Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 2006

Futbol kurtuldu,sıra hayvancılıkta

Vatan · 20 Ocak 2006

Dün Türkiye'deki uluslararası haber ajansları ve yabancı basın, ülkemizin "en önemli haber"ini nasıl değerlendirdiler, henüz bilmiyorum. Ama Türkiye'yi izlemekle görevli istihbarat birimleri ya kafayı yemiştir ya da Türklerin topyekûn sıyırttığına hükmetmiştir, sayın seyirciler!

Üşenmedim izledim: Saat 12.30 ile 15 arasında, Türkiye'nin tüm "haber" televizyonlarındaki TEK haber, Futbol Federasyonu'na başkan seçimiydi.

Ne futbolun önemini, ne de siyasal baskıların öne çıktığı federasyon başkanlık seçimini küçümsüyorum.

Ama kendinizi bir an, ABD'nin dünyayı dinlediği Echelon üssünde, Türkiye'yi izlemekle görevli bir istihbaratçının yerine koyun.

Haber sinyallerini çözdüğünüz ülkede dünya sağlığını tehdit eden bir virüs var: Kuş gribi. Üstelik yayılıyor. Oysa ülkenin tüm "haber" kanalları, üç saat boyunca yalnız Futbol Federasyonu başkan seçimlerine kilitleniyor…

Yabancı bir istihbarat görevlisi olarak, izlediğiniz ülke Türkiye'nin "oynattığını" düşünür müsünüz, düşünmez misiniz?

Dün, Türkiye'nin "medyatik" gündemi futbol, giderek yayılan kuş gribiyle mücadele edenlerin herhalde önceliği değildi ki bir veteriner televizyonda başkanlık seçimi seyretmesi gereken saatlerde bana bir mesaj yazıyordu. Ve yazdıkları, Türkiye'nin uyduruk gündeminde yer bulamayan makus, gerçek gündemi. Keşke adı bende saklı veteriner okurum, bana değil futbol federasyonuna yazsaydı, kuşkusuz daha çok yankı bulurdu. Ben de zaten Haluk Ulusoy'un ilgisini, veterinerlerin içler acısı durumuna çekmek için yayımlıyorum:

"Sayın Kırıkkanat,

Ülkemizde adını bilmediğiniz, kuş giribi gibi pek çok epidemik hastalık mevcut. Tarım Bakanlığı'nın yapısı bu hastalıkları önlemeye müsait değil. Veteriner ve veteriner sağlık teknisyenleri sayısı yetersiz. Dairelerde, asli işlerini yapamıyorlar. Asli işlerini yapanlar 24 saat çalışıyor, bayram ve hafta sonları dahil. Çalışma şartları içler acısı. Aldıkları ücretler komik. Kuş gribi salgınında belki bulunduğumuz koşulları görürler, hakkımızı vermek, kurumsal yapıyı değiştirmek konusunda bir şeyler yapılır, medya ilgilenir diye umutlandık, boşa çıktı. Tarım Bakanlığı'nda son 20 yıldır uzmanlık kadrosu açılmıyor. Kendi kendimize uzmanlık yapmaya çalışıyoruz, bu sefer de karşımıza izin, atama duvarı dikiliyor ve hiçbir iş torpilsiz görülmüyor. Veteriner hekimlere evrak memurluğu, saymanlık, çiftçi kayıt sistemi girişleri, şoförlük, ambar memurluğu vb. işleri yaptırılıyor. Kendi asli görevimiz her zaman en sonda yer alıyor. Teşkilatta bıkkınlık, isteksizlik ve yorgunluk hakim. Sizden ricam, bizim sorunlarımızı habercilik düzeyinde dile getirmeniz. Veteriner hekimlerin sesini, kendilerinden başka duyan yok.

Süt üreticimiz sütün litresini toptancıya 38 yeni kuruştan veriyor, halk 1,5 YTL'ye içiyor. Canlı hayvanın kilosu kasaba ve cambaza 3 YTL'ye veriliyor, halk etin kilosunu 11-12 YTL'ye alıyor. Üretici bir kilo arpayı 30 yeni kuruşa mal ediyor, 28 yeni kuruşa satıyor. Çiftçi ve bizler iyi durumda değiliz. Lütfen köşe yazılarınızda ve programlarınızda il veteriner oda başkanlarının, üniversite hocalarımızın görüşlerine yer veriniz. Lütfen sesimiz olunuz, en azından şu hayvancılık konularında bir iki adım ilerleyebilelim, memleketimize bir nebze katkımız olabilsin. Saygılarımla."

Ne diyelim? Dileyelim Türk Futbol Federasyonu'nun yeni yönetimi, Tarım Bakanlığı'na hayırlı olur, sayın seyirciler.