Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 2006

Bayramlık seyir

Vatan · 28 Nisan 2006

Seksen üç yıllık TBMM tarihinde ilk kez bu yıl, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nın "çocuklara" yönelik en önemli mesajı, "saygı" hakkı çocukların ellerinden alındı, gençlere verildi. Meclis kürsüsüne elbette büluğ çağında kızlar değil ama sakalı bıyığı çıkmış genç adamlar çıkarıldı.

Oysa 23 Nisan, dünyanın tek çocuk bayramı olmakla, Türkiye'nin özgün bir gurur kaynağıydı. Dünyada başka bir çocuk bayramı olsa ve meclis kürsüsüne çocuklar yerine 20'li yaşlarda gençler çıkarılarak kutlansa, en azından "parodi" sayılır, medya bu gençleri "çocuk" diye meclise seçen ve gönderenlerle olduğunca, kutlayanlarla da alay ederdi.

Oysa biz Türkler çok ciddiye aldık ve kızdık, çünkü bırakın ulusal bayramları, AKP iktidarı kadrolarının asıl büyük şantiyesinin, cumhuriyet rejimi parodisi olduğunu biliyoruz. Provaları izliyoruz, prömiyer yaklaşıyor.

Bizim Hacivat, 23 Nisan'da meclis kürsüsüne çocuklar yerine, liseden çoktan mezun olmuş olması gereken yirmili yaşlardaki gençlerin seçilmesini hiç yadırgamadı. Hele 21 yaşında hâlâ İHL'sini bitirememiş imam hatip "çocuk"un anti laik hitabetine bayıldı.

Acaba AKP iktidarı eğitimcileri, 23 Nisan'la 19 Mayıs'ı mı karıştırdı?

23 Nisan Çocuk Bayramı'nı çifte dikiş İHL'li gençlerle kutlayanlar, acaba 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı'nında kimleri sahaya çıkaracak? Emekli imam hatip ve vaizleri mi?

Belki de Hacivat, ağarmış saçı sakalıyla resmi geçit kafilesinin başına geçer. Zaten Çankaya'ya çıkmak için sayıklayan da kendisi değil mi? Cumhuriyet'in parodisini sahneye koyanlara, böyle bir 19 Mayıs bayraktarı pek münasiptir. Herhalde alını değil de, yeşilini taşır, "Dağ başını iman almış..." diye terennüm ederken, hem de Karagöz'ü kaşır.

Türkiye, gerçek bir gölge oyunu sahnesi olup çıktı, sayın seyirciler.

Celo, Recep, Şaban, Ramazan ağalar, Hacı Fitil, Hacı Kandil, Hacı Şamandıra'lar, her türün takiye kuklası replik alıp veriyor her gün, televizyon ekranlarında ve yazılı basında.

Karagöz ve Hacivat'ın son provalarını yaptıkları cumhuriyet parodisi, "reisicumhur" rolünü kapmak için yarıştıkları bu gölge oyununda, yalnızca 23 Nisan Çocuk Bayramı ile 19 Mayıs Gençlik bayramı karıştırılmıyor. AKP'nin, cumhuriyet tarihini herhalde "günah" diye okumayan kulis kadroları, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nda "cumhuriyet öncesi giyilen kıyafetler" pankartı altında kara çarşaflı ve fesli bebeler yürütüyor.

Parodinin neresine güler, neresine ağlarsınız?

Cumhuriyet'in 83'üncü yılında, çarşaf denilen kadınlık utancı, bizzat kendi sayelerinde cumhuriyet öncesinden çok daha yaygın, maziyi göstermiyor, istikbal vaat ediyor, bir...

Cumhuriyet öncesi Osmanlı hilafetinde, çocuklar tesettüre sokulmazdı, iki...

Bugün çarşafa sarılan, türbana dolanan kız çocuk başları, yalnız ve yalnız cumhuriyet sonrası, onların marifeti, sahneye koydukları cumhuriyet parodisinin, şeriatçı gölge oyununun dekorudur, o kadar.

Hacivat, "Seni gidi Karagöz'üm," diyor 23 Nisan perde kürsüsünden, "Sen hiç ehl-i türban değilsin!"

Karagöz, ertesi gün parti grup toplantısında yanıtlıyor: "Sen de hep o geveze musibetsin!"

Cumhuriyet'in 83'üncü yılında, bir Karagöz ve Hacivat, perdesini yıkıp viran eyledikleri laik rejimin ırzına geçme "şerefi"ni paylaşamıyorlar.

Hepimize iyi seyirler. Umarım sonunda ağlamayız, güle güle çıkarız bu gölge oyunundan, aydınlıklara.