Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 2006

Battal boy mangal

Vatan · 23 Haziran 2006

Bugünkü yazımın konusu felsefi, mantığı kallavi, ilk tümcesi belliydi. "Doğru olan, mutlaka gerçek değildir sayın okurlar," diye başlayacak ve bendeniz ciddi ciddi, gazetemiz VATAN'ın yayımladığı seçim anketini yorumlayacaktım. Ama e-posta kutuma öyle bir "mangal haberi" düştü ki, dağıldım dostlar. Haberi okurken attığım kahkahanın sarsıntısından, üzerinde oturduğum inerli çıkarlı koltuk kilidinden kurtulup iki çıkrık aşağı düştü, dirseklerimi koyduğum masa çeneme dayandı. Yani sabah sabah Charlie Chaplin'i aratmayan bir sahne çevirdim, anket manket uçtu gitti, bu haberi sizinle paylaşmasam kurdeşen olurdum:

Türk yiğitleri, eskiden yoğurt yiyişlerinden belliydi. Ama Avrupa'da yoğurda önce Yunanlılar, sonra Bulgarlar musallat olup ölçüyü milli olmaktan çıkardılar. Bizimkiler, uluslararası "alameti farika" olarak dönere sarıldılar, ama maalesef dönerdeki özgünlüklerini de gerek Araplar, gerekse Yunanlılarla paylaşmak zorunda kaldılar. Keza lahmacun da "pizza" ve "pitta"ya akraba çıkınca, yoğurt, döner, lahmacun derken her alanda başarılı olmalarına karşın, özellikle uluslararası platformlarda Türk denince akla gelen "şahika", ne yazık ki arada bir göbek de atan Türk lokumuyla sınırlı kaldı. Yıllarca ıkındık sıkındık, "Turkish delight, belly dance" markasının tozunu alamadık.

Biz Türkler, tozunu attıramadığımızı yakarız!

Almanya'dan gelen haber, Türklere uluslararası yeni bir şöhret sunuyor ve yiğitlerimizin artık yoğurttu, lokumdu gibi yumuşak ölçeklerle değil, mangal yakışlarından belli olacağını muştuluyor.

Türkçe ve Almanca yayınlanan "Turkei -Kurier" dergisi, ne yazık ki bu güzel haberi, "Mangal Keyfi Kaçtı" diye vermiş: Berlin'deki Tiergarten parkında mangal yakmak, Dünya Kupası süresince yasaklanmış. Dergi, "Özellikle yabancı kökenlilerin hafta sonu uğrak yeri olan parkta mangal yakmak, güvenlik nedeniyle yasaklandı," diyor. Almanlara yabancı kökenlileri, bizim bir yerlerden gözümüz ısırır elbette. Ancak Tiergarten parkında mangal yakmanın Dünya Kupasını tehdit eder boyutlara ulaşmış olması, koltuklarımızı kabartır herhalde. Hele Berlin Belediye Başkanı Joachim Zeller'in, abartılı görünen "Parkta açıkta yakılan ateşler risk taşıyor," açıklaması, Türk mangalcılık ateşinin Türkiye'den Almanya'ya sıçradığı düşünülünce daha bir anlam kazanır.

Ancak haberin bir son paragrafı var ki işte beni bu bitirdi, sayın seyirciler: Tiergarten parkına konulan geçici mangal yasağına, aslında mangal değil, banyo küveti neden olmuş. Bir Berlinli, evindeki banyo küvetini parka taşımış, içine on beş kilo odun kömürü doldurup yakmış ve üstünde "mis" gibi kuzu çevirmiş. Dergi, "banyo küvetinde kuzu kebap" mucidi Berlinli'nin kökenini açıklamıyor, amma Turkei-Kurier adı ve banyo küvetinde kurban kesmediği zamanlar taze soğan, maydanoz yetiştiren dehâyı, bizim ellerden başka hangi mümbit topraklar yetiştirdi ki bugüne kadar?

Germen kökenli Almanlar, Dünya Kupasına kadar mangal keyfine dokunmadıkları Tiergarten parkında içinde kuzu çevrilen banyo küvetini görünce küçük dillerini yutmuş ama, doğrusu mangala evet deyip, küvete hayır demek için mantıklı bir gerekçe bulamamış, susmuşlar. Ne zaman ki banyo küvetinde kuzu çeviren bizim yiğit, ailecek yiyip doyduktan sonra küvetin içindeki külleri parktaki fundaların arkasına dökmüş, Berlin belediyesi için tehlike çanları o zaman çalmış!

İyi ki Türkiye'de çan man yok. Çünkü çana kömür basıp içinde kuzu çevirmek değil de, közü devirmeden yellemek biraz zor olabilirdi.