yıllardır bir hatasını arıyorlardı. Yanlış bir teşhis koymuş, kötü bir tedavi uygulamış, bir hastayı ihmal etmiş olsa, verdikleri ‘iki ay meslekten men’ cezasını, ‘Gördünüz mü, bu kadar az zamanda bu kadar çok hastaya bakılırsa, işte böyle kötü bakılır...’ diye savunabileceklerdi.
Ama hiç bir hatası, hiç bir yanlışı bulunamadı Dr. Bravetti’nin. Böylece, salt çalışkanlığından ötürü cezalandırmak zorunda kalındı.
Bütün mesele, Dr.Bravetti’nin yılda 25 bin hastaya bakarken, bölgedeki diğer doktorların ortalama 5715 hastada kalması. Dr. Bravetti, haftada iki gün tatil yapan, zaten gece çalışmayan, hatta öyle her hastanın ayağına gitmeyen doktorların prestijine zarar veriyor.
Meslektaşlarından bazıları yanında yer alır ve çalışkan doktoru savunurken, çoğu kendisinin niçin böyle işgüzarlık yaptığını, niçin kendisini gece gündüz helak ettiğini anlayamıyor.
Oysa Jean Bravetti, ta 13 yaşında ‘doktor olacağım’, demiş. Zaten altı kardeşinden dördü doktor, biri eczacı, biri de diş hekimi. Bravetti’nin hayattaki tek tutkusu, mesleği. Ne dinlenmek istiyor, ne de eğlenmek. Yılda ancak 15 gün tatil yapıyor, daha fazla yaparsa mutsuz oluyor.
Ama birilerinin işine gelmiyor, Dr.Bravetti’nin çalışkanlığı, üstelik hüneri.
Vasatı aşanı, paçalarından çekmek meselesi.
Oysa bizlere, ‘işleyen demir ışıldar’, ‘çalış ve güven,’ demişlerdi.
Üstelik performansı düşürmek, rekabeti engellemek, çalışkanı tembele eşitlemek, liberal demokrasi ve pazar ekonomisinin ruhuna aykırı...
Fransa’da gerçekten ‘fransız’ kalınan işler oluyor.
Bir avukat tutan Dr.Bravetti, Tabipler Odası’nı dava etti. Mesleki temposunu hukuk yoluyla savunacak. Bakalım mahkeme, çalışkandan yana mı, yoksa tembellerden yana mı karar verecek.