Zerdüşt böyle demedi ki…
Vatan · 20 Mart 2006
Doğada gün-tün eşitliğine denk gelen 21 Mart, Afganlar, Persler (İranlılar), Kürtler ve Orta Doğu’nun çeşitli cemaatlarınca « yeni yıl » başlangıcı olarak kutlanan bir « ateş » bayramı. Yer Türkiye, kutlayanlar da Kürtler olunca, bizim ellerde « ateşle barut » bayramlaşması yaşanıyor, düşünen ve yazanları da « yeni yıl »ın Nev-Ruz’cası ilgilendiriyor.
Kürt kaynaklarına bakarsanız, 2006 Nevruz, Kürt tarihinin 2618’inci yeni yıl başlangıcı. Bugün normalde, Kürt yurttaşlarımızın demirci ustası Kava’nın 2618 yıl önce zalim Kral Zohak’a karşı kazandığı zaferi kutlamak üzere, ateş yakıp çevresinde sevinç dansları yapmaları lazım.
Bu yazıyı yazarken, ne ateşleri yakıldı, ne ateşleri saçıldı, henüz bilmiyorum.
Ama ateşle örülen Nevruz efsanesi, tamamen Kürtçü bir yaklaşım sergileyen Guide du Routard 1999 tarafından şöyle anlatılıyor :
Zohak adlı zalim bir kral, omuzları üzerine dolanan Niko ve Dom adlı iki kara yılanla yaşarmış. Zohak, her sabah bu yılanları iki genç erkek beyniyle beslermiş. Ancak yılanları beslemekle görevli hekimler, günde iki erkek öldürüp beyinlerini çıkarmak yerine, erkek kurbanlardan birini öldürüp, bir de koyun keser, yılanları çaktırmadan biri insan, diğeri koyun beyniyle beslerlermiş.
Kurbanlık iki erkekten kurtulanı, kaçar dağlara gizlenirmiş. Kürt kavmini, işte bu dağa kaçıp kurtulan kurbanlık gençler kurmuş. (Kurban seçilenler hep erkek olduğuna göre, kadınsız nasıl ürediler bilinmez amma, efsane böyle…)
Kral Zohak’ın, her gün bir genç erkek ölümü bile epeyce cana mal olan tebaasından Kava isimli demirci, 16 oğlunu kurban vermiş Niko ve Dom’a. (Kaç kızı vardı bilinmez, demek ki o zamanlarda da nüfus planlaması yokmuş, bölgede.) Kava, on yedinci oğlu da yılanlara yem olmak üzere yakalanınca, isyan edip önüne düşmüş halkın ve Kral Zohak’ı devirip, kanlı zulmüne son vermiş. İsyancılar kocaman bir ateş yakıp, sevinçle dans etmişler çevresinde. Kürtler de bin yıllardır 21 Mart’ta ateş yakıp, Kava’nın Zohak’a karşı kazandığı bu zaferi kutlarlarmış.
Eğer Nevruz’un kökeni bu efsaneyse, tarihi Hristiyanlık ve İslamiyet öncesine dayanıyor.
Ancak « Kürdistan Tarihi-Topraksız bir halk » kitabının Kürtçü yazarı Alain Coutte’a bakacak olursak, Kürtlerin tarihi daha da eski : 2700 yıllık ve Kürt Nevruz’un sembolü ateş ile pagan (putperest) Zardoz dini, Nieztche’nin meşhuuuur Zerdüşt’üne ilham kaynağı olup Mezdeki mezhebinin kaynağı sayılıyor.
Bir itirazım yok, ama akıl varsa, mantık da olması gerek…
Türkiye’de kutlanan Nevruz’lar, eğer bir isyanla kazanılan zaferin kutlamasıysa Zerdüşt’ün barışçı bilgeliğiyle taban tabana zıt ! Üstelik Zerdüşt’ün Afganistan (M.Ö.650) doğumlu olup öğretisini Sanskritçe yazılmış Hindu Veda dinine dayandırdığı ve Persya’da yaydığı düşünülecek olursa, Kürtler, hem Hindu, hem de İranlı dindaşlarıyla aynı bayramı paylaşıyor.
Oysa aynı biçimde bayramlaşmıyorlar!
Üstelik, raslantıya bakın ki, bir de Bahailik meselesi var. Ne tesadüf, Bahailik mezhebi de bir 21 Mart’ta kurulmuş, her 21 Mart « Baha » (zafer) günü, yeni yıl başlangıcı ve…Nev Roz olarak kutlanıyor. Hem de öyle bir tesadüf ki, İran’da Bahailik mezhebinin kuruluş tarihi 1860, Osmanlı topraklarındaki ilk Kürt isyanlarına denk geliyor. 1947 yılında İran’da Kürt isyanı bastırılıp Mustafa Barzani asılıyor, hemen akabinde Bahailik mezhebine, BM’de sivil toplum örgütü statüsü veriliyor. Türk solu’nun Kürtçülerle ipleri koparttığı ve Mehdi Zana ile arkadaşlarının Doğu Kültür Ocakları’nı kurduğu 1970 yılında ise Bahailik de BM’nin ekonomik ve sosyal programlarına katılıveriyor !
Bütün bu verilerden ‘komplo’ teorisi üretmek istemiyorum. Ama incelemeye değer diye düşünüyorum.
--------------------------------------