Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 2006

Niyet minyatür kısmet karikatür

Vatan · 11 Şubat 2006

Sözlükler, karikatür sözcüğünü "yüzün belirgin çizgilerini ya da beden oranlarını, tamamen yergi amacıyla abartarak ya da biçimini bozarak, desen, resim vb. yollarla gülünç ve acayip bir biçimde betimleme" diye tanımlıyor. Kelimenin ikinci anlamı ise, "aslı taklit edilerek beceriksizce, acemice yapılmış şey"...

Bu yazıyı yazarken üzerine eğilip dikkatle baktığım resim de böyle bir "şey": Sakallı bir erkeğin pek beceriksiz, pek acemice bir resmi. Aslı, Paris'teki Fransız Milli Kütüphanesi'nde. Bendeki kopyasında sarıklı adamın ay gibi yuvarlak kocaman bir yüzü var, kafasından herhalde ışık saçtığını belirtmek için alevler çıkıyor. Ağzı burnu, sakalı, bıyığı, gözleri her şeyi yerli yerinde, ama tuhaf mı tuhaf. Üstelik vücuduna ve ellerine oranla aşın büyük. Altında "minyatür" yazmasa, karikatür diye bakarsınız.

Farsça elyazması bir kitaptan alınan minyatürün yanında, kelimesi kelimesine "Türkler ve İranlılar, Hz. Muhammed'i açık yüzüyle tasvir etmeye cesaret ederler,' yazıyor, Fransızca.

Liberation Gazetesi, karikatür krizinin ilk günlerinde Paris X. Üniversitesi'nde karşılaştırmalı edebiyat profesörü Abdülvahap Meddeb'le uzun bir söyleşi yayımladı. Prof. Meddeb, Hz. Muham-med'in 15. yüzyıla kadar yüzü açık resmedildiğini belirterek, "2005 yılında Barselona'da açılan Dogu'dan Görüldüğü Gibi Batı sergisinde, bizzat ben peygamberin pek çok resmini bir araya getirip sergiledim," diyor.

Liberation Gazetesi'nin bastığı örneklerden biri, 1307 ile 1308 yılları arasında yapılmış olduğu tahmin edilen ve Hz. Muhammed'i deveye binmiş, Hz. İsa'yı da at üstünde yan yana giderken gösteren bir resim. Ne var ki iki peygamber de sarıkları ve sarıklarını kuşatan (Hıristiyan sembolü) azizlik halkasına rağmen Arap'tan çok Çinli'ye benziyorlar! İkisi de sakallı, aşağı sarkık bıyıklı, çekik gözlü... Birer karikatür.

İki peygamberi karikatür gibi resmeden zamanın sanatçısı, o kadar beceriksiz ki, zaten Hz. Muhammed'in bindiği devenin başı koyun kafasına, Hz. İsa'nın ati da daha çok eşeğe benziyor!

Prof. Meddeb'e bakılırsa, Müslüman ülkelerde Hz. Muhammed'i tasvir eden tarihi resimlerin akıbeti belli değil, ama Bati ülkelerindeki ulusal kitaplıklar, müzeler, üniversitelerde yüzlerce örneği var. En alımlı, en şaşırtıcı örnekleri de Edin burgh Üniversitesi kütüphanesindeki Raşiddin'in elyazması Cami-al Tavarih" isimli "Dünyanın Muazzam Tarihi" kitabında yer alan Hz. Muhammed'in resimli hayati. Peygamberin yaşamını çizgi ro-manlaştiran bu kitapta, Cebrail'in getirdiği tanrısal mesajı alan Hz. Muhammed, tipatip Annonciation' ikonasında Cebrail'in getirdiği tanrısal mesajı alan Hz. İsa gibi resmedilmiş. Edinburgh Üniversitesi'ndeki bu elyazması ve Hıristiyan ikonografi geleneğine uygun resimleri Mısır'daki Al Ahram Gazetesi de karikatür krizinin başlangıcında konu etti.

Hz. Muhammed'in yüzyıllarca önce yapılmış ve zamanın teknik olanaklarıyla basılmış resimlerine, internet aracılığıyla ulaşmak mümkün. Ve böyle bir araştırma yaparsanız, bu resimlerin de beceriksizce ve acemice, ama iyi niyetle yapılmış karikatürlerden ibaret olduğunu görürsünüz.

Bu mantıkla, bugün İslam alemini sallayan karikatür krizini, desenlerin kötü niyetine bağlayabiliriz...

Diyeceğim ama, mümkün değil. Çünkü yukarıda anlattığım ve bizzat İslam sanatçılarının eserleri ve Hz. Muhammed'i yüceltmek amaçlı olup karikatürden ileri gidemeyen resimleri bile yayınlanamıyor artık Müslüman ülkelerde.

İşte bu kapsamda, İslamiyet'in 1300'lerdeki vizyonunu daralttığı, hoşgörüde gerilediği, özgürlük alanında kısıtlandığı söylenebilir. Ve bu durumun sorumlusu, kuşkusuz İslam dinini zengin öğretisinden mahrum bırakarak fanatizme özetleyen Vehhabilik akımıdır.