Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 2006

Veziristan’da vaziyetler

Vatan · 18 Nisan 2006

20 Mart'ta KanalTürk'te yayınlanan Basın Köşkü'nü hazırlarken, konulardan birinin başlığını "İngiltere'den mevzi çekiliş" olarak saptamış ve VTR metnini şöyle yazmıştım: "İngiltere Irak'tan 800 askerini çekeceğini açıkladı. Irak'taki İngiliz askerlerinin sayısını yüzde 10 azaltacak olan bu karar, Savunma Bakanı John Reed tarafından tuhaf bir gerekçeye bağlandı: Irak güvenlik güçleri asayişi sağlamakta çok ilerleme kaydetmiş!"

Haber hakikaten şaşırtıcıydı. Irak'ta kan gövdeyi götürüyor, her gün 40-45 kişi ölüyor, asayişi sağlamakta sözümona ilerleme kaydeden yerel güvenlik güçleri sapır sapır dökülürken, İngilizler "her şey yolunda" deyip asker sayısını azaltıyordu.

Program sırasında Irish Times muhabiri arkadaşımız Nicholas Birch, olaya ilginç bir yorum getirdi: İngiliz ordusu Afganistan'a göndermek için Irak'tan "tecrübe kazanmış" asker çekiyordu.

NATO'nun yaz başında Afganistan'da büyük bir harekâta girişeceğini, Basın Köşkü'nde herkesten önce böyle öğrendik ve yayınladık. (Aklınızda olsun, Türkçe konuşan yabancı meslektaşlarımla hazırladığım Basın Köşkü, artık cumartesi günleri saat 15.00'te KanalTürk'te.)

Afganistan'da halen 27 bin NATO askeri var. Bütün müttefikler kontenjanlarını artırıyor ve Türkiye 1000 asker daha sevkediyor bölgeye. Sevk bittiğinde, NATO ordusu 35 bin mevcuda ulaşmış olacak. Çünkü Afganistan'da yeniden savaş başladı, sayın seyirciler. Hem de ne savaş. Düşmanın kim, nerede ve en önemlisi kaç kişilik bir güce sahip olduğu bilinmeyen, amansız bir savaş.

Mevcudu meçhul düşman ordusu hakkında fikir edinebilmek için, halen 70 bin kişilik bir Pakistan ordusu, artı 27 bin kişilik NATO kuvvetlerinin başa çıkamadığını söylemek, sanırım yeter.

Taliban, Afganistan'ı günbegün yeniden ele geçiriyor. Ülkenin Pakistan sınırı ve yakınları demek olan Veziristan bölgesi, tamamen Taliban, Hizb-i İslami (Gülbeddin Hikmetyar kuvvetleri) ve El Kaide koalisyonunun denetiminde.

Veziristan'da "şeriat devleti" ilan ettiler ve 2001 öncesi ne yapıyorlarsa aynısını yapıyorlar: Video kaset ve CD satan dükkânlar yıkılıyor, internet kafeler kapatılıyor, bölgede ne kadar şarkıcı, türkücü varsa tabanları yağladı. "Cennet pasaportu sakal" tıraşına devam eden berberlere, "kefen"lerini satın alıp ölmeye hazırlanmaları için kefen parası zarfları gönderiliyor. Kadınların durumunu hiç sormayın. Sivil toplum örgütleri bölgeyi terketti, okullar ve dispanserler kapatıldı (Liberation Gazetesi).

Şeriatçı cephe, yanlarında dövüşmek istemeyen 120 aşiret reisini infaz etti... Kur'an kursları ve medreseler tam gaz beyin yıkıyor ve ayda 100 YTL karşılığında "istihdam" ettikleri öğrenci, işsiz ve hatta çapulculara birer tüfek ve "cennete gideceklerine dair garanti" veriyorlar.

Afganistan'da Taliban rejimi lehine bu gelişme, ABD'nin haşhaş tarlaları ve afyon kaçakçılığına savaş açmasıyla başladı. Dünya afyon üretiminin yüzde 80'ini oluşturan ve geliri tamamen afyon ekimine bağlı Afgan köylüsü ve kaçakçı çeteleri, anında Amerikalıları bırakıp Taliban saflarına geçti.

Oysa dünyanın en geri kalmış ülkelerinden biri olan Afganistan'da, güya zafer kazanmıştı ABD ve NATO. Güya işgal etmişler, güya demokratik seçimler yapılmış, "Enduring Freedom" sürüyor ve Karzai hükümeti diye bir hükümet var, güya.

Yaz başında yine savaşılacak Afganistan'da ve yine "demokrasi" kazanmayacak. Afganistan, Irak... Artık anlaşılmış olması gerek: Demokrasi, siyasi olduğunca kültürel bir olgunluk rejimi. Silahla gidiyor demokrasi, ama gelirse kendiliğinden geliyor. Ne güzellikle getirilebiliyor, ne silah zoruyla.