Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 2006

Hayatın gerçek tadı

Vatan · 20 Ekim 2006

Ramazan bitiyor, bayrama çeyrek var. Hepinize şimdiden şeker gibi bir bayram diler, aşağıdaki satırları sizlere bayram armağanı sunmak isterim. Keşke bu “güzelleme”nin yazarını bilseydim, ama internette harika bir video eşliğinde isimsiz dolaşıyor, kimliğini bildirirse yarın yayınlamaktan zevk duyarım, çünkü Ömer Hayyam’a teğet geçen bir “bravo”yu hak ediyor:

“İçkiyi yasaklamaya çalışanlara...

İçki yasaklanabilir, mahzuru yok da, rakı asla.

Takunyalılar öyle zannedebilir amma, aslında içki değildir rakı.

Yurt sevgisidir örneğin.

İki tek attın mı, ‘ne olacak bu memleketin hali,’ demezsin aksi olsa.

Tıp bazen çaresizdir, o ilaçtır. Gurbete bile iyi gelir...

Kontürsüz muhabbettir.

Büst gibi oturan adamın bile çenesini açar, gülümsetir.

Botoks’tur bir nevi.

En kaknemi bile bir başka görünür gözüne.

Çirkin kadın yoktur, az rakı vardır. İçilir, güzelleşilir.

Herkesin gençlik hatası olabilir. Bira içersin.

Sonradan para kazanıp tenise başlayınca, şarap içmeyi matah zannedersin. Amerika’da TIR şoförlerinin içtiği viskinin dublesine, Etiler’de TIR parası ödersin. Ayrı.

Ama kürkçü dükkanıdır, rakı. Döner gelirsin.

Orhan Gencebay’dır.

Entel barlarda söylemeye utanırsın. Ama hepimiz biliriz ki, ezbere bilirsin...

Örgüttür. Ama bölücü değil, birleştirici.

Türk’ü de içer, Kürt’ü de, Laz’ı da... Sor bak, Ermeni’si de, Rum’u da, Yahudi’si de...

AB’cidir rakı.

Çünkü Rum öyle bir meze yapar ki, helali hoş olsun, Kıbrıs’ı veresin gelir.

Madem yasaklayacaksın Rakıyı... Neden balık avlarsın o zaman? Şerbetle mi yiyeceksin çipurayı, levreği? Ne anlamı var deniz börülcesinin, rokanın, radikanın, cibezin?

İnek miyiz biz? Şakşukayı şarkı mı zannediyorsun sen?

Yanlış şiir okuyorsun, hapse giriyorsun...

Oku bak ne diyor, dünya güzeli Orhan Veli:

Şiir yazıyorum.

Şiir verip eskiler alıyorum.

Eskiler verip musikiler alıyorum.

Bir de rakı şişesinde balık olsam...”

*****

Ahmet Hakan’a Teşekkürlerimle

Geçen yıl Türkiye’de Ramazan davulundan daha çok vurulan “Halkımız eğleniyor” başlıklı yazımı “faşist cesareti” olarak kutlayan ve kişiliğime “yüzü kızarmaz, halk düşmanı” gibi ifadelerle saldıran Ahmet Hakan’a karşı açtığım manevi tazminat davasını, Beyoğlu Asliye 2. Hukuk Mahkemesi’nin 12.09.2006 tarihli kararıyla kazandım. Dost halkçı Ahmet Hakan, post-İslamcı dönüşüm ve değişimini, alkol alımına kadar vardırdı mı, bilemem. Ancak bendeniz, kendisinden faiziyle alacağım 5 bin YTL ile her şeyden önce başarılı avukatlarım Suzan ve Başar Yaltı ile bir şampanya patlatacağım. Bu vesileyle, “Halkımız eğleniyor” yazısını beni “bitirmek” için kullanan ve “Bu yazı sizde yayınlanmazdı, di mi?” diye başvurdukları Batı medyalarının yazıdan haberdar olmasını sağlayarak bana uluslararası bir şöhret bahşeden tüm düşmanlarıma teşekkürü bir borç bilirim. Bu yazı, Washington Post’tan Le Figaro’ya ve İtalyan televizyonundan Alman basınına her yerde yayınlandığı gibi, bugün yazdıklarım da büyük ölçüde sayelerinde izlenip yayınlanmaktadır.

Ben minnetle dolmayayım da kime oh olsun?