Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 2005

İstanbul’dan Madrid’e terör

Vatan · 21 Aralık 2005

17 Aralık'ta dünya ajanslarına İsviçre ATS kaynaklı bir haber düştü: İki yıl önce Neve Şalom ve Beth İsrael sinagoglarına yapılan bombalı saldırıları üstlenen İBDA-C terör örgütü üyesi 2 Türk, Liechtenstein'da yakalanmıştı…

Liechtenstein savcılığının açıklamasına göre Türk zanlılar, yaklaşık bir yıldır Liechtenstein ve İsviçre'nin Saint Gall kantonunda sürdürülen (gizli) soruşturma ve araştırmalar sonucu ele geçirilmişti...

Batılı istihbaratçılara göre, "Köln Halifesi" Metin Kaplan'ın Kaplancılar diye anılan müritleri de, İstanbul'daki terör saldırılarını üstlenen İBDA-C grubu ile yakın temas halindeydi!

ATS, İsviçre televizyonu TSR ve Swissinfo'ya çalışan bir ajans. Ancak haber 17 gün gecikmeliydi. Sözü geçen 2 Türk terörist, 1 Aralık'ta yakalanmış, güvenlik birimleri sanıkları sorgu süresince gizlemiş, edindiği bilgileri de basından önce yabancı anti terör birimleriyle paylaşmıştı.

Liechtenstein'daki operasyonun devamı mıydı bilinmez, 9 Aralık'ta İspanya'nın Akdeniz kıyılarını kapsayan Costa Del Sol bölgesinde Selafi "Takfir ve Hicret" terör örgütüne üye oldukları bildirilen 7 kişi tutuklandı…

ATS haberinin yayımlandığı 17 Aralık'ı 18'e bağlayan gece, yine İspanya'nın Lerida, Malaga, Sevilla kentleri ve Balear Adaları'na aynı anda yapılan baskınlarda 14 İslamcı terör zanlısı daha tutuklandı. Bu kişilerin de Takfir ve Hicret (Aforoz ve Göç) örgütüne bağlı oldukları öne sürülüyordu.

El Pais Gazetesi, 19 Aralık sayısında hem bu operasyonlara, hem de Takfir ve Hicret örgütüne dair hayli kapsamlı bir analiz yayımladı.

Analiz, "Cihat Mezhebi" başlığını taşıyor, tutuklu İslamcıların karakter ve yaşamları inceleniyor, Takfir ve Hicret örgütü tanıtılıyor.

Dünyanın en iyi gazetelerinden biri olan El Pais'in bu incelemesi tüyler ürpertici bir gerçeği gözler önüne seriyor: Bize El Kaide diye yansıtılan "şey", dev bir holding küresel ekonomide neyse, küresel terörde aynısı. Uluslararası bir organizasyon, her ülkede temsilcilikleri ve taşeron firmaları var. Yerel terör örgütleri El Kaide adına cihat ihalesi alıyor! Grup adları ne olursa olsun, hepsinin aralarında bağlantıları var, birbirlerinden ödünç terörist alıp veriyor, ancak suikastları El Kaide olarak imzalıyorlar.

El Pais'in analizinde Türkiye'ye ilişkin ilginç bir bölüm var.

İspanyol makamları, Türk, Tunuslu, Faslı ve Libyalı İslami terör örgütlerinin 2002'nin şubat ayında İstanbul'da bir toplantı yaptığını belirtiyor. Bu toplantıda, "imanlı Müslüman nerede yaşıyorsa, orası cihat toprağıdır," kararının çıktığını ve Cerba (2002, Tunus), Kazablanka (2003, Fas), İstanbul (2003, Türkiye) ve Madrid (2004, İspanya) saldırılarının da İstanbul'da kararlaştırıldığını ileri sürüyor!

Yine İspanyol makamları, ülkede İçişleri Bakanlığı'na haber vermeden, bodrum katlarına, dükkân içlerine kurulan irili ufaklı 600 cami ve mescit "keşfetmiş", terör örgütlerinin buralarda propaganda yaptığını, buralardan "mücahit" devşirdiğini saptamış bulunuyor.

Türkiye'de "bilinen" İslami örgütleri düşününüz sayın seyirciler, İBDA-C'sinden Kaplancılara, Hizbullah'ından Ceyşullah'ına, Vasat'ından Hizbut Tahrir'ine vb. bir göz atınız.

Oysa Türkiye, İslamcı terörü yalnızca bombalar patladığında hatırlıyor, zaten İslamcı terör bile diyemiyor!

Hapishanelerde Hizbullah kalmadı, hemen hepsi serbest bırakıldı. Dışardalar. İBDA-C, Kaplancılar yurt dışında Takfir ve Hicret'le işbirliği yapıyor, yurt içinde kimbilir kimlerle…

Ve nerede gizleniyor, ne bekliyor, neye hazırlanıyorlar?