Kana tapanlar
Vatan · 13 Ocak 2006
Tuhaf günler yaşıyoruz. Kötünün iyi, eğrinin doğru diye sunulduğu ve üstelik, öyle algılandığı tuhaf zamanlar. İnsanlığa ihaneti vatana sadakat, vatana ihaneti kahramanlık, cinayeti cesaret, korkaklığı kurnazlık, alçaklığı yücelik, ölümü ödül, yaşamı ceza, cehaleti din, zaten kadınlara ve hayvanlara zulmü de iman gibi sunuyorlar. İnanıyor ve paylaşıyorlar.
Gerçeği gören, değerlerin ve ölçülerin tersyüz edildiğini fark eden pek azımız. "Yahu bu böyle değildi, böyle olmamalı!" diye haykıranların cılız sesini, çoğunluğun meşum homurtusu bastırıyor.
Tuhaf zamanlar yaşıyoruz gerçekten. Nasıl bir geleceğin, hangi belanın habercisidir böyle zamanlar, bilemem. Ama bunca kötülüğün hazırladığı yarınlar kuşkusuz pek parlak olmayacak. Bunca alçak, hain, zalim ve cahile yarayan günden, ne dirlik beklenebilir ne düzen.
Bir kurtlar sofrası kuruluyor, tüm Türkiye davetli. Bakalım kim tuzağa düşecek, kimler yem olacak bu kez.
Kurbanlar kesildi.
Kuşlar itlafta.
Katiller serbest.
Yüz binlerce çift tırnaklının Allah aşkına, yüz binlerce kanatlının insan sağlığına kurban edildiği günlerde, insan kasabı Mehmet Ali Ağca'nın affedilmesi raslantı mı sizce?
İtalya'da öldüremediği Papa'ya sıktığı kurşun yüzünden 20 yıl ceza çeken Ağca'nın, Türkiye'de öldürdüğü Abdi İpekçi (ve daha kimbilir kaç cinayete karışmıştı) cinayetinden bile değil, gasp suçundan 6 yıl hapis yatıp çıkması normal mi sizce? Hukuk mu, adalet mi, hakkaniyet mi, hangi düzeneğin hangi doğrusuna uyar böylesi?
Bir devletin doğrusu buysa, eğrisi nedir?
Belki de doğrusu kalmamıştır artık. Devletiyle, çoğunluğuyla eğriye teslim olmuştur Türkiye. Ve Ağca'nın cezaevinden çıkışını protesto edenler polis tarafından dağıtılırken, devleti ve ülkeyi tüm dünyaya rezil eden bir caniyi "milli kahraman" diye Türk bayraklarıyla karşılayanlara müdahale edilmemesi, tam da bunun işaretidir.
Katil Ağca'yı 1979'da hapisten kaçıranlar, kuşkusuz dün "kahraman" diye karşılayanlardır.
Merak ediyorum. Acaba o karşılayıcılar bayramda kurban da kesmişler midir? Alınlarına kurban kanı da sürmüşler midir?
Allah'a karşı vazifelerini yerine getiren insanların huzuru içinde midirler?
Eğer öyleyse, nasıl bağdaştırırlar Allah'ın, oğlu yerine hayvan kurban etmesini buyurduğu Hz. İbrahim'in vasiyetini, "milli" imanına insan kurban eden Ağca'ya verdikleri destekle?
Belki de kan, kanı çekmektedir. Kan tutkusunda insan ya da hayvan, fark etmemektedir, bazıları için. Öldürmekten duydukları haz, kolayca bıçak sallamalarından, tetik çekmelerinden, kılları kıpırdamadan hayvan, çocuk, kadın cesetleri dizmelerinden bellidir.
Hiç kuşkunuz olmasın ki maçlara döner bıçağıyla giden ve futbol takımının uğruna rakip taraftarı şişleyenler de onlardandır. Coşunca havaya kurşun sıkıp çoluk çocuk öldüren de. Kadınları kızları dövenler, töreye karşı ya da dinden çıktı diye öldürenler, Hizbullah'ından Hizbut Tahrir'ine, kontr gerillasından eşkıyasına, milliyetçisinden İslamcısına, hepsi, hepsi onlardandır! Dogmalar ve yasaklarla büzülmüş beyinleri farklı davalara koşullanmış gibi görünüyorsa da zihniyet aynıdır: İlkellik. Hepsini kan çağırır onların. Allah derler, millet derler, namus derler, kana taparlar.
Heyhat, tuhaf zamanlar yaşıyoruz. Günler, gecelere gebe.
Kurbanlar kesiliyor. Kuşlar itlafta. Katiller serbest.
Kan istiyor, kana doymuyor karanlık