Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 2006

Siyasal bir ağaç masalı

Vatan · 28 Ekim 2006

Paris, yalnız kent dokusuyla değil, çevre düzenlemesiyle de dünyanın en güzel kentlerinden biridir. Yalnız ağaçlara bakmak, çiçek söküp çiçek dikmekle görevli bahçe mimarları, bahçıvan ve oduncularıyla yeşilin insan eliyle nakış gibi işlenip, sanat eserine dönüştüğü muhteşem bahçelerin, parkların sahibidir.

Paris’in kent sınırları içinde ayrıca bin ağaç vardır. Bu ağaç ve çiçek parklarının bakımıyla görevli personel sayısı 3 bin 800 olup Parklar ve Bahçeler Müdürlüğü’nün yıllık bütçesi 214 milyon Euro’dur.

Paris Belediyesi, 1996’da başkentin tüm ağaçlarının “kimlik” tespitini yapmış, 1998’de her ağaca elektronik bir künye takılmış, 2000’de bu künye verileri bilgisayara yüklenmeye başlanmış, 2002 yılında bitirilmiş, 2005 yılında her ağacı bilgisayar aracılığıyla denetleme testleri tamamlanmıştır.

Belediye, dokuz yıl süren bu projeye 380 milyon Euro harcamıştır. Bu özen ve bakımın gereği, Paris’te her yıl 1500 kadar ömrü dolmuş ağaç kesilir, yerlerine yenisi dikilir.

***

Ama bir ağaç var ki, Le Monde Gazetesi’ne tam sayfa olacak kadar önemseniyor, artık “Çınar” diye anılıyor ve herkes, siyasi bir tiyatronun baş aktörüne dönüşmüş o hangi çınardan söz edildiğini anlıyor.

Yüz yıldır Port Royal Caddesi N0: 93 adresinde ikamet eden Çınar, 3 metrelik çapıyla heybetli bir ağaç. Ancak koca gövdesinin üzerinde, bir şafak vakti boynu vurulacak ağaçların, kırmızı boyalı mahkûmiyet ilamını taşıyor. Ama meşum kırmızı işaret, taa 2004 yılında konuldu, idam kararı bizzat Paris Belediye Başkanı Bertrand Delanoe tarafından alındı ve yıl 2006, bir türlü uygulanamıyor. Çünkü Belediye Meclisi’nin koalisyon çoğunluğunu oluşturan yeşiller ve sosyalistler, iki yıldır “ağaç mı, araç mı” tartışmasında birbirini yiyor.

Belediye seçimlerinde, sosyalistler Paris halkına daha çok kamu taşımacılığı, yeşiller ise daha çok doğallık sözü verdi. İki parti koalisyona gidince, niyetlerini birleştirdiler. Gel gör ki bir çınar, bu Çınar’ın, 91 numaralı otobüslerin güzergâhında engel oluşturduğu anlaşıldı.

Bu arada Paris otobüs durakları da hangi otobüsün kaç dakika sonra geleceğini gösteren elektronik edevatla donanıyor...

91 numaralı hattın körüklü otobüsleri, ulu Çınar’ın köklerini saldığı keskin virajı alırken dengelerini yitirmemek için yavaşlıyor ve 4 ila 28 saniye arasında “değerli” bir zaman kaybına uğruyordu. Ağacın kesilmesi kararı, kamu taşımacılığı yararına böyle alındı.

Ama yeşiller, kamuya daha doğal bir Paris sözü verdiklerini unutmuyorlardı. Ağacın kesilmesine şiddetle karşı çıktılar. Oysa sosyalistler de kamuya taşıt sözü gereği, otobüs diye tutturdular. Otobüs müydü, ağaç mıydı derken, yeşilci Yves Contassot bir gün, artık her sabah önünde kesilmesin diye nöbet tuttuğu Çınar’ın dalları arasında bir güvercin yuvası keşfetti. Ağaç kurtulmuştu! Çünkü Paris’te ağaca yuva yapan güvercin türü koruma altına alınmıştı, “döllenme” döneminde bir güvercin yuvasına dokunmak yasaktı!

O gün bugündür, yavru güvercinler büyüyüp yuvadan uçtular. Ağacın kesilmesine engel kalmadı. Ama seçimler yaklaşıyor, Bertrand Delanoe “infaz” emrini verebilir mi, bilinmiyor. Mayakovski, “Bahçemde bir çiçek açtığında, bu siyasal bir olaydır,” demiş. Beklenip görülecek.

***

Ve İstanbul’da otopark mafyasının kaç ulu çınarı daha, iki araba fazla park etsin diye köklediği düşünülünce, ağlanası gelinecek, elbet. Hepimizin Cumhuriyet Bayramı kutlu olsun. Umarım bu yıl Cumhuriyet ağacımızı baltalardan ve kurtlardan daha etkin sakınırız.