Yok soykırım, var sigara !
Vatan · 10 Ekim 2006
Atatürk’ün ülkemizi çıkarmak istediği « muasır medeniyetler seviyesi » kaçıncı metredeydi, Fransa’da mı safra suları yükseldi, Türkiye’de mi alçaldı bilinmez, ama durum gösteriyor ki yurdumuz, hiç olmazsa Fransız demokrasisiyle eşitlendi, sayılır.
Türkiye’de « Ermeni soykırımı vardır, » denilemiyordu, eğer Fransız parlamentosu 12 Ekim perşembe günü bizdeki çağdaşlık düzeyini tutturabilirse, orada da « Ermeni soykırımı yoktur, » denilemeyecek.
Her iki ülkede de sözün değil, eylemin can acıtıp öldürdüğü unutulmuşa benziyor, bir « soykırım » lafı üzerine vardıydı, yoktuydu diye parlamentolar arası, dolayısıyla demokratik bir meydan savaşı veriliyor. Sonu belli : Eksi artıyı götürür, Türkiye’nin « vardır » yasağı Fransa’nın « yoktur » yasağıyla çakışınca, « Ermeni soykırımı »nın da defteri dürülür.
Bu yasa tasarısı ilk kez gündeme geldiğinde, herkesten önce yazmıştım (İhlal ve ilga, 16.05.2006): « Fransa’da Ermeni diasporası kadar büyük bir Türk topluluğu vardır. Birkaç yüz bin Ermeni oyunu kovalayan bu tasarı yasalaşırsa, birkaç yüz bin Türk de sokağa dökülür, yazarak, yürüyerek, bağırarak Ermeni soykırımını topluca inkar ve yasayı topluca ihlal edebilir… İşte o zaman, Fransa devleti çok ter döker ve yasa de facto kadük olur. Çünkü yüz binlerce kişi tutuklanamaz, Tutuklansa, yargılanamaz. Yargılansa, hapsedilemez, çünkü hapisaneler yetmez ! »
Böyle bir tek gösteriyle « kadük » olabilecek bir yasayı çıkarmaya çalışan parlamenterler, bence popülistten ziyade, aptal.
Ve boylarının ölçüsünü, 2007’deki seçimlerde alırlar.
Çünkü Fransa’da soykırım tanımını Türkiye’ye resmen kabul ettirmek için uğraşan Ermeniler arasında bile « inkar yasağı » yasasını yersiz ve gereksiz bulanlar çoğunlukta. İfade özgürlüğünün böylece kısıtlanmasıyla, tepki hakkının karşı tarafa geçtiğinin, üstelik Fransız tarihçileri karşılarına aldıklarının farkındalar.
Ermenisiyle Türküyle uğraşmayan, yok soykırımdı, yok boy dürümdü diye tutturmayan sade Fransız yurttaşı ise zaten burnundan soluyor, devletin deveye pireye müdahaleciliğinden bıktı artık. En çok da yılbaşından itibaren kamusal alana ve 2008 başında da kahve, bar ve restoranlara çakan « sigara yasağı yasası »na bozuluyor. Önümüzdeki aylarda tütün bayileri ve sigara tiryakileri dökülecek sokağa.
Fransa’daki Türklerin nasıl sigara içtikleri düşünülürse, derneklerimiz Fransız tütüncüler ve tiryakilerle birleşip « Yok soykırım, var sigara » sloganıyla meydanları milyonlarla doldurur, memleketi kökünden sallar, ikinci Büyük Fransız Devrimi’ni bile yaparlar, evelallah !
AHMET HAKAN’A TEŞEKKÜRLERİMLE
Geçen yıl Türkiye’de Ramazan davulundan daha çok vurulan « Halkımız eğleniyor » başlıklı yazımı « faşist cesareti » olarak kutlayan ve kişiliğime « yüzü kızarmaz, halk düşmanı » gibi ifadelerle saldıran Ahmet Hakan’a karşı açtığım manevi tazminat davasını, Beyoğlu Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 12.09.2006 tarihli kararıyla kazandım. Dost halkçı Ahmet Hakan, post-islamcı dönüşüm ve değişimini, alkol alımına kadar vardırdı mı, bilemem. Ancak bendeniz, kendisinden faiziyle alacağım 5 bin YTL ile herşeyden önce başarılı avukatlarım Suzan ve Başar Yaltı ile bir şampanya patlatacağım. Bu vesileyle, « Halkımız eğleniyor » yazısını beni « bitirmek » için kullanan ve « Bu yazı sizde yayınlanmazdı, di mi ? » diye baş vurdukları Batı medyalarının yazıdan haberdar olmasını sağlayarak bana uluslararası bir şöhret bahşeden tüm düşmanlarıma teşekkürü bir borç bilirim. Bu yazı, Washington Post’tan Le Figaro’ya ve İtalyan televizyonundan Alman basınına her yerde yayınlandığı gibi, bugün yazdıklarım da büyük ölçüde sayelerinde izlenip yayınlanmaktadır.
Ben minnetle dolmayayım da kime oh olsun ?
-----------------------------