Müslüm and Sami Brothers
Vatan · 21 Eylül 2005
“Küçük hırsız asılır, büyük hırsıza selam çakılır."
W. Wander (Deutsche Sprichwörter Lexicon,1880)
Eskiden, çook eskiden, insanların beyin bankasında bir vicdan hesabı vardı. Bu hesapta biriken vicdan, karınca kararınca fakir fukaraya dağıtılır, gözü yaşlı dullar, boynu bükük öksüzler ve tüyü bitmemiş yetimler kollanırdı. Hırsızlık ayıp, ama milletin parasını çalmak düpedüz günah, çünkü devleti hortumlamak, dulun, öksüzün, yetimin rızkını araklamak sayılırdı. Öyle büyük bir ahlâksızlıktı ki milletin ortak hazinesinden, kamu parasından otlanmak, bu tür hırsızlar da o vicdan mahkemesinde, 'Allah'sız ve Kitap'sız', olmakla yargılanırdı.
Çünkü namussuzluk ölçüsü, 'karılarını değiş tokuş ettikleri' varsayılan dinsiz imansız komünistlerdi. Gel zaman git zaman, komünizm çöktü.
Yetimlerin tüyü de mi bitti, fakir fukara da mı kalmadı, dullara yeni kocalar mı bulundu bilinmez, insanların olmasa bile, milletin beyin bankasındaki vicdan hesabı kapatıldı. Hortum hesapları açıldı yerine. Büyüklü küçüklü, kim ne kadar emebilirse, yumuldu kamu parasına, ortak hazineye.
Kimse kimseye, 'Allah'sız, Kitap'sız,' diye küfredemiyor artık.
Çünkü Allah'sız, kitapsız tek bir hortumcu yok. Maşallah hepsi donanımlı. Siz hiç Türkiye'yi soyanlar arasında, dinsiz imansız tek hortumcuya rastladınız mı? Her soyguncu milletin malına 'Allah Allah,' diye yumuluyor, yakayı ele verince de kendisine hırsız diyenleri 'Allah'a havale ediyorum!' demiyor mu? Kuran'dan ayetler okuyanlar, malına (yani dışarıya kaçıramadığı bölümüne) el konulunca hacıya hocaya gidenler, okutup üfletenler de cabası.
Hatta sayın seyirciler, devletten otlananlar arasında en çok 'Allah' diyeni bulun, en kallavi malı götürene de ulaşıyorsunuz.
Ve nedense, Allah'lı kitaplı soygunculuk, en yüksek oranda İslamiyet ülkelerinde yapılıyor. Dolayısıyla dinle imanla aldatılan ve dolandırılanlar da Türk'ü, Arap'ı, Afgan'ı, Pakistanlı'sıyla vb. masum, namuslu, yardımsever ve samimi müminler, yani Müslüman ümmet oluyor.
Irak'taki insanlık dramını hepiniz izliyorsunuz. Saddam zamanında bu ülkede Hıristiyanlar da vardı. Savaşla birlikte bu Hıristiyanların hemen tamamı, göç ettiler Irak'tan. Halen süren iç savaşta işgalci Amerikalıların, Amerikalılara karşı direnişçilerin ve yangına körükle giden terör örgütlerinin çapraz ateşinde ölenler Sünnisi ve Şiisiyle, Müslüman halk, fakir fukara, dul, yetim.
İşte bu ahval ve şerait içindeki Irak'ta, kimi Iraklılar yeni kurulmakta olan 'demokratik' Irak'ın 1 milyar dolarını emmişler, iyi mi?
ABD bu parayı Irak hükümetine silah alsın, ordu kursun da kendi askerleri çekildikten sonra düzeni korusun, diye vermiş. Oysa 1 milyar dolar, yabancı bankalardaki özel hesaplara aktarılmış. Bizzat Irak Maliye Bakanı Ali Alavi, soygunu 'Tarihin en büyük hortumlarından biri,' diye açıkladı.
Oysa Türkiye'de böylesine hortum bile demezler. 50 milyar dolar hortumlanan bizim ellerde, 1 milyarı KAMIŞLA emerler!
Bir milyar dolar ne ki? Türkiye ABD'yle birlikte Irak'a girseydi, 'hediyesi' buydu, üstelik kredi olarak verilecekti.
Türkiye Irak'a ABD'yle birlikte girmedi ama, Irak'a Türkiye üzerinden gönderilen 'teçhizat'a bakılırsa… Belki de İsrailli Sami Ofer'i göndermiştir Amerikalılar 'hediye' olarak Türkiye'ye.
Madem Irak'ta sizi göremedik, bari bizim Sami Tüpraş'a, Galataport'a falan girsin de sizi de görsün, demişlerdir.
Irak'ta Müslümanın Müslümana ettiği, bizim ehli Müslüm'ün kavmi Sami'yle ortaklanıp Türkiye'ye yaptığının yanında kuşkusuz hiç kalır!