Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 2006

İhlal ve ilga

Vatan · 17 Mayıs 2006

Fransız Ulusal Meclisi, yarın Ermeni soykırımını inkâr edene 45 bin Euro para ve Türk basınında yanlış yer aldığı gibi 1 yıl değil, 5 yıla kadar hapis cezası öngören bir yasa tasarısını görüşecek. Tasarı, ulusal meclis ve senatodan oluşan parlamento tarafından kabul edilip yasalaşırsa, hem tarihin tarafsızlığı çiğnenmiş, hem de Türkiye'ye tarihi bir haksızlık DAHA, yapılmış olacak.

Ancak bu tasarı, ister geçsin ister ertelensin ya da reddedilsin; Fransa'nın değil, bazı Fransız milletvekillerinin, 400 bin nüfuslu bir Ermeni diasporasının baskısıyla hazırladığı oy avcısı, popülist ve gerek bilimsel gerçekçilik, gerekse ifade özgürlüğünü yasaklamasıyla, anti demokratik bir girişim. Eğer yasalaşırsa, Türkiye'nin canı sıkılır, ama Fransa daha zor durumda kalır.

Türkiye'yi "yüzde 98'i Müslüman bir ülke" diye tanımlamak, nasıl faşist tınılı bir "ari" dincilik ve gerek içerde, gerekse dışarda "Türkler şöyledir, böyledir..." biçimindeki genellemeler nasıl üniformal bir aptallıksa, başka ülke toplumlarını da bizlerin "robot portre"lere indirgemesi öylesine abestir. Ve bu bapta Fransa'da, Ermeni diasporası kadar büyük bir Türk topluluğu vardır. Birkaç yüz bin Ermeni oyunu kovalayan bu tasarı yasalaşırsa, birkaç yüz bin Türk de sokağa dökülür, yazarak, yürüyerek, bağırarak Ermeni soykırımını topluca inkâr ve yasayı topluca ihlal edebilir...

İşte o zaman, Fransa devleti çok ter döker ve yasa "de facto" kadük olur. Çünkü yüz binlerce kişi tutuklanamaz. Tutuklansa, yargılanamaz. Yargılansa, hapsedilemez, çünkü hapisaneler yetmez!

Bence Türk hükümeti, asıl bu mesajı iletmeli Fransız muhataplarına.

Şu andaki sorun, Ermeni katliamı soykırımdı, değildi tartışmak değil. "Uygulanması olanaksız, çünkü Fransa'daki Türklere topluca suç işletecek bir yasanın, gerek yasama, gerekse yürütmeyi rezil rüsva ile felç edeceği"ne çekilmeli dikkat. Ermeni diasporasının etkisine karşı Fransa'daki Türklerin tepkisi, tehditse tehdit, buyursunlar baskılardan baskı beğensin, Fransız yasa yapıcılar...

Ama, "Fransızlar böyledir, Türkler şöyledir" basmakalıpları o kadar saçma ki, bana Ermeni soykırımını topluca inkâr ve olası bir yasayı topluca ihlal fikrini bir Fransız verdi!

Biliyorsunuz KanalTürk'te her cumartesi 15'te yayınlanan Basın Köşkü'nde Türkiye'de görevli ve Türkçe bilen yabancı gazetecilerle haftanın konularını değişik bir yorumla ele alıyoruz. Geçen cumartesi, Fransız meslektaşım RFI ve RTL muhabiri Jerome Bastion, programın son sözü olarak, "Eğer bu yasa geçerse, Fransa'ya gidip ilk ihlal eden ben olacağım, buyursun yargılasınlar, hapse de atsınlar!" dedi. İşte Jerome'un bu kararlı tavrı, benim de aklıma olası bir yasayı topluca ihlal yoluyla ilgayı getirdi. Böyle bir tepki, çığ gibi büyür ve yalnızca Fransa'da yaşayan Türk topluluğuyla sınırlı kalmaz. Bu tasarı ve benzerlerine en başta Fransız tarihçiler 'bilimsel bağımsızlık ve özgürlük' adına şiddetle karşı çıkıyor. Onların peşine takılacak pek çok düşünür ve yazar var. Dolayısıyla bu yasayı, geçse bile sağlam bir direnişle ilga etmek mümkün. Yeter ki gerekçelerimizi, doğru saptayıp, doğru kullanalım.

Örneğin Ermenileri, "bunlar böyledir..." diye aynı potada eritmek hatasına düşmeyelim. Çünkü Türkiye'de yaşayan ve bu toprakların bizler kadar, hatta bizden eski sahipleri Ermeni yurttaşlarımızın, Fransa'daki diasporayla uzaktan yakından ilgisi yok. Ve bu satırları okuduğunuz sırada, onların temsilcileri, yasa tasarısına karşı ve Türkiye'yi savunmak için Fransa'da!

Fransa ile Türkiye arasındaki bu tarihsel bilek güreşine dair yazılacak daha çok şey var. Devamı cumaya.