Derin devlet nedir ?
Vatan · 17 Ocak 2006
Yukarıdaki soruya yanıt aramak için, önce ve elbette « devlet nedir » bilmek gerekir. Hepimiz, devletin hiç olmazsa bir anlamını biliriz. Ama kastedilen, her zaman aynı « devlet » değildir. Tuhaf ama gerçek, hemen her dilde, bazen örtüşen, bazen ayrışan iki olguyu ifade eder devlet. Latin dillerinde devletin « öteki » anlamı, « durum »dur.
Türkçede ise, « talih »…
Örneğin Türkçeden başka hiç bir dilde « talih» olup konmaz « devlet kuşu » kimsenin başına ! Zaten başka hiç bir dilde, « ya devlet başa, ya kuzgun leşe » diye maceraya koşulmaz, risk alınmaz, kumar oynanmaz.
Doğuya özgü ve Türkiye’nin doğulu çocukluğudur, « devlet ana »lar, « devlet baba »lar.
İşte bu yüzden acımaz, devletin kestiği parmak.
Çünkü Doğu’da anaların, babaların vurduğu yerde gül biter.
Sevecen ana, dövmeyen baba ve adil devlet, bir « talih » sorunudur doğulu Türkiye’de. Talihiniz iyiyse, iyisine düşersiniz. Kötüyse, kötüsüne.
Oysa Batı’da devlet, toplum organizasyonuyla örtüşen durum anlamıyla, bir mantıktır. Statüsü, statükosuyla ihtiyaca cevap vermediğinde değiştirilebilir, düzenlenebilir bir mantık.
Türkiye’de devlet kurumunun acz ile zorbalık arasında gidip gelen dengesiz otoritesinde, halkın analık ya da babalığından kurtulamayan, dolayısıyla yasal ve mantıksal üstünlük oluşturamamak sorunu vardır.
Başka bir deyişle halk devletin aynası, devlet de halkın özet aynısıdır.
Türk toplumu ile devleti, hık demiş birbirlerinin burnundan düşmüştür.
Halkın yüzde onu dürüst mü? Devletteki her on memurdan biri dürüsttür.
Bu temsiliyet orantısını, tarikatçısından aşiretçisine, Türkçüsünden Kürtçüsüne, darbecisinden demokratına, kurnazından safına, laikine, mürtecisine, faşistine, korkağına, cesuruna, hırsızına, uğursuzuna ve tabii hortumcusundan rüşvetçisine, kaçakçısından eşkiyasına, kahramanından alçağına yayabilirsiniz.
Toplumun tüm nitelikleri devlet organizasyonuna birebir yansıdığı içindir ki, devletin içinde devlete ihanet eden, çünkü varlık nedeni yasalara uymak ve uygulatmak olan kurumda, yasaları çiğneyen ve suç işleyen devletliler de vardır.
Derin devlet, işte budur.
Koruması gereken yasallığı, bizzat çiğneyerek, delerek, hiçe sayarak suç işleyen, suç işleyeni koruyarak devleti çökertendir, derin devlet.
Ve tıpkı vücudu koruyan antikorları atlatmak için sağlıklı hücre kılığına giren kanser hücreleri gibi, devleti korumak adına oymaktadır altını. Devletin en yıkıcı, en hain, çünkü « iç » düşmanıdır derin devlet, dedikleri. Ve bir cürüm çetesinden ibarettir.
Tüm sembolleri sahte, tüm söylemleri yalan, kutsallıkları boş, ideolojisi de yoktur. Kah milliyetçisini, kah dincisini, kah Kürtçüsünü kullanır, mafyasını kollar, kaçakçısından otlar, eşkiyasını besler, katilleri kiralar, sırrını çözeni, yolunu keseni öldürtür, hapisten cani kaçırır, suçu vatanserverlik, vatan hainini milliyetçi diye sunarlar.
Adalete inancı, iki buçuk dürüstün umudunu, gençliğin güneşini çalan, insanların devlete duyduğu güveni yıkan, bayrak saygısını yok eden, namusu ve yurt sevgisini öldüren onlardır. Devleti içinden kemiren, asıl onu korumak adına batıranlardır.
Kiralık katillerini « milli kahraman » ilan eden eşkiyaların yeraltı devleti, bir devletin deriniyse eğer, o devlet temelinden çürümüş demektir. Ve o temeli bu çürükten temizlemedikçe, üstüne sağlam bir geleceğin güneşi asla doğmayacaktır. Ne yazık.
-----------------------------