Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 2006

Demek ki neymiş

Vatan · 31 Ekim 2006

Hepsinin üst dudağına bir badem bıyık, hepsinin suratına bir rahmet yapışık. Boyunlarını pahalı kravatlarının üstüne büküyor, ellerini göbeklerine kavuşturup, “Allah rızası için...” diyorlar.

Aynı İHL tornasında cilalanmışlar; hepsi imam, hepsi vaiz.

“Bismillah”la başlayan günleri, “Selamünaleyküm, Sadakallah” diye devam ediyor. Misvaklı ağızlarından, şerbetli sözler dökülüyor.

“Allah için...” diyorlar.

“Allah’ın izni...”

“Allah’ın inayeti...”

“Allah’ın icazeti...”

“Evelallah...”

“İnşallah...”

“Maşallah...”

Derken, faiz günahından asude yüz milyonlarca Euro toplanıyor. Hesap, misliyle döllenip geri dönecek sevap.

Sevap, oluyor size serap.

Bırakın döllenmişini, anası bile dönmüyor paranın.

İmamlar, vaizler pır. Badem bıyık, rahmet suratların “kısmet” dediği, “kısmet değilmiş” oluyor. Allah’ın izni yokmuş, Allah’ın işine akıl sır ermezmiş. Evelallah yerine, “Maazallah!” demek gerekirmiş, meğer.

***

Parasını cennetmekân seraplara kaptıran bir vatandaş, Almanyalı Hanefi Doğan’ın göğsüne astığı “protesto” tabelasında:

“Sayın Başbakan ve 550 vekilimiz, elinizi ayağınızı öpeyim Avrupa’da aç kaldık aç kaldık! Milli Görüş camii nitelikli dolandırıcılardan Kombassan Yimpaş endüstri Yeşil Bilim hortumculardan ne zaman hesap soracaksınız zehir zıkkım haram olsun,” yazıyor.

Bir diğeri, Hacı Türker’in tabelasında: “Katil Milli Görüş yeşil sermaye cami soyguncuları Yimpaş Kombassan Endüstri Allah belanızı versin,” yazılı.

Onlar da “Allah rızası”na kaptırdıkları paralarının intikamını, Allah’ın belasında arıyor.

Hesap sorulmasını istedikleri Başbakan ve milletvekillerine gelince: Gerek Avrupa, gerekse Türkiye’de herkes, ama medyalar dahil herkes...

Sayın Başbakan’ın, “camiler kışlamız, minareler süngümüz...” şiiriyle girdiği hapisten çıkar çıkmaz, soluğu Avustralya’da aldığını, Nakşibendi tarikatı şeyhi merhum Esat Çoşan’ın ellerine sarıldığını unutuyor.

Alman gazeteci Kalnoky, Yimpaş’ın 29 milyon Euro’sunun tam da o sıralar Avustralya’daki Nakşibendi tarikatının hesabına nakledildiğini ileri sürüyor.

Melbourne’da 29 milyon Euro kuzu kuzu yatıyor. Bizim Başbakan, Avustralya’da Nakşibendi şeyhi Esat Coşan’ın elini öpüyor, AKP’yi kuracak parayı buluyor. Hatta yeni kurulan AKP para dolup taşıyor, kesenin ağzı açılıyor ve iktidar olunuyor.

Zaten iktidarda bile Melbourne unutulmuyor. Daha geçenlerde tekrar tavaf edilmedi mi Avustralya?

Ne ulvi bir tesadüf değil mi?

Yolunan vatandaşlar ise Yimpaş’ın, Kombassan’ın hesabını sormak için bu Başbakan ve bu AKP’den medet umuyor...

Yimpaş’ın tahsildar ve kurye imamlarının milletvekili, bakan olmasına çok şaşırıyorlar. Savcıların takipsizliğine, Dursun Uyar’ın devlet katında dolanıp cenazelerde bakanlarla saf tutmasına bir anlam veremiyorlar.

***

Oysa verilecek bir anlam yok.

Alınacak bir anlam var.

Üstelik, o biçare vatandaşlar, alınacak anlamı bile kendi elleriyle geri verdi.

Avrupa’da önce yeşil sermayeye kaptırdıkları paralarla AKP’yi iktidara taşıdılar, ardından otobüslerle Türkiye’ye taşınıp, oylarını da paralarımızı geri verir umuduyla AKP’ye attılar!

Böylesine ne denir, vallahi bilmiyorum ama, bu işin içinde “Allah’a papucunu ters giydiren” birileri var ve kesinlikle şeytan değil! Çünkü hepsi namazında niyazında, hepsi imam...