Demokrasinin açlıkla terbiyesi
Vatan · 15 Nisan 2006
Fransız Ulusal Meclisi'nin tüm görkemini taşıyan "Dört Kolonlu Salon", bir aydır; tam olarak 7 Mart'tan beri tarihte görülmemiş bir eylemin drama sahnesi.
İktidardaki UMP partisinin bağımsız ortağı UDF milletvekili Jean Lassallc, bu salonda 39 gündür açlık grevi yapıyor.
Açlık grevi deyince, sizi bilmem, ama ben Türk'ün aklına yere serilmiş battaniyeler, yorganlar, su şişeleri ve nedense yemeği kesince saçı sakalı da koyve-ren, yaük durumda pejmürde insan görüntüleri gelir.
Jean Lassalle ise her gün tıraş oluyor, yıkanıyor, giysilerini değiştiriyor ve koyu renk takım elbisesi, uygun kravatıyla Fransa parlamentosunun bir kanapesi üzerinde temiz pak otururken, şu ana kadar 25 kilo kaybetti!
Meclis Başkanı Jean Louis Debre'nin emriyle, yani zorla, paskalya tatiline denk gelen bu hafta sonu hastaneye kaldırılacak. Çünkü "kırmızı"ya geçti sağlık durumu, şimdilik zihni açık, ama her an komaya girebilir.
Peki ne talep ediyor Jean Lassalle, bîr milletvekili niçin açlık grevi yapar?
Lassalle, Atlantik Pireneleri bölgesinin milletvekili. Japon Toyal grubu, bir süre önce bu bölgede bulunan Aspe Vadisi'ndeki alüminyum fabrikasını "etkinlik genişletiyoruz, burada yer yok" gerekçesiyle kapattı, üstelik Fransız Total grubuyla anlaştı, Lacq bölgesine kaydırma kararı aldı. UDF milletvekili, Aspe Vadisi'ndeki TEK fabrikanın Toyal alüminyum tesisleri olduğu, 150 aileye iş sağladığı ve eğer kapanırsa vadinin ölümü anlamına geleceğini savunarak, kapatılmasına, başka bölgeye kaydırılmasına karşı çıkıyor. Aylarca, iktidar partisi bakanlarına dert anlatmaya çalıştı. Aylarca, başbakan Villepin, yardımcısı ve iç işleri bakanı Sarkozy, sanayi bakanı Loos'un kapısını aşındırdı. Devleti, Japonları Aspe Vadisi'nde kalmak için "zorlamaya" ikna edemedi.
Ve açlık grevine başladı. Kimse ciddiye almadı önce. Dayanamaz sandılar. Dayandı.
Ve açlık grevinin 39'uncu gününde, Jean Lassalle, davasını kazanmak üzere. Japonya'ya mektuplar yazıldı, Aspe Vadisi'nde kalması için fabrikanın, bir sürü "avantaj" sunuyor Fransız devleti. Japonlar da yumuşadı zaten, "tamam, kapatmayacağız" falan diyorlar. Ama milletvekili Lassalle, yazılı teminat verilmeden açlık grevine son vermeyecek, artık belli oldu. Olaya çok ölçülü yaklaşan Fransız basınına, Jacques Lassalle'ın açlık grevinin başında verdiği demeç, "küresellesme"nin toplumlara maliyetini de ortaya koyuyor. "Devlet, boğazına kadar borçlu ve borsada Cac 40'ı temsil eden on şirket, devletten katbekat daha güçlü," diyor Lassalle. "Ne kadar güçlü olurlarsa olsunlar, birkaç adamın yüzlerce, binlerce ailenin kaderini, ülkemizin geleceğini elinde tutmaları fikrine katlanamıyorum artik. Fınans canavarlarının, yamyamların yönettiği bir dünyada yaşar olduk. Sanal muktedirler, canlı insanlara kendi kanunlarını empoze ediyor ve buna küreselleşme diyorlar. Bu zorbalığa artik tahammül edemiyorum."
Türkiye'de, yurtseverden geçilmez, herkes vatanseverdir, biliyorsunuz. Ama vatanseverlik nedir, diye sorduğunuz zaman acaba kaçı cevap verebilir, kaçı vatan nasıl sevilir, bilir?
İşte size vatanını, seçildiği yani vekili olduğu yöre milletinin hakkını arayarak seven bir milletvekilinin serüveni. Acaba Türkiye'de, seçildiği bölgenin çıkarları uğruna, vekili olduğu millet için aç kalmaya hazır kaç vekil vardır?
Sevilen vatan, herhalde "yememek" için seve seve satılmayacağına göre... Babalar gibi satanların, akbabalar gibi semirmesine de şaşırmamalıdır.