Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 2007

Askerlik üstüne bir öneri

Vatan · 23 Mart 2007

İnsanların okumaya üşendiği bir zamanda, hem okur hem yazar binlerce yandaşı tarafından yüreklendirici kutlamalara gark edilen şanslı bir yazar olduğumu biliyorum. Çoğu zaman, hepinize bir kelimeyle bile teşekkür edecek zamanı bulamıyorum, anlayışla karşıladığınızı umarım: Çünkü ensemin inceliğine karşın her işimi kendim yapmak durumundayım. Beni bağışlayın. Biliyorsunuz, kimi cumartesileri bu sütun, hepimizin sayılır sorunlarınıza açık. İşte bugün söz, Kaan Eray isimli genç okurumda :

“Merhaba,

Ben iki yıl önce önlisans üniversite eğitimimi tamamladım ve çok zorlu, çok yıpratıcı bir arayış döneminden sonra, nihayet bir iş bulabildim, şu anda çalışıyorum. İşimden çok memnunum ve her şey yolunda, fakat askerlik hizmetimi henüz yapmadığım için, çalıştığım şirket askere gittiğimde işime kalıcı olarak son verilebileceğini belirtti. 26 yaşındayım ve yeni evliyim. Bu durumu yaşamaktan çok korkuyorum ve aynı dertten mustarip binlerce genç gibi ’bedelli askerlik’yasasının çıkmasını dört gözle bekliyorum.

İnanın işimi kaybetmek ve sonrasında yaşayabileceğim durumları düşünmekten kahroluyorum, rüyalarıma giriyor artık bu durum.

Sizden ricam, yaklaşan seçim döneminde bu konuyu yazılarınızda gündeme getirmeniz, gazetenizde yer almasını sağlamanız. Bedelli askerliğin haklı gerekçeleri, bu yasayı bekleyen binlerce kişiye sağlayacağı yaşamsal yararlar, bundan ülkenin hiçbir anlamda kaybı olmayacağı, aksine ciddi bir kazanç sağlayacağı gayet açık.

Doğru biçimde anlatıldığında ve gündeme getirildiğinde, politikacıların olumlu etkileneceğini düşünüyorum. Halkı temsil edenler, binlerce gencin bu haklı talebini gözardı etmemek zorundadır.

Onlarda bu farkındalığı ve empatiyi, ancak sizin gibi aydınlar yaratabilir. İlginize ve duyarlılığınıza şimdiden çok teşekkür ediyorum, inanın sizin gibi yazarlardan başka derdimizi anlatabileceğimiz kimse yok. İyi çalışmalar, saygılarımla.”

Konuyla ilgili makamların ve sizlerin, aklı başında, kültür düzeyi yüksek ve düzgün bir genç olduğu anlaşılan Kaan Eray’ın bu mektubunu okurken şöyle dediğini duyar gibiyim: “Ah delikanlı, niye askerliğini yapmadan işe girdin, evlendin? Askerlikten sonra yapsaydın bu işleri daha kolay olmaz mıydı, sonrası?” Ve bu tepkiniz, doğrudur, aziz okurlar. Ancak...

Gençlerin beklemeye vakti yoktur, heyecanlıdırlar, her şeyi hemen yaşamak, mutluluğu bir an önce kucaklamak isterler. Mantık ve hesap sonradan gelir ama gençlik bitmiştir. Biz erişkinler, onların çoşkulu heyecanlarına karşı anlayışlı ve ülkemizin geleceğini elinde tutan bu düzeyde gençlere yardımcı olmalıyız.

Avrupalı bir Türk olarak, benim bu mektupta verilen bilgilere ilk tepkim, ortada yasal bir haksızlık olduğudur: Niçin çalışma ve iş yasasında, istihdam edilmiş bir personelin, askerlik görevi dolayısıyla “işten atılmaması, atılamaması” üzerine bir düzenleme yok? Yurdumuzda askerlik zorunlu olduğuna göre, işsizliğin kol gezdiği bir zamanda, işe girmek başarısını gösteren ve bu yurdu omuzlarında taşıyacak gençleri, hiç olmazsa “zorunlu askerlik hizmeti” dolayısıyla işini kaybetmekten koruması gerekmez mi? Çoktan alınmalıydı böyle bir önlem, çoktan girmeliydi böyle bir madde iş kanununa.

Siyasilerden yana hiç umudum yok: Özellikle bu hükümet, halkın hiçbir gerçek sorununu çözmedi, çözmek için kurulmadı. İki hedefi var, Türkiye’de laikliği bitirmek, ne varsa babalar gibi satıp dinci kesime rant sağlamak, o kadar.

Öylesine yazıyorum işte, belki bir parlamenter, ya da bir kurum çıkar, “askerlik hizmeti sürecinde iş garantisi” sağlayan bir yasa maddesi önerir ve önerdiğini sağlar, sağlayacak güçtedir, diye.