Magandalık sanatlar
Vatan · 23 Haziran 2006
Türkiye’de en şaşırtıcı değişim, kuşkusuz « magandalık »ta alınan yol ve performans artışı, aziz okurlarım. Örneğin magandalar, eskiden « alaylı » olurlardı, artık hem « okullu »lar, hem de « okul » yönetiyorlar. Kendisi de öğretmen bir okurum yazıyor :
« Sayın Mine Kırıkkanat,
İstanbul Avni Akyol Güzel Sanatlar Müzik Bölümü’nde okuyan bir kızım var. Böyle bir okul, bu koca kentteki tek devlet okulu. Kızım girebilmek için inanılmaz çalıştı, çünkü 24 öğrenci alacaklardı. Beş yıldır İstanbul Devlet Opera ve Senfoni Çocuk Korosu’nda eğitim alıyordu, La Boheme, Prens İgor, Hensel Gretel ve Carmen’de sahneye çıktı. Kendisine güveni tamdı, ne istediğini biliyordu, okula girmeyi başardı. Ancak Avni Akyol’a başladıktan sonra umutsuzluğa gömüldü. Çünkü güzel sanatlar ve müzik öğreten bu okulun müdürü Fatih Onur, çocuklarımıza « çalgıcılar, boyacılar » diye hitap ediyor. Eğitimini aldıkları sanatları aşağılıyor. Onlarca kez yapılan şikayetler hiç bir sonuç vermedi. İmam Hatipli kızlardan başka hiç bir projesi olmayanlar, bizim çocuklarımızın geleceğini çalıyorlar. Okulun dört öğretmeni sürüldü. Biz veliler, okul müdürü hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunduk ve milli eğitime şikayet ettik. İstanbul Milli Eğitim Müdürü Ömer Balibey, okul müdüründen bizden daha şikayetçi, ancak bir yaptırım uygulayamıyor, çünkü Fatih Onur, İç İşleri Bakanı Abdülkadir Aksu’nun koruması altında, hatta Aksu’ya kendisine karşı işlem yapmaması için telefonla Milli Eğitim Müdürünü arattırıyor !
Okulun öğretmenler kurulunda, « Bana kimse klasik müzik dinletemez, evime resim astıramaz ! » diyen böyle bir müdürle çalışan sanat öğretmenlerinin durumunu bir düşünün.
Bu okul, geçmişte üniversite sınavlarında yüzde 98 başarılar elde ederdi, başarı oranı giderek eriyor. Her yıl, son sınıfların geleneksel yıl sonu konseri olurdu. Bu yıl 8 Haziran’da yapılacakken, hem de davetiyeler satılmış olmasına rağmen bir gün kala, iptal edildi konser.
Ben 26 yıllık öğretmenim. Okulumda Çağdaş Yaşam Derneği’nin kızları var. Elimden ne geliyorsa yapıyorum. Sizin yazılarınızı okurken, kimi kez kendimi ağlar bulurum…Yazarlarla okurları arasında büyülü dostluklar vardır. Siz benim için öylesiniz. Ben de yalnız başıma büyüttüm çocuğumu. Ben de bir asker kızıyım. Babam benim için mücadele etmişti, şimdi ben onun göremediği torunu için mücadele ediyorum. O beni bir yerlerden izliyor, diyorum kendi kendime. Belki çok uzun yazdım, bağışlayın. »
Bugün bu sütunda ve sizin huzurunuzda, ben de Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’i er meydanı, « sorumluluk minderine» çağırıyorum : Sayın Çelik, eğer sizin anlayışınızda güzel sanatlar ve müzik eğitimi günahsa, Avni Akyol okulunu kapatın, o güzel çocuklara boşuna umut vermeyin, bu liseyi derhal bir tarikata pazarlayın, Kur’an kursuna, İHL’ne falan dönüştürsünler, siz de takiyye yapmaktan kurtulun ! Yok eğer, güzel sanatlar ve müzik eğitimi sizin zihniyetinizde ve bu ülkede
« hala » mübahsa, lütfen ve ivedilikle, bu okulun başına resim ve müzik düşmanı (acaba kim atamıştı ?) olmak hasletiyle atandığı anlaşılan müdürü, görevinden almak için gerekeni yapın.
İç İşleri Bakanı Sayın Abdülkadir Aksu’nun, böyle bir « okullu »ya arka çıktığı eğer gerçekse : Kendisine eğitim bakanı olmadığını, bakanı olduğu iç işlerinde zaten pek çok sorunun çözüm beklerken, bizim de kendisinden magandaları kollamak değil, yurt sathında yayılan magandalığa karşı uygarca bir güvenlik ortamı beklediğimizi hatırlatmak istiyorum. Her iki bakana da görmeyi diler, saygılar sunarım.
--------------------------------------------