Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 2007

Söz sizde

Vatan · 2 Mart 2007

Çölde vahalar yaratan, toprağı dölleyen, uyuyan tohumu uyandıran bir yağmur gibi yağıyor mektuplarınız. Sözleriniz, ruhumu yıkıyor, öfke bulutlarımı dağıtıyor, güç veriyor, güneş açtırıyor yüreğimde Yağdırdığınız yağmur öylesine bereketli ki, birikiyor, taşıyor, nehir olup akıyor, cevap veremiyorum hiçbirinize, zaten karşılık beklemiyorsunuz... Ama cumartesileri, aranızdan çıkıp hepinizin duygularını dile getiren birkaç sözünüzü yayınlamaya karar verdim, selam diye, kelamınıza:

Sevgili Mine Hanım,

Sizi Vatan’da okuyor, Kanaltürk ve Fransız TV kanallarında izliyorum. Kanaltürk ve sizin üzerinizde baskı kurmak için, hem de acemice düzenlenen mali şantaja şiddetle karşıyız. Sizinle gurur duyuyoruz biz! Fransız televizyonlarında o kendini beğenmiş yabancıların arasında, sizin gibi akıllı, donanımlı, su gibi Fransızcasıyla ülkemi temsil eden kadını her görüşte gözlerim yaşarıyor ve Türkiye’de hakkınızda kurulan tezgâha bir kez daha isyan ediyorum. Mine Hanım, o yıllardır görmekten bıktığımız bıyıklı Türkler arasından sizin gibi bir hanımın sıyrılıp bileğinin hakkıyla uluslararası alanda geldiği yer, bence kutsaldır. Bizleri, yurt dışında sizin gibi temsil eden bir kişiyi, sahip çıkmak yerine yıldırmaya çalışıyorlar. Ancak Türk halkının sevgilisisiniz. Özellikle uğraş vererek sıyrıldığınız bu erkek ağırlıklı toplumda, gerçek cumhuriyet kadını sizsiniz. Ve bizler, sizinle hep gurur duyacağız. İyi ki varsınız, gözlerinizden öperim. Tanseli P.

Sayın Mine Hanım,

Sizi yıldıramayacaklarını hepimiz biliyoruz. Şimdiye kadar yazdıklarınızla siz bize nefes verdiniz, ufkumuzu açtınız, bugün nefes verdiğiniz herkes yanınızda. Aydınlık günlerimiz olacak ve bu aydınlık günleri beraber yazacağız. Kimilerinin başbakanının ve hükümetinin niceliği de, niteliği de belli oldu artık. Yerleştirdikleri kadroları temizlemek yıllar alacak, ama madem Atatürk bu cumhuriyeti bizlere emanet etti, her şeyin takipçisi olacak, biz de uğraşacak ve yılmayacağız! Seda K.

Sayın Mine Kırıkkanat,

2. Dünya Savaşı yıllarında göçmen vatandaşlarımız günü kurtarmak için amelelik, hamallık gibi işler yaparmış. Biri, almış baltayı omuzuna, “Odun keserim, kestiğim odunu dizerim!” diye bağırarak dolaşıyormuş. Aynı mahalleden, ancak Türkçesi yetersiz komşusu da kapıp baltasını, peşine düşmüş arkadaşının. Türkçe bilen oduncu, “Keserim, dizerim!” diye bağırdıkça, o da ses verirmiş ardından, “Ben daaaa...” Size destek veren okurlarınızın ardından, haykırıyorum: “Ben daaa...” Kaptan Alev T.

Annem, babam ve kız kardeşim...

Ben, eşim ve miniminnacık kızım.

Yanınızdayız.

Gün gelirse, avukatlığınızı yapmaktan onur duyarım.

En içten sevgilerimle.

Bengi E.

Ağzından bal gibi zehir akan, sevgili cesur kadın... Size inanıyor, güveniyor ve sizi çook seviyoruz. Varlığınız, ışığınız umut veriyor bizlere. Biliriz ki sizi korkutamaz; ne hesaplarınızı inceleyenler ne de yazılarınızı sindiremeyenler. Biz sizi, kalabalıklar içinde açık alnınızdan, ışıklı bakışlarınızdan tanırız. Gerisi kuru gürültüden ibarettir. Gamze İ.

Mine Hanım,

Bu ülkede yüreği sizinle atan, beyni sizinle çalışan o kadar çok insan var ki. Tahmininizden daha çok. Öyle olmasa, bu kadar sevilir miydiniz? Kemal B.

Sevgili Mine,

Vatan Gazetesi ve yazarlarını, Kanaltürk ve sizlere yönelik haksız baskılara karşı aldıkları tavır dolayısıyla kutluyorum. Galileo, “dünya dönüyor” dediğinde papazların ağır hücumuna uğradı, işkenceyle idam tehdidiyle, savunduğu gerçeği inkârı istendi, ev hapsine mahkûm edildi, hayatı karartıldı. Sizler, ülkemizin Galileo’larısınız. İtalya tarihindeki papazlar, çağımız Türkiye’sinde imam oldu. Ama bugün, Galileo’yu mahkûm eden papazlar kim, bilen yok. Oysa Galileo’yu herkes tanıyor ve savunduğu tüm doğruları yaşıyor. İlerde, bir grup imam da Kanaltürk’ü susturmaya çalışmıştı ama yiğit gazeteciler, Türk halkına deniz feneri oldu, diyecekler. Yanınızdayız... Tuncay Y.