Şark cephesinde yani bir şey var
Vatan · 4 Kasım 2005
Coğrafya mı tarihi belirler, yoksa tarih mi coğrafyayı sorusu, tavuk ve yumurta açmazından ibaret görünse de, Türkiye'nin temel çelişkisini içinde taşıyan bir ifadedir.
Coğrafi açıdan bizim ülkemiz, Avrupa ile Asya'nın "buluştuğu" topraklardır dersek, bu doğrudur. Bizim ülkemiz, Avrupa ile Asya'nın "ayrıştığı" topraklardır dersek, bu da doğrudur!
Tarihi açıdan da durum farklı değildir: Emperyalist geçmişini olduğunca demokratik geleceğini de Avrupa'ya bağlayan Türkiye'nin günceli Asyalı'dır, çünkü Asya kıtasındaki varlığı daha köklü, daha uzun olup, daha dayanıklı çıkmıştır.
Başka bir deyişle yüzü ezelden ebede Avrupa'ya dönük, zaten fetihlerden göçlere, geri püskürtülmedikleri sürece hep Doğu'dan Batı'ya doğru hareket eden Türkler, hep Garp dilekleriyle Şark niyetleri arasında bocalar.
Bocalayan insan ne yapar? Ya tercih hakkını kullanır ya da niyetle dileği birleştirmeye, zıtlıkları evlendirmeye kalkar.
İşte Türkiye'nin çelişkiler yumağı bir ülke olmasının temelinde, bence bu zihin karışıklığı, kavalla şeşhane evlilikler var. Üstelik toplum, tepeden tabana öylesine alışmış ki uygunsuzların birlikteliğine, çelişkiler göze batmıyor artik. Uyum kavramı yitirildi. Göze görünmeyen çelişki yok, hatta uyumsuzluk normal sayılıyor.
Örneğin, Türkiye'nin iktidar partisi AKP'nin amblemi ampul. Yani ışık demek olan bir objeyle "aydınlık" fikri işleniyor, AKP sizi aydınlığa taşıyacak falan deniyor, değil mi? Oysa değil. Çünkü AKP'nin amblemi sarı zemin üzerine kapkara bir ampul, zaten çevresine çizilen sözde ışık huzmeleri de simsiyah. Ampul ışığı sarı ve AKP'nin siyah parıltılı kör ampulü de san zemin üstüne olduğuna göre, 'sizin aydınlığınızı karartacağım,' anlamına gelmez mi bu amblem?
Karanlıkları aydınlatmak niyetinde olsalardı, siyah zemin üzerine san ampul ve sarı ışık çizdirmek, daha mantıklı olmaz mıydı ?
İşte size dilekte Garplı, niyette Şarklı bir ikilem.
Amblemin amacıyla maksadı arasında bir çelişki yoksa, amenna.
Ama verilmek istenen mesajla simgesel ifadesi arasında çelişki varsa, niçin ve nasıl oluyor da AKP'yi de, seçmeni de rahatsız etmiyor?
Çünkü görmüyorlar. Hepimiz öylesine alışığız ki çelişkiler içinde yaşamaya, garabeti fark etmiyoruz.
Güney Doğu'dan her gün şehit cenazeleri gelir, her gün yeni yiğitler düşer ve gencecik insanları 'vatan için' feda ederken yüreği yanan analar babalar, onları cepheye gönderen devlet, fedakârlık talep ettiği amacı unutmuşa benziyor. Bu çocukları, Kuzey Irak'ta konuşlanan PKK öldürüyor. Oysa hükümet Kuzey Irak'ta PKK'yı besleyen ve barındıran Barzani'yi devlet başkanı olarak ağırlayan ABD'ye tepki vermiyor, zaten Genelkurmay Başkanı da 'biz de öyle karşılamak zorunda kalabiliriz' diyerek, Kuzey Irak'ta kurulmakta olan Kürt devletini kabullenmekten söz ediyor aslında. Dün güya kırmızı bir çizgiden bugün Real Politik gereği böyle dönülürse, yarın öbür gün, Türkiye'nin Güney Doğu politikası da değişebilir!
O zaman ne yazılacak bugün Marmara'dan, Karadeniz'den Ege'den, Güney Doğu'yu savunmak için gidip ölen fıdanlann mezarlarına?
"Şark Cephesi'nde Yeni Bir Şey Var" mı yazılacak?
Yoksa hangi uğurda ölüyorlar, varsa hangi kırmızı çizgi için dövüşüyorlar?