Tuvalette bir şehvet
Vatan · 16 Aralık 2006
İtalya Parlamentosu Montecitorio Sarayı’nın tuvaletleri, 28 Ekim 2006 Cuma gününe ülkenin yasama organından paylarına düşen siyasal etkinliğine, olağan işleviyle başlamıştı.
Parlamenterler, genel kurul oturumunda “kabul” ya da “ret” ettikleri ihtiyaç fazlasını burada boşaltıyor ve sifon çekim dolum seslerinin eş güdümü, meclis tuvaletlerinin ülkenin yasama organına uyumlu katkısını vurguluyordu.
Ancak kadınlar tuvaletinden yükselen bir çığlık, bu nezih düzeni ansızın bozdu. Silvio Berlusconi’nin Forza İtalia partisi sözcüsü Elisabetta Gardini, önce “Aaaaay!” diye haykırdı, ardından “Burada ne işiniz var?” diye bağırdı mahrem bölgede burun buruna geldiği milletvekiline.
Söz konusu milletvekili, Elisabetta Gardini’nin pek de milletten kabul etmediği bir milletin vekili sayılırdı.
***
Rusça adıyla er kişiyi işaret eden, soyadı Türkçe “şehvet” anlamına gelen Vladimir Luxuria, zaten bu durumuyla, üyesi olduğu Komünist Yeniden Yapılanma Partisi PRC’nin şiarıyla pek uyuşan, yani “yeniden yapılanma” içinde bir milletvekili cinsiydi. Kendisini, nasıl hitap edeceğini bilemeyip kekeleyen parlamento yoldaşlarına “Signora Luxuria...” diye tanıtıyordu: “Bayan Şehvet!”
Şehvetli olmasına şehvetliydi de, şerbeti biraz karışıktı. Kadın gibi giyiniyordu, ancak takım taklavatı yerindeydi, ne fazlalıklarını kestirmiş, ne de eksiklerini ekletmişti. Başka bir deyişle Bayan Vladimir Şehvet, “transseksüel” değildi. Travesti sayılırdı, ancak böyle anılmayı da kendisi kabul etmiyor ve Türkçeye “dönüşür tür” diye çevirebileceğimiz “transgender” olarak tanımlıyordu cinsiyetini.
Oysa bu “dönüşür tür”, bizzat Vladimir tarafından açıklandığı gibi “Kişinin erkek ya da kadın cinsiyetine indirgenemeyeceği” allameliğine karşın, özellikle iki tercihli tuvalet seçiminde muallak kalıyordu.
***
İtalya Parlamentosu’nun kadınlar tuvaletinde yeniden yapılanan komünist partinin dönüşür türü Vladimir Luxuria ile karşılaşan “Gayret İtalya” partisinden dişi tür Elisabetta Gardini, “Siz bu tuvalete giremezsiniz, burası kadınlar tuvaletidir” diye azarladı meslektaşını.
Bayan Şehvet, henüz birkaç aylık milletvekiliydi ama “drag queen”lik tarihi eskiydi: “Ben yıllardır kadınlar tuvaletine girerim, ama hiç bu şiddette bir tepkiyle karşılaşmamıştım. Parlamentoda erkekler tuvaletine girsem, hem kendim rahatsız olurum, hem erkek milletvekilleri...” diye savundu kendisini.
Elisabetta Gardini ise kadınların tuvalet hakkını, hiç olmaza mecliste erkekle de muğlak bir cinsiyetle de paylaşmamaya kararlıydı. Hışımla çıktığı tuvaletten doğru meclis idaresine gitti, bir dilekçe yazarak, kadınlar tuvaletinin erkek türevlerine kullandırılmamasını resmen talep etti.
Parlamento işi gücü bıraktı, milletvekilleri ikiye bölündü, sağ ve merkez sağ ancak kadınlığı DNA testiyle kanıtlanmış kadınların girebileceği kadınlar tuvaleti konseptine siper oldu. İçerlek ve dışarlak sol ise tuvalette cinsiyet ayrımcılığının saçmalığını vurgulayarak, erkek olsa da kendisini kadın hisseden Bayan Şehvet’in arkasına dizildi. Tabii basın da kolları sıvayınca, duruma parlamento başkanlığı el atmak zorunda kaldı.
***
Bizim “heykeli dikilecek” adamın İtalyan türdeşi meclis başkanı Fausto Bertinotti’nin, ne şiş yansın ne kebap türünden: “Sanırım hiç olmazsa parlamentoda, kişilik haklarına saygı gösterilmeli ve böyle bir anlaşmazlığı çözmek için hoşgörü yetmeli” lafı polemiği dindiremedi.
Önce vekilleri, ardından milleti ikiye bölen ve ulusal bir tuvalet tartışmasına dönüşen sorun, sonunda muhalefet partisinin önerisiyle çözüldü: İtalyan parlamentosu Montecitorio Sarayı’ndaki kadın ve erkek tuvaletlerinin yanına, halen Bayan Şehvet gibi “dönüşür tür” milletvekilleri için üçüncü bir tuvalet yapılıyor. 800 bin Euro’ya mal olacağı söylenen tuvaletin üstüne ne yazılacağı, şimdilik meçhul. Belki de yalnızca bir işaret konur!