Güllük mü, küllük mü ?
Vatan · 14 Kasım 2005
Güneydoğu’da bombalar patlıyor. Cenazelerin sayısı, yüreklere yüklediği kinle doğru orantılı artıyor. Her cenaze, düşman tarafların bir ayaklanma provası.
AKP hükümetinin askeri cepheye sürmek dışında bir Güneydoğu politikası var mı ? Varsa, Dubai Emiri mi haberdar, Katar Emiri mi, yoksa İsrail’li iş adamları mı ?
Arap ve İsrail sermayesi İstanbul’a kule dikip liman yaparsa, Kürt sorunu biter mi, Güneydoğu patlamaz mı ?
Rize’de galeyana gelen halk hareketleri, linç girişimleri birbirini izliyor. Polis, linç girişimlerini önleyemiyor, suçluları tutuklamıyor. Acaba TBMM’de, linç girişimini « Derslerini aldılar. Bir daha buraya gelmeye cesaret edemezler, » diye yorumlayan AKP Rize milletvekili Abdülkadir Kart gibi düşünmeyen AKP milletvekilleri var mı ? Varsa, partidaşları Kart’a nasıl bir yaptırım uyguladılar ?
Şemdinli’de tutuklanan astsubay sanıklar, yanlarına bir traş takımı, yedek fanila ve çorap almayı unutmuşlar. Kimlikler, krokiler, görev emirleri, 105 imzalı izin yazısı, resmi araba, silahlar… Adeta « gizli istihbarat» görevine, « açık ihbar » dosyasıyla çıkmışlar. Dünya gizli istihbarat çalışmalarında bir ilk oluşturan bu ŞEFFAFLIK, kimsenin garibine gitmiyor. TBMM Başkanı Arınç, hükümete « JİTEM var mı ? » diye soruyor. Hükümet Başkanı Tayyip Erdoğan ise bölgedeki provokasyon ve linç girişiminin idari boyutunda, Cumhurbaşkanı onayı gerektiren üçlü atamalardan şikayetçi. « Başbakan olarak istediğim valiyi, emniyet müdürünü atayamıyorum, » diye dert yanıyor. Acaba Tayyip Erdoğan, Rize’deki linç girişimini, « Olayları TAYAD’lı grup tahrik etti, vatandaş tahrik oldu, » diye değerlendiren ( !) Rize Valisi Enver Salihoğlu hakkında ne düşünüyor ? Taa İstanbul Belediye Başkanlığından tanıyıp AKBİL soruşturmaları çerçevesinde değerli hizmetlerini gördüğü bu valiyi kendisi atamadı mı ? Acaba Şemdinli’ye de Enver Salihoğlu gibi bir vali atasa, yeni vali « JİTEM’li grup tahrik etti, vatandaş tahrik oldu, » dese ortalık durulur, Türkü Kürdü sarmaş dolaş olur, bölge barışa kavuşur mu ?
Yoksa, daha da AKP’li bir vali mi atamak ister Erdoğan Şemdinli’ye ? Örneğin Rize’de linç girişimini, « Onlar olduğunu bilsem, iner ben de vururdum. Bir daha kolay kolay kurtulamazlar, » diye onaylayan AKP’li belediye başkanı Halil Bakırcı gibi biri…
Ben bu ülkede valilik, kaymakamlık kaldırılsın, belediyelerin yetki alanı genişletilsin diye fetva veren çeyrek akıllı yarı aydınlar da biliyorum. İşte size atanabilen valilikten seçilmiş belediyeye, AKP kalitesi. Getirin koyun Şemdinli’ye, ne JİTEM kalır, ne PKK, süt liman oluverir ortalık !
AKP’nin devlet adamlık kalitesi, belki de vali, belediye başkanı, emniyet müdürü yüzeyinden çok, bakanlar düzeyindedir, kimbilir. Örneğin Adalet Bakanı Cemil Çiçek’tir, kalite devlet adamı.
AKP’li olmamaktan muzdarip zanlıların, dört aydır mahkemeye çıkarılmayı beklemeleri münasiptir. Aralarında bazıları intihar edebilir, normaldir, çünkü hapisanede intiharın önlenemeyeceği Adalet Bakanı tarafından açıklanmıştır. Hatta çamaşır ipi bulamayanlara, çarşaf yırtıp battaniyelerin kenarlıklarından nasıl asılacak urgan yapacakları, bizzat tarif ve ifade edilmiştir.
Ama Adalet Bakanı Çiçek, asla ve kat’a, Van Adliyesi’ne mahkemenin niçin başlamadığını, dosyanın niçin hala hazırlanmadığını sormaz, yargının işine karışmaz. Adalet Bakanlığı, zaten yargıya değil, yasalara bakar Türkiye’de. Mecliste yasa yetiştirir ve vazolara koyup bakar.
Müjdeler olsun hepinize, devlete AKP kalitesi gelmiştir, hain YÖK inatçılık etmeyip beş çeşit türban modeli çizerse tüm sorunlar çözülüp Türkiye güllük gülistanlık olacaktır.
Ya da küllük külistanlık.