Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 2007

Zuangzi diyor ki...

Vatan · 13 Nisan 2007

“Hırslarının saldırısına uğrayan kişi dengesizleşir. Çekinceleri eylemini felç eder, gökyüzüyle yeryüzü arasında tereddüde düşer. Olumlu ve olumsuz heyecanlarda gidip gelirken, sağlayacağı çıkarlarla uğrayacağı zararlar arasında kararsız kalır. İç çarpışması, ruh sükûnetini zedeler. Dolunay parlaklığındaki zekâ, tutkuların alevine direnemez, kontrolden çıkar ve Tao’yu, doğru yolu unutturur.”

“Ben, Tchouang Tseu, bir gün bir rüya gördüm. Çiçekten çiçeğe uçup konan, özsuyu emen ve insan olduğunu unutan bir kelebektim. Ansızın uyanıp kendime geldiğimde, ben olduğuma şaşırdım. O gün bugündür bilemiyorum artık.

Kelebek olmayı düşleyen bir adam mıyım, yoksa adam olmayı düşleyen bir kelebek mi...

Kelebekle benliğim arasında bir fark var ama: O farka kalıcı dönüşüm diyorlar.”

Tche Havzası’nın bir hırsız çırağı, ona (Zuangzi’ye) sordu:

\-Hırsızlık mesleğinde de Tao’nun doğru yolu var mıdır?

\- Elbette vardır, diye cevapladı Zuangzi.

Soygun mekânına giren ilk hırsız olmak, cesarettir. Soygun mekânından son kaçan hırsız olmak, kahramanlıktır. Soygun girişiminin başarı ve başarısızlık oranı, temkinle hesaplanır. Ganimet, adil paylaşılır.

Büyük bir soyguncu, işte bu beş haslete sahip olmalıdır.

***

“Olanı geleni kabullenmek gerekir.

Vasat olsa da halkın sesine kulak vermelidir.

İşini, denetlenmeden bile iyi yapmalıdır.

Yetersiz bile sayılsa yasama durmamalıdır.

Sıkıntı veren görevler bile tamamlanmalıdır.

Ötekini saymalı,

Yaratıkları sevmeli,

Gelenekleri etkisinde kalmadan uygulamalı,

Yüksek bir bilincin adil ölçüsüne ulaşılmalıdır.

Birliği değişime uydurmak işte budur, Tao’dur.”

***

Yukarıdaki sözler, İsa’dan 6 yüzyıl önce yaşayan Taoist filozof Tchouang Tseu’ye ait olup, Çin düşüncesinin günümüz dünya kültürüne bağışladığı en zengin miras sayılan Zhuangzi başlıklı eserinden alınmıştır.

Bugün Ankara’da, karanlık ile aydınlık yolların ayrımında, halkın sesi ülkenin kaderini çizecek. Her şey ile hiçbir şey arasındaki bir ihtimal arafındayız. Bu arafı Tchouang Tseu’dan daha iyi tarif edemezdim. Sözü ona bıraktım. Sizin düşüncelerinizi de dile getirdiğini umarım.