Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 2007

Söz sizde

Vatan · 30 Mart 2007

Sayın Mine Kırıkkanat,yazdıklarınızı okuyunca insanın içi acıyor. Toplum ve birey olarak neden kendimizi aşamıyoruz diye. TV’yi dizi ve magazin, kitabı roman, çağdaş uygarlığı sadece otomobil ve elektronik alet kullanmak sanma yanlışlığından neden kurtulamıyoruz? Bilgiye ulaşmayı neden arzulamıyoruz? Bireyimizin eğitim, bilgi ve kültür düzeyi neden hâlâ tabanda?

Kendi toplumsal tarihini bilmeyenlerin, muhatapların tarih ve emellerini bilmesi ne mümkün? 21. Yüzyılda ülkeyi çıkardığı yasalarla yönlendirecek meclis üyeliği için ilkokul diplomasının yeterli olması bile çağdaşlıkla çelişkidir.

Doğuştan kendine intikal eden din ve inancı, sadece Arapça Kur’an dinlemek ve Emevi gelenekleriyle yaşamak sananların tarih biliminden nasip almaması normaldir. Papa’nın Hıristiyanlık tarihinin vahşet dolu sayfalarını gözardı etmesine verilecek tatminkâr cevap, onu kıyama durdurma aklı ve başarısı (!) değil, her zeminde Ségolâne Royal’in bilgi ve belagatli sözleri gibi tepki verebilmektir!

Asırlardır erkek çocuklarını kız çocuklarına üstün görerek yaşayan toplumumuzda, kadınların bu negatif ayrımcılığı kırmak için yapması gereken çok şey var. Çünkü nesilleri yetiştiren onlardır. Asıl üretici onlardır. Din ve gelenekler, savaş, tarla-hasat, aile geçimi vs. sebeplerle hep öncelik verilen erkeklerin saltanatı, artık okuyan, çalışan,üreten ve eğiten kadınlarca sarsılmalıdır.

70 yıldır insanını eğitemeyen, kavga ve kargaşadan beslenen, toplumu çağdaş uygarlığa taşıyamayan erkek siyasetçilerden fayda yoktur. Artık çağdaş eğitimli kadınlarımız, gelip geçmiş ve halen mevcut özürlü örneklerden yılmadan, bu ülkenin geleceğine sahip çıkmalıdır. Yeni nesillere, yeni bir terbiye ve sorumluluğu ancak onlar öğretebilir. Gelecekte Homo Erectus durumuna düşmemek için bu atılımı yapmak zorundayız. Ve bu yolda doğruları görmeye, VATAN’ı ve yazarlarını okumakla başlayabilirler.

Daima sağlık ve mutluluk dileğiyle saygılarımı sunarım.

Ufuk Özkaynak

“Mine Hanım selam,

Kaan Eray’ın mektubunu köşenizde aktardığınız için teşekkürler...

Ben de aynı şekilde Kaan Bey’e katılıyorum. Şu anda Türkiye’de bedelli askerlik şart.

Ancak başka bir noktaya dikkatinizi çekmek istiyorum: Biliyorsunuz, ülkemizde üniversite mezunları 6 ay kısa dönem askerlik yapıyor... Ancak benim gibi üniversiteyi bitiremeden ayrılanlar ise 15 ay yapmak zorunda. Yani üniversite mezunları için 6 ay süreli olan askerlik, yüksek eğitim diploması almayanlar için 15 ay...

Bence bu çok antidemokratik ve hukuk dışı bir uygulama...

Anayasa’nın eşitlik ilkesine de aykırı...

Eğer bu vatan hepimizin ise, o zaman askerlik süresi de herkes için eşit olmalı. En azından aradaki fark bu kadar olmamalı... Neredeyse üç katı!

Diyeceksiniz, mezun olanlar bunca emek vermiş, zamanını okumakla geçirmiş falan... Ama sonuçta onlar okuyup geleceklerini de bir şekilde garantiye alıyorlar. Ya okuyamayanlar?

Siz de iyi biliiyorsunuz bu memleketin asıl yükü okumayanların sırtında... Okumayanların bugün için de gelecek için de hiçbir hayat garantileri yok... En ağır işlerde ve çok ucuza çalışmak zorunda kalıyorlar.

Binlerce insan hâlâ sigortasız çalışıyor. Ve daha bir sürü sorun...

Bence bu konuyu bir şekilde gündeme getirmenizde fayda olacaktır...

Hani en azından şu şekilde dengelenebilir:

Üniversite mezunları için 9 ay, okumayan/bitiremeyenler için 12 ay askerlik.

Ne olur bu konuyu gündeme getirin.

Selam ve sevgiler.

Ali Özalplı)