Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 2006

Aydınlıkta kararmak

Vatan · 24 Ekim 2006

Bayramınız kutlu, elinizi öpen bol, şeker vereniniz çok olsun. Bu satırları da unutmayın, çünkü kurban bayramında ne niyetim bunca iyi olacak, ne de dileklerim böyle cömert.

Gazetemiz Vatan, dünkü sayısında bu şeker bayramının en anlamlı haberini İngiltere’den verdi. Ülkede artan peçeli kadın ve sakallı erkek İslamcı sayısından bunalan İngiliz akademisyenler, “Biz de Türkiye gibi laik olalım,” diye tutturmuş, iyi mi!

***

Gel de şu Allah’ın işine bakma.

Benim bildiğim, Türkiye’ye İngiltere’den intikal eden akademisyenler yıllardır başımızda boza pişirir, laikliğe karşı cansiparane saldırılarla İngiliz usulü sekülerlik isterken, kadın kafasına yasağı, “tesettür özgürlüğü” diye savunurlar.

Meğer onlar Türkiye’yi götürürken İngiltere’ye, İngiltere kırmış dümeni Türkiye’ye. Güvendikleri tesettür dağlarına önce Jack Straw yağdı, sonra “school” larında okuyup ibreti alem aldıkları bizatihi muhterem kendi hocaları. N’etcekler şimdi, bizim okusfordlu, kembriçli tesettürcüler?

Bırakın peçe meçe, türbanı ilk ve orta öğretim kurumlarında “herhangi bir dini işaret eden tüm alameti farika” yı yasaklayan Fransa, bu yasakla ilgili yasayı çıkardığında söylemiştik, bu iş burada bitmez, tüm Avrupa’ya yayılır, demiştik. Vallahi doğru çıktı. Hayırlara vesile bile diyemeyeceğim, çünkü her yandan kara haber akını var: Bir zamanlar Hayrünnisa Gül’ün de türbanına “el medet” aradığı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, kamusal alanda tesettüre karşı peş peşe kararlar veriyor, artık “tesettürlü fotoğrafımla kayıt yaptıramadım” davalarına bakmayı bile reddediyor. Hemen tüm Avrupa ülkelerinde, önce tesettürlü öğretmenlerle uğraşmaya başladılar. Sonra öğrencilerle. Şimdi sıra geldi sokakta peçeyle dolaşan kadınlara. İngiltere, Almanya ve İtalya’da yapılan “peçe çıkar” çağrılarına, sınırsız özgürlük ülkesi diye bilinen İsveç de eklendi. Ülkenin ilk Müslüman kadın bakanı Nymko Sabuni, dindaş hemcinslerine “Eşit haklara sahip bir İsveç vatandaşı olmak istiyorsanız, peçelerinizi çıkarın. Peçe kadın haklarına aykırıdır” demiş.

İsveç’e uyum sağladığı için tabii akıl edemiyor Nymko’cuk: Peçeli kadınlar özgürlük nedir, hiç tatmadılar ki bilsinler. Hak deyince Hak anlayıp, esareti Hak emri sanıyorlar.

Gidin Fatih’e, dolanın İsmailağa Camii çevresinde, sorun “Özgürlük ister misin?” diye simsiyah çarşafı, peçesi ve eldivenleriyle gündüz feneri gibi koşuşturan kadınlara. Ne kadar korktuklarını göreceksiniz. Çünkü özgürlük, “şeytan işi” diye öğretildi onlara.

***

Avrupa’da peçeye yoğunlaşan “ağır tesettür” karşıtı akım, henüz optimum noktasına ulaşmadı. Türbana verilen elin, peçeye kol kaptırdığını idrak edince, tesettüre karşı tutum daha da sertleşecek.

Bir gün gelecek, şimdilik demokrasi var diye içlerinden düşündüklerini, açık açık: “Niçin kadın erkek eşitliği ve demokratik özgürlükten yana bizler, İran, Suudi Arabistan gibi İslamcı ülkelere gittiğimizde onların kurallarına uymak zorunda kalıyoruz, kadınlarımız çarşafa sokuluyor da, onlar bizim ülkelerimize geldiğinde hangi mantıkla kurallarımıza uymayı reddediyorlar” diye soracaklar.

Üstelik haklı olacaklar. Çünkü özgürlükçü Avrupa ülkelerine, kaçak maçak ayıla bayıla gelip, o ülkeleri terk ettikleri yasakçı ülkelere dönüştürmek çabası, pek mantıklı bir yaklaşım değil.

Ama kendilerine böyle bir hesap sorulduğunda, ne yazık ki Avrupa’da demokratik hoşgörü yerini hoyratlığa bırakmış ve sorumluları da seçtiği Avrupalı yaşama uyum sağlamayı reddedenler olacak.