Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 2007

İşte at binicilerin cevabı

Vatan · 19 Nisan 2007

Üniversiteye girmeye hazırlanan lise öğrencilerinin, Hristiyan diye insanları domuz gibi bağlayıp koyun gibi kestiği bir ülkenin başbakanı, milyon insanın barış içinde toplanıp hiç bir taşkınlık yapmadan dağılırken sadece kendisi ve benzerlerini protesto etmesine elbette inanamaz. Yurttaş kimdir, uygar kime denir, çağdaş nedir hiç görüp bilemediğinden, Ankara mitingine katılanları « bindirilmiş kıt’alar » sanması normaldir. Laik cumhuriyete « dindar cumhurbaşkanı » ısmarlayan Meclis başkanı ise, tabii ki bizlere « çapulcu » der !

İşte aşağıdaki mektuplar, Sayın Erdoğan ve Sayın Arınç’a sayamayacakları kadar çok ve insanca saygın okurlarımın yüzlercesini temsil eden cevaplarıdır :

Bülent Arınç Bey 'Biz birkaç çapulcuya fırsat vermeyiz, çatapat gürültüsünden korkup kaçacak insan değiliz,' demiş.' Tandogan Meydanına toplanan 1 milyondan fazla yurtsevere mi çapulcu, çatapat gürültüsü diyor? Yuh olsun. ( Çok özür diliyorum. Ben bir Universite hocasiyim böyle konuşmazdım, ama bunlar beni küfürbaz yaptı!) Aynen kendisine iade ediyorum.

Bülent Beyler hayatlarini bu davaya koymuşlar(Ne davası? Şeriat mı?) Bu yolda herşeyi gögüslemeye hazırlarmış. Eh, biz de bu yola hayatımızı koyduk. Bu yol laik, demokratik Atatürkçü Türkiye yolu ! Biz çapulcular ve çatapat gürültüleri de bu yolda herşeyi gögüslemeye hazırız. Ya İstiklal, ya ölüm !

Hülya Arıkan

*

« Bindirilmiş kıtalar »daki süvarilerden biriyim. Tüm kalbimle at üstünde duramayanlara bindireceğimiz günü bekliyorum.

Naran M.

*

Uğur Mumcu’nun cenazesinde haykırırken içimdeki öfkeyi, gencecik bir Mülkiye öğrencisi, bir diplomat namzetiydim. Tandoğan mitinginde öfkemi haykırırken, iş güç sahibi biri. 14 yılda ülkemizi karanlıklardan çıkaramadık. Ama artık eskisi gibi olmayacağız. Bu kez o güzel Nisan gününün güneşli Ankara’sında haykıran milyonlar, ülkenin dört bir yanında evlerine bayraklarını asan on milyonlar uyandılar. Bu kez izin vermeyeceğiz yetim bırakılmaya. Her an, her yerde, her platformda bu ülkeye sahip çıkacağız, yorulmayacağız, durmayacağız.

Suat A.

*

Sabah kalktığımda büyük oğlum,yatağında yok,Samsundan gelen amcası ile kızılayda buluşup mitinge ve Ata’ya gitmiş. Kardeşim,halamın oğlu,kardeşimin üç arkadaşı otobüsle gelmişler hepsi üniversite mezunu iş güç sahibi insanlar. Ben de koşup katıldım. Ama kalabalıktan Maltepe tarafına ilerleyemedim. Dört buçuk saat Anıtkabir alanında kaldım. Aslanlı yolun bitiminde bir ara bir TV kameramanı sandalye üstüne çıkıp görüntü almaya çalıştı. Belli ki maraza çıksın istiyordu.Çünkü vatandaş "Satılmış medya" sloganı atıyordu, sonunda yüzü kızardı ve inip kayboldu kalabalıkta. Anıtkabir merdivenleri çok neşeliydi. Genç kızlar ,delikanlılar pırıl pırıl gözleri ateş gibi inançla malum sloganları atıyorlardı.Gençler yaşlılar cumhuriyete sahip çıktılar.Gözlerim doldu burnumun direği sızladı.Tarihe tanıklık ettiğim için çok mutluyım.

K. Paşalı

*

14 Nisanda Türk yurttaşları, bu kadar büyük bir katılımla gerçekleştirdikleri mitingdeki tutumları, davranışları ve olgunlukları ile Demokrasiyi anlama, özümseme ve uygulama anlamında, sadece Hükümetin, ya da siyasi partilerin değil, kendilerine demokrat, yönetim şekillerine de demokrasi dedikleri pek çok ülkenin de açık ara önünde olduğunu gösterdi diye düşünüyorum.

T. Yurtcu

*

Oh canımsınız sevgili Mine Hanım ! KARŞI MİTİNG olasılığı içimi daraltıyordu. Evet yapsınlar da bir kaç görüntü çekip BİZİM MİTİNG le yanyana koyalım. Aklınızı seviyorum. Yolunuz hep açık olsun.Sumru P.